7. taç çakrası - vücudun en tepe noktasında, kafatasının üstündedir. mor renktedir. pozitif enerji noktasıdır.
negatif nokta ile pozitif nokta arasındaki enerji akışı hayattır ve yoga yapan kişilerin amacı bu akışı negatiften, pozitife taşıyarak en üst derecede mutluluğa ulaşmaktır. herkesin başarabileceği bir durum değildir.
reiki 1 alınarak kolaylıkla açmak mümkündür çakraları. fakat daimi çalışma gerektirir. sadece çakraları temsil eden renkleri düşünmek yahut misal boğaz-iletişim çakrasını açmak için mavi gökyüzüne, denize bakmak bile iyi gelir.
vücudumuzda yedi adet olduğu söylenen enerji merkezleri. hatta bütün sağlık sorunlarımızın bu enerji merkezlerinin belli oranlarda az ya da fazla çalışmasından kaynaklandığı söyleniyor. Her birinin bağlı olduğu organlar var. Ya da her organ bunlardan birine bağlı demek daha doğru. Çakraları dengelemek ve açmak için pekçok nefes, imgeleme ve yoga egzersizleri olduğu biliniyor.
7 ana çakra ve buna baglı sayısız küçük çakra vardır.
her çakranın kendine özgü bir rengi, mantrası, ve onunla iyi çalışan yarı-değerli taşları vardır.
her çakra belli bir yetenek ve duygu ile ilgilidir. çakraların dengeli çalışmaması durumda hastalıkların oluştuguna inanılır.
çakra dönen bir enerji sarmalına benzetilir.
bir çakranın iyi çalışmaması kötü olabileceği gibi, fazla çalışmasınında tehlikeli olduğuna inanılır.
(bkz: tibetin gençlik pınarı)
(Sanskritçe kaynaklı bir kelime olup , Pali : chakka , Çince: 轮 , Tibetçe : khorlo) tekerlek ya da dönüş anlamına gelir. Hindu geleneklerine ve bazı inanç sistemlerine göre insanda bulunan enerji merkezlerinin girdap şeklinde dönen enerji alanlarından oluştuğuna inanıldığı için onlara bu isim verilmiştir.
Hint felsefesine göre , insanın kafasının tepesinde pozitif bir akım varken omurga kemiğinin alt boğumunda , kuyruksokumunda , negatif bir akım bulunur. Bu iki kutup arasında dolaşan elektrik gücü “ YAŞAM “ dır.
Bu çakra laflarını eskiden kötübilim sanırdım. Sonradan bilimle uyuştuğu yerlerden yola çıkarak akademik kaynak aramaya başladım bir ara tesadüf eseri sonradan yakınlaştığım birinin bu konudaki yeteneklerini ve hatıralarını öğrenince.
Şu şudur, bu budur demeyeceğim. Ayrıntılı bilgi vermeyeceğim çünküsü neden vereyim, vermicem vermicem zaa xd değil de böyle bilgiler insanın ağzına düşünce değerini anlayamıyor. Arayıp, bulmak lazım.
Deneyimlerimden bir kaç örnek vereceğim. Uygulamalar sonucu üniversitede son bir ayda tanıştığım insanların aşağı yukarı yarısı aradan bir kaç gün geçtikten sonra sen benim tanışmadan önceki gece rüyama girdin. Çok şaşırmıştım seni rüyadan sonraki gün karşımda görünce vs. dedi.
--alıntı başlangıcı--
"çakra (letaif) nedir,
rahmani yönden çakralar nasıl güçlendirilir?
çakra ya da rahmani literatürde 'letaif' insanoğlunun yaradılışına mahsus, onu besleyen, destekleyen özel noktalarıdır.
bunlar tıpkı bir cep telefonun şarj olmasını sağlayan bağlantı noktası gibidir.
