kendi ellerinizle, bilerek ve son derece keyif alarak, kendi canınızı yaka yaka savurup savurup tükettiğinizdir. zamanı alıp götürür seneler, seneler ve daha seneler. zaman içinde acı veren her şey, her kiş, her olay unutulmaya yüz tutsa da, yine adiliğini gösterir zaman. unutturmaz, unutulursunuz. zaman işte, değerini bilmeyene zaman farklı işler. bilmezler değerini, savur gitsin...*
anadolu üniversitesi iletişim bilimleri fakültesi kantin partisi'ni sanki dünya başımıza yıkılmış gibi haber yapan gazetedir. yok efendim içki içiliyormuş, taşkınlık çıkıyormuş filan... evet yıllar, yıllardır geleneksel kantin partimiz yapılır; bira içilir ve fakat taşkınlık çıktığını henüz görmedim. güya fakülteden ismini vermek istemeyen bir grup öğrenci de durumdan rahatsızlığını bildirmiş. yalan yahu. kim, neden rahatsız olsun? parti akşam, gelmek zorunlu değil. * efendim parti rektörlükten izinlidir, gayet nezih bir biçimde gerçekleşmiş, hiçbir sorun çıkmamıştır ve iletişim ruhunun geleneklerinden biridir. haberi yapan arkadaşı geleneksel tandır gecemize de bekleriz diyeceğim ama o kampüste olmayacağı için haber değeri olmaz sanırım. tövbe tövbe...
wikileaks'in yayınladığı belgelerden sonra "işte abd akp'den korkuyor", "işte onurlu dış politika", "işte türk'ün gücü", "işte yeni osmanlı" gibi yalandan başlıklar atıp daha sonra "Wikileaks'e ne kadar güvenilir?" başlıklı köşe yazısı yayınlayarak kendi kendini yalanlayan gazetedir. http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1058652
ülkemizde gazeteler iki türlü kullanılır önce okunur sonra bir sürü yerde kullanılır cam silmeden piknikte sofra bezi olarak kullanılmaya kadar.
zaman gazetesinin diğer tüm gazetelerden farkı ise hiç okunmadan direk bu işler için kullanılması. helal olsun ülkemize zamanı değerlendirmeyi biliyor.
içeriğinde nadiren okunabilecek birkaç satırın bulunduğu gerçeğini inkar edemeyiz. işlerine gelmeyen haberleri yapmayan, genelde beğendikleri haberleri bir hafta boyunca tekrar tekrar yayınlayan ve bu şekilde hitabettikleri toplumun algılarını türkiye ve dünya gerçeklerine kapatan yayın grubunun çıkardığı günlük düzenli yayındır.
elif şafak gibi bir yazarı habertürk'e kaptırarak hata yapmış gazetedir. bana kalırsa siyasetle ilgili olan yorum sayfaları biraz daha okumaya özendirici şekilde tasarlansa o kapısının altına bıraktığı insanlar da okur.
bunun haricinde spor sayfası çok yetersiz. 3. sayfa haberi yok, magazin yok. böyle gazete mi olur?
cumhuriyet, sözcü ve türevlerini okuyup orgazm olan, aşka-cezbe-vecde gelen bünyelerin hep aynı tip laflarla saldırdığı gazete. eleştiriler, saldırılar fabrikadan çıkmış sanki; hepsi tek tip. neymiş efendim kapı öne bırakılıyormuş. hollandada gazetelerin yüzde 97'si, japonyada yüzde 94,2'si, isviçrede yüzde 90'ı, korede yüzde 84,5'i, finlandiyada yüzde 88'i, , isveçte yüzde 75'i, abd'de yüzde 75'i "kapı önüne" bırakılıyor. sizin "kapı önüne bırakmak" dediğiniz şeye gazetecilik ilmi "abonelik sistemi" diyor. ve dünyanın gelişmiş ülkelerinde bu sistem uygulanıyor. abonelik sistemi şaibeliyse vay haline japonya'nın, amerika'nın... adamlar neredeyse tüm gazeteleri abonelik yoluyla satıyorlar. ama çağı bir adım geriden takip etme hevesindeki kemalistler, dünyanın kabullendiği bu sistemi bir türlü kabullenemiyor. zaman gazetesi'nin tiraj başarısını bir türlü sindiremeyen, çamura yatan, çamur atan kemalistler; emin olun sorun zaman'da yahut abonelik sisteminde değil sorun sizde.
zaman gazetesi tarafsız değil ancak objektif habercilik yapıyor. yani gazeteciliğe birileri gibi ** ihanet etmiyor. mefhumları tam anlamıyla bilmeyen, mefhumlar içinde boğulmuş organizmalar bundan mütevellit zaman'ı doğru algılayıp yorumlayamazlar. kıstasları gazetecilik ölçütleri değil ideolojik saplantıları olan kemalist nevrotikler kıçlarından uydurdukları kıstaslar yoluyla zaman'ı değersizleştirmeye çalışsalar da evrensel ölçütler zaman'ı hakettiği konuma çıkarmaktadır.
ne bobilerdeki esprikler, gülmeceler ne de varlıkları başlı başına mizah olan mizah dergilerinin iğneleyici kapakları -gerçek bir gazete okuru, objektif bir iletişimci için- değer taşır. malum siyasi partinin arka bahçesi olmuş gazetecilik cemiyetleri, akletmeyip küfreden başkana sahip olan basın konseyleri, gazete değil propaganda metni okuma arzusundaki cenahlar zaman gazetesi'nin türk basın tarihindeki önemini elbette kavrayamaz.
ancak en az 850 bin türk vatandaşı bu gazetenin değerini anlamış durumda. zahiri gerçekleri hakikatmiş gibi sunma, hakikati zahiriymiş gibi gösterme telaşındakilere selam olsun...
ben ne kadarsam zaman o kadar. zaman ne kadarsa ben de o kadarım. henüz yaşanmamış olan zaman ya umuttur ya korkudur. geçmiş zaman ise ya pişmanlıktır ya huzur. yani şu an sen her neysen ve ilerde ne olmak için çalışıyorsan, zaman ona göre bir tanım yaratır.
zaman en zor tanımlanacak olandır ve herşeyin kapsayanıdır. hiçbir zaman boş küme değildir ama.
bu gazeteyle beraber saman tv* türkiye'nin gelmiş geçmiş en itici en kaypak yayın organları.
vakit, akit adı her ay değişen gazete bile bunlardan daha samimi.