yazdığı twitleri okuyunca yaptığı imla hataları hemen göze çarpıyor.
bu kadar çok okuyan bir adam nasıl bu kadar hata yapıyor anlamak mümkün değil.
son girdiği twit: Ölüm ruhda gerçekleşmiş ise madde de bahanesine bakar.
her yazdığı twitte yazım yanlışı var nerdeyse, hani bazı şeyleri görmezden gelebiliriz de bazen bu kadar da olmaz be üstad diyorum.
başlarda hesabın fake olduğundan şüphe etmiştim ama değilmiş, hesap ta kendisinin.
yine de seviyoruz kendisini.
çok şükür soldaki başlıklardan birine entry girebileceğim. ve büyük bir mtlulukla bu entryi yazaacam. bu kadar yeter. bu entriyi yazmakla bana bu mutluluğu bahşeden arkadaşa teşekürler. iyiki varsın zeki iyiki senin filmlerini izlediğimde dünyaya olan sevgim yeniden canlanıyor. doğayı börtü böceği insanları ve gencecik üniversiteli kızları yeniden sevebiliyorum.
takip edenler bilir, yalan dünya dizisinde, ilk bölümlerde, açılay karakteri sürekli cihangir cafe'lerinde zeki demirkubuz'u arıyordu. artık aramıyor. sebebi ise, zeki demirkubuz'un gülse birsel'den, senaryodan adının çıkartılması üzerine bulunduğu istek. gülse birsel bunun üzerine, "kendisini cihangir'de arayan, bekleyen çok fazla oyuncu var. bu duruma dikkat çekmek istedim. ilerleyen bölümlerde çıkaracaktım zaten" demiş..
biz zeki'yi tv'ye düşmemiş haliyle, kapılarıyla seviyoruz..
örnek beşiktaşlı,tribünde yer alan gerçek bir taraftardır.
'che ya da feyyaz' başlıklı bir yazısından;
uzun süre hareket edemeden, bir tek kelime söyleyemeden, aklıma gelen bin bir kötü düşünceyle bekledim. ve sonunda kendimi toparlayıp usulca "cemil" diyebildim. cemil bir ölünün canlanışı gibi yavaşça kıpırdadı ve daldığı yerden sıyrılıp sessizlikte fısıldadı.
"efendim abi " rahatladım. "napıyorsun sen, uyumuyor musun?"
"yok abi..."
"oğlum noldu, korkutma beni, sabahın bu vaktinde ne düşünüyorsun?" cemil biraz bekledi ve seslendi "abi, feyyaz napıyordur şimdi?"
beşiktaşlılık kimliğiyle ilgili de şunları söylemiş;
bugün baktığım zaman inanın beşiktaş dışında bir sürü şey artık bana ülkede boş gelmeye başladı. çünkü insan biraz da böyle. insanın yüksek bulduğu, değer verdiği, akıldışı bile olsa bir şeyler olmalı. öbür türlü hayatı yaşarken zorlanmaya başlıyoruz. o yüzden bunu korumak adına, bunu bir yazıya dökerken beşiktaşlı kimliğini ön plana çıkarmamaya da özellikle dikkat ediyorum. duygusuyla istediği kadar bilinsin, bir taraftar gibi istediğim kadar algılanayım hatta holigan olarak bile algılanmaya hazırım ama "beşiktaşlı adam" diye, hani piyasada bir sürü böyle beşiktaşlı, ortalıkta beşiktaş üzerinden prim yapmaya çalışan adam var ya, onlar gibi olmamak için de özen gösteriyorum.