çakra ile letaif arasındaki temel ifade farkı şudur: enerjiciler ve diğer şeytani literatür, insanı yaratan rabbini anmak yerine bunu deccal sistemi üzerinden iblisin istekleri doğrultusunda anlatmaktadır.
bu ifadenin islami /rahmani karşılığı ise 'letaif'tir.
bunu çakra olarak anlatanların da çoğu şeytanın ve ordusunun oyununa alet olduklarını bilmezler. şeytan her zamanki gibi gerçeği gizlemiş çarpıtarak ve süsleyerek sunmuştur. kendisine çektiği kulları tam olarak bu noktalar üzerinden musallat olarak etkilemektedir.
oysaki insanoğlunu en iyi besleyecek olan şey allahu teala'nın, vücuttaki 99 kapısına karşılık gelen esma-ül hüsna’sıdır.
esma-ül hüsna, rabbimizin hikmetleri ile insan vücuduna vitamin etkisi yapmaktadır. peki ihtiyaçlarımızı nasıl anlayacağız ve gidereceğiz?
insanın ruhunu ve bedenini coşturacak ve besleyecek olan allahu teala’nın 99 ismi olan esma-ül hüsna ‘dır
yani insanoğlu için 99 tane kapı vardır. her kapının hikmeti rabbimizin isimleridir ve bunlarda farklı farklı özellikler vardır.
tüm alemler, galaksiler dahil her şeyin yaratılması için rabbimizin 99 ismi ve özelliği yeterlidir ki çok daha fazla bilemediğimiz, düşünemediğimiz, idrak edemediğimiz kadar da rabbimizin ilmi, kapıları vardır.
ama bizim bilmemiz gereken 99'dur, bize yeten 99'dur.
letaif yani enerji geliş veya çıkış noktalarını çalıştırmak için ne olması gerekir? esma-ül hüsna. bunu nasıl anlarız; vücuttaki vitaminleri düşünün, vücutta hangi vitamin eksik, hangi vitamin fazla bilmiyoruz.
dolayısıyla eksik olanları almak bizim için en sağlıklısıdır.
diyelim ki sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz,
örneğin; terk edildik veya iftiraya uğradık ya da diyelim ki insanların anlayış ve sevgi göstermesi gereken durum varsa, rabbimizin isimlerinden buna karşılık gelenleri fazlalaştırmamız gerekir.
eğer bu vitamin yani bu esma-ül hüsna'nın yani rabbimizin bu etkisi üzerimizde fazlalaşırsa, bunu bir ışık gibi, nur gibi düşünün -ki nurdur-, etrafımıza yayıldığında karşımıza gelen kişi örneğin bize ters konuşacaksa bile o anda yumuşar.
mutlaka yaşamışsınızdır, bir yere gidildiğinde denir ki; "o anda karşımdaki kişi hiç sesini bile çıkartamadı, yani çok anlayışlı davrandı" gibi.
nedir; dua etmiştir, rabbimizden talep etmiştir, okumuştur. rabbimiz onun o özelliğini güçlendirmiştir.
onun için esma-ül hüsna'lar yani rabb'imizin bildiğimiz 99 ismi üzerinden tespitler yapılmalı.
bunun için de kendi ihtiyacımız, fazla veya eksik olanları tespit edip bu eksik olanların karşılığı olan esma-ül hüsna'ları tercih etmek gerekir. rabbimizin 99 isminin kapıları var ve bunun biz 30 tanesini kullanıyoruz, 30'uyla hayatımızı devam ettiriyoruz ama diğer 60 tane isminin özelliklerinden faydalanamıyoruz. bu kapalı olan kapıları açmak için mutlaka zikretmeliyiz, zikir çekmeliyiz. rabbimizi bolca anmalıyız.
rabbimizi zikrederken sayı tamamlamak yerine kalbimizin ihtiyacı olan kadarını sayı tutmadan ve samimiyetle yapmalı. ihtiyaç hasıl olduğunda kalp susar, sayı tamamlamak isterseniz dil devam eder."