belli bir tiraja kadar tarafsız olmuş, zirveye yerleşincede taraf olmuş basın yayın organı. gene de cumhuriyet gibi belden aşağı vurmaz ama. ince görür.
olmayan gazetedir. kapınıza bırakılan zamandan bahsediyorsanız eğer o belli bir düşünceyi yaymak amacı ile bedava dağıtıldığına göre gazete değil reklam broşürüdür.
o kadar protesto edilmesine rağmen. çektikleri reklamlarla güzel bir çizgi yakalamıştır. ayrıca halen bazın dünyasında liberal islama ( onların deymiyle ) en yakın gazetedir.
sponsorumdur.
apartmana kimse söylemediği halde düzenli olarak gelen, suratına bile bakmadan temizlik vb lüzumsuz işlerde kullandığım kağıt parçasıdır.
kağıt ihtiyacım için şahsıma sponsor olan bu gazeteyi kutluyorum.
dükkanda kahvaltı ederken çokça lazım olan, bu nedenle her sabah balya balya aldırdığım fantastik gazete. üzerinde domates, peynir, zeytin yiyoruz arkadaşlarla.
kıyamet alametlerinden biridir.
"1 yıl 1 ay gibi, 1 ay 1 hafta gibi, 1 hafta 1 gün gibi olucak.
1 gün ise yanıp kül olan bir yaprak kadar kısa olacak."
her binaya 10 adet bedava gazete dağıtan ve her cemaat evine 5 er tane bırakılan ve bu sayede tiraj yapan, bira sarmaya bile tenezzül edilemeyecek kadar kalitesiz bir gazete. inançlarından olsa gerek yalan haberlerini allah kelamı gibi kabul ediyor okuyanları.
Zaman gazetesi neden iyi bir gazete değildir? Şahsi fikrimdir:
Haftalık tiraj rakamları açıklandı; Türkiye'nin en çok satan gazetesi Zaman, bayide kaç tane satmış dersiniz?
Neeeee.... 17 bin tane mi? Yani Zaman, 790 bin adetlik satışla birinci ama bunun sadece 17 bini bayide satılıyor, öyle mi?
Evvet! Ama, ama... Bayida 17 bin satan bir gazete, kendisine en çok satan gazete nasıl diyebilir?
17 bin kişi, gazeteye ihtiyaç duyduğunda, bayiden Zaman satın alıyor. Ama Zaman 'çok satan'... Vaaavv, vav, vav!
Çok satan Zaman'ı alalım, sağ tarafımıza koyalım, bayide 440 bin (az) satan Hürriyet'i de sol yanımıza, şimdi iki gazete arasında bir yarışma yapalım.
iki okura yarımşar saat süre verelim. Ve yarım saat sonunda, okuduğu haberleri, özetlemesini isteyelim.
Bakalım Hürriyet'i okuyan mı, Zaman'ı okuyan mı, daha çok 'haberlenmiş' olacak; habere doyacak?
Deneyi henüz yapmadık; ben öngörümü söylüyorum: Hürriyet'i okuyan, size, 'daha çok haber ve haber bilgisi söyleyecektir'.
iyi ya da kötü, Hürriyet'in 'anlayışını' olumlamak diye bir derdim yok; ben 'gazetecilik işçiliğine', editoryal işçiliğe bakıyorum.
Terzinin, kumaşa elini dokundurup kalitesi hakkında fikir sahibi olması gibi...
Hürriyet, haberin başlığına, spotuna ve haberin devamına, Zaman'dan daha çok 'editoryal emek' harcıyor.
Çünkü Hürriyet'i okuyan, haberin neyi anlattığından, ne olduğundan, 'daha çabuk' haberdar olabiliyor.
Hürriyet'in işçiliğini yapan editörler, haberi daha 'kolay okunur' ve 'anlaşılır' yapmak için emek harcıyor.
Kimsenin, bir gazeteyi okumak için 1 saati, 1,5 - 2 saati yok. Haber kendini 'göstermeli', haberin başlık ve spotu, sizi olaydan 'yeterince' haberdar edebilmeli.
Bir kere, Zaman'ın 'editoryal işçiliği' sorunlu. Lütfen alın Zaman'ı elinize ve okumayı deneyin: Kaç haberi, sonuna kadar okuduktan sonra bile, 'anlamakta zorluk' çekeceksiniz.
askerde bir tuvalet kapısının arkasına iğreti harflerle yazılmış bir söz ki etkilemiştir beni:
zamanı durdurmak imkansız
ama biz burada imkansızı başardık
şafak: hiç sorma tertip lakin daha ölmedik...
ülke yi statüko ile yönetmek isteyenlerin sevmediği, örgütçülerin nefret ettiği, yobazların korkulu rüyası, türkiyenin en çok satan ve en iyi yazar kadrosuna sahip gazetesidir.