itusozluk'te şöyle yazmışlar: "zeki demirkubuz ekşi sözlük zirvesinde 'yeraltı' filminin nbc'nin son filmlerine benzediği söylenince 'üç maymun' ve 'bir zamanlar anadolu'da' filmlerini izlemediğini söylemiş.. o halde, kimse seyretmediği bir filmle ilgili bir iddiada bulunamayacağına göre, demirkubuz'un üç maymun'un hikayesinin kendisinden esinlenildiğini iddia ettiği dedikodusu da tamamen geçersiz hale geliyor.. http://bit.ly/JGLh7V "
E doğru söze ne denir. Hattızatında psikolojiden azıcık anlayan biri için demirkubuz, nbc'yi kıskanmaktan perişan olduğu her halinden belli olan bir vatandaş. ipini koparmış gibi her çağırana gidip kanal kanal dolaşmaya başladı neyi kanıtlamaya çalışıyorsa. nbc'yi dolaylı zannettiği ama ordan burdan açık veren çeşitli göndermelerle aşağılamaya çalışırken, esasında kendisini alçalttığının, hatta sinemasının da nbc'nin kötü bir taklidi olup gittiğinin farkında bile değil. Ekşi sözlük zirvesinde Üç Maymun ve Anadolu'yu seyretmediğini söylemiş. E be kardeşim. O zaman seyretmediğin bir film hakkında ne diye benim hikayem diye dedikodu çıkarıyorsun. Neyse şimdi şeyyapmayalım da. Belki de dedikodu çıkaran o değildir.
kafası dostoyevski'den başka hiçbir şeye basmayan kişi. katıldığı her programda, her söyleşide alakasız biçimde dostoyevski'den bahseder. sorulan her soruya verdiği cevap: ''bakın dostoyevski'nin şu kitabında şöyle bir cümle var''
kısa yoldan köşeyi dönmüş bir adamdır. o yüzden artık sosyalizmden ya da yoksulluktan bahsetmez. cihangir'de kahvesinde oturur, rahat içinde yaşamını sürdürür.
kafası dostoyevski'den başka hiçbir şeye basmayan kişi. katıldığı her programda, her söyleşide alakasız biçimde dostoyevski'den bahseder. sorulan her soruya verdiği cevap: ''bakın dostoyevski'nin şu kitabında şöyle bir cümle var''
(burbs, 04.05.2012 17:22)
demiş kardeş. külliyen katılıyorum. yeraltı fragmanında bile 3 kez dostoyevski lafı geçiyor. iyi de kardeşim sen ne diyorsun. alıntılarla iş yapmayı bırak, ne diyeceksen onu de. öyle sağda solda "nuri bilge'ye bu hikayeyi ben anlattım" mavralarını bırak. hem herkesin önünde 3 maymunu izlemedim diyorsun ,hem herkesin ağzında senden yayılan dedikodu. insan izlemediği bir film hakkında nasıl yorum yapar. delikanlı olmak lazım...
Masumiyetteki bekir karakterini yaratan adam. Bekir kimine gore godos, kimine gore adamin dibi.
Karilarin adami ne hale soktugunu anlatan en iyi yonetmen.
geçtiğimiz cumartesi ankara büyülü fener sinemasında yeraltı filmi söyleşisinde yine kendine hayran bıraktı. 3. kez bir zeki demirkubuz söyleşisine katıldım, daha önce kendisi ile bire bir sohbet etme şansı da yakalamıştım. film yapmasa da hep söyleşi yapsa bile sevdirir kendini. yönetmen gibi değil de seyirci gibi kendi filmini anlamaya çalışma çabası muhteşem gerçekten. 2 yeni film projesi cebinde hazır bekliyormuş, merakla beklemeye başladım bile.
--spoiler--
Geçmiş 10-15 yıllık dönemde oyuncu transferleri, şampiyonluklar derken geçmişimizi ihmal ettik. Böyle zor zamanda ise kahramanımızı hatırladık. Şeref Bey, rakiplerimizin bile hakemliğe çağırdığı, 39 yaşında gencecik, hasta olduğunu kimseye söylemeden son günlerini Beşiktaş için feda eden birisi. Buradan bir hisse çıkarmamız lazım. Bundan sonra geçmişte yaptığımız gibi değil, Şeref Beyin Beşiktaşına yakışır biçimde davranmamız gerekir. Başarı peşinde koşan bir taraftar değiliz. Bu feda duygusunu yeni nesle gerçekten anlatabilmemiz gerekiyor. Bunun herhangi bir şey olmadığını hissettirmemiz gerekiyor. Eğer bunu yapmazsak bu basit bir hamaset olarak kalır. Yarın başarılar geldiği zaman yine eski günlerimize döneriz ve her şey unutulur gider.
--spoiler--
açıklaması ile bir kez daha alnından öpülesi bir insan olduğunu göstermiştir.