Gestaltçıların algı yasalarından birisi. Bitirilmemiş işlerin insanın üzerinde kaygı yaratması durumunda insanın yarım kalan durumu tamamlamaya çalışması olarak nitelendirebiliriz.
Tek başına teoriden başka bir sey degildir. Lakin boş sandalyeyle yarım kalan olaylar tanımlanırsa etkili bir psikolojik teknik halini alıyor. Teknik uygulama esnasında katarsis yaşanırsa -ki bu bir kıstas değil sadece benim düşüncem- sorunun çözülmesi için aşama kat edildiğini somut bir şekilde ortaya koyar.
Şu an aşırı derecede düşünmekten hiçbir şey yapamıyor olmamın nedenidir. Tamamlanmamış şeyler insanın zihnini fazlasıyla meşgul eder.
Mesela şu ara sevgilimle aramda bir sorun var. Fakat onun yoğunluğu yüzünden konuşamıyoruz. Bunun sonucunda ya ilişkimiz düzelecek ya da ayrılacağız. fakat şu an sonuca bağlanmamış bir mevzu var. Dolayısıyla kafam bununla meşgul ve hiçbir şey yapamıyorum. Oysa kötü de olsa bir sonuca bağlansa bir süre üzülüp hayatıma devam edeceğim.
Özellikle Tamamlanmayan vedalarda yarım kalmışlık hissi ile zihnin sıkça geçmişi hatırlayarak yorulması durumu.
Sağlıklı bir vedada; teşekkür, af, özür ve/ya iyi dilek bulunur. Olmadığında o varmış gibi içini dökmek, ona veda mektubu yazmak ve ona ait sakladığınız nesneyi uzaklaştırmak/ yok etmek gibi yöntemler kullanılabilir. Veda ederken; kendinize elinizden geleni yaptığınızı söyleyebilir, sonucun değişmeyeceğini kabullenebilir, yeni bir hayata başlamak için adım atabilirsiniz.
Yarım bırakılan veya ertelenen işlerin sürekli olarak kaygı yaratması ve aklın bir köşesinde takılı kalması durumu.
Her işini planlı programlı bir şekilde zamanında halleden bir insan olmayı çok isterdim. Maalesef başaramıyorum ve erteleme yolunu seçiyorum. O gün yetişmesi gereken bir iş varsa bir şekilde hallediyorum ama bu defa da yetişme stresi yaşıyorum.