bu yüksek traj'ını beleşe dağıtılmasından dolayı kazanan gazetedir. 8 katlı bir apartmanda oturuyorum, her sabah illaki 10 tane zaman gazetesi apartmanın girişinde bulunur, ilginç olan ise sabah dağıtılan bu gazelerin en az 8 tanesinin akşam saatlerindede ilk dağıtıldığı yerde durmasıdır. parayla alan olmadığından beleşemi dağıtıyorlar nedir.
"Medyanın vazgeçilmez polemiklerinden biridir:
Zaman Gazetesi kaç bin satıyor?
Zaman yöneticilerine sorarsanız 1 milyona yaklaştılar.
internet siteleri de her fırsatta Zaman gazetesini en çok satanlar listesinde birinci sıraya koyarlar.
Peki gerçekte Zaman ne kadar satıyor?
Yay-Sat'ın Mayıs ayı son haftası satış rakamlarına göre Zaman gazetesinin bayii satışı tam tamına 20 bin 716 idi.
Bilindiği gibi daha önce Zaman 25 bin dolayında bir satış grafiğine sahipti.
Demek ki okuyucularının beşte birini kaybetmişlerdi.
Yani büyük bir düşüş içindeydiler.
Diğer yanda...
Zaman gazetesi abone rakamları çok yüksekti.
Gazetenin verdiği rakama göre 853 bin 707 abonesi vardı.
Ancak...
Aslında herkesin bildiği bir gerçek var.
Çünkü herkes çevresinde bunu görüyor. Zaman gazetesi rastgele iş ve evlerin kapısına konuluyor.
Yani abone rakamı denen sayı bedava dağıtılan gazeteydi.
Bitmedi.
Bu kez akla şu soru geliyor:
Zaman niye milyonlarca dolarını sokağa atıyor?
Bunun bir tek yanıtı var: Cemaati güçlü göstermek için...
Fakat hesap edemedikleri bir gerçek var:
Aslında abone sayısı değil bayii satışı cemaatin gücünü ortaya çıkarıyordu.
Çünkü cemaat bayii satışının çok olması için müritlerine Zaman'ı gazete büfelerinden, bakkaldan, süpermarketlerden vs. almayı şart koşuyor.
Ve bu kadar çabaya rağmen bayii satışı rakamı: 20 bin 716.
Ya da mürit sayısı mı demeliyiz..." *
gazete bayiine gidip, parasını verip, satın alan insan sayısı 20 bin iken, türkiye'nin en çok satan gazetesi olduğu iddia edilir. denemesi bedava, bir gün çıkın ve sokaklarda sahipsiz saman gazetesi arayın, akşama en az 250 tane bulmuş olursunuz. her yere atılır, sayı da 800bin'e çıkar.
sonra "ben 800bin satıyorum, ona göre benim reklamım pahalı" der. kimse yer mi? yer..
her sabah abone olmadığım halde evimin giriş kapısına bırakılan bedava gazete. hiç bir bakkalda veya markette satılırkende göremezsiniz. fiyat yazan bölümü prosedür gereği konulmuştur efendim.
çağdaşlık ve demokrasiden dem vuranların kapatılmasını istediği gazetededir. ne ilginç dimi sözlük çağdaş ve demokrat(!) bir insan olmak. hadi senle demokrasinin olmazsa olmazlarını tekrarlayalım belki zihni henüz yontulmamış odun olmaktan öteye gidememiş beyinlere faydalı olur.bak benim bir tane aklıma geldi öz-gür-lük * hadi şimdi sıra sende.
bugün bu gazetenin yazarlarına bi haller olmuş. darbe dönemlerinin bittiğini ve bundan sonra hükümeti eleştirmeye başlayabileceklerini söylemeye başladılar bir anda.
bugün yazanlar içinde daha var mıydı bilmiyorum. fırsatları değerlendirerek yorum-analiz sayfalarındaki bu yazıları okudum ve çok şaşırdım. sahiden insan işkilleniyor ve soruyor; ne oluyor lan?
Bana Zamandan söz ediyorlar
Gelip size zamandan söz ederler
Yaraları nasıl sardığından,ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
Hepsini bilirsiniz zaten,bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.Dahası onlarda bilirler.
Ama yinede güç verir bazı sözler,sözcükler,öyle düşünürler.
Bittiğine kendini inandırmak,ayrılığın gerçekliğine katlanmak,sırtınızdaki hançeri çıkartmak,
yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak kolay değildir elbet.Kolay değildir
bunlarla baş etmek,uğruna içinizi öldürmek.Zaman alır.
Zaman
Alır sizden bunların yükünü
O boşluk dolar elbet,yaralar kabuk bağlar,sızılar diner,acılar dibe çöker.
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden farkedilir.Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
O boşluk doldu sanırsınız
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.
Gün gelir birgün
başka bir mevsim,başka bir takvim,başka bir ilişkide
o eski ağrı
ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.Yoksa gerçekten
Bitmişsinizdir..
kaliteli ve yağmur geçirmeyen kağıda sahip olan gazete. bazan sabah işe giderken eğer hava yağmurluysa ve şemsiyem de yoksa bizim apartmanın girişine 5-10 tane fırlatılmış gazetelerden birini alır, şapka yapar ve kafama geçiririm. öylesine kalitelidir ki kağıdı yarım saat sağanak yağmurda gez bir tek damla geçirmez. (bkz: water resistant) o yüzden pek severim ben bu gazeteyi. bazan şapkanın iç siperlik tarafına ekrem dumanlı hocanın köşesi ve fotoğrafı denk gelir. gözlerimi yukarı kaldırdığımda onun sitemkar ve mahsun bakışlarını görürüm. biraz pişmanlık kaplar içimi. bir subhaneke okur çıkarım işin içinden.
edit: şakirt bir arkadaşımın konuyla ilgili düşüncelerini yansıtmayı bir borç bilirim.
--spoiler--
ya farkında mısın; islam dünyasında çığır açtı bu fıkıh çözümlemesi. bu kadar yüce bir içtihadın tezahürü, ancak bu kadar olur yani abi. gündem değişti, al jazeera yayını kesmiş bunu yayınlıyor sabahtan beri.
kesinlikle postadan iyi olan gazetedir. hangi cemaatten oldukları çokta umurumda değildir açıkçası. içerik olarak gazete formatına uygun bütün gazeteler okunmaya değerdir. fakat bir gazetenin manşeti ''x güzelinden müthiş frikik'' şeklinde oluyorsa, işte bu gazete okunmayı değil kese kağıdı bile olmayı hak etmiyordur.