zamanı tekrardan gözden geçirip onu tanımlamak için farklı referanslar bulduysanız o bulduğunuz şeyler zamanı tanımlamaktan çok kendinizi anlamlandırmak için elinize geçmiş olan avantajlardır.
zamanın klasik felsefik tanımı, atom yada hücre olarak bilinen parçacıkların hareket edebilmesini sağlayan boyut demektir; oysa her bir insan başına düşen zaman tanımı bu bilimsel zaman izahıyla uzaktan yakından alakadar değildir. herkesin bir zaman algısı ve onu değerlendirme biçimi vardır. kişi randevulaştığı birini beklerken aslında sadece zamanın geçmesini bekler ve beklenen kişinin gelmemesi durumuna paralel bir zaman akışı yavaşlaması hissedilir. biri, zamanın devinimiyle ilgili algınıza etki etmiş ve zaman onunla ilgili durumlarınıza paralel değişkenlik gösteriyorsa siz zamandan sıyrrılıp o kişide kaybolmak üzeresinizdir. ona dair olan şeylerinizi, zaman mefhumu terazisine koyun, onun yaşattığı şeylerin zaman üzerinden ölçümünü yapın; karşısınıza onun kim olduğu çıkacaktır. kalp zaman ayarlıdır ve zamanın basıncıyla iş görür. kalbinizi, size zamanı ne olarak gördüğünüzü sağlayan kişinin eline verin ki zaman ondan ibaret olsun.
Her sabah hesabınıza 86.400 TL yatıran bir banka düşünün. Gün boyu istediğiniz kadar parayı harcamakta veya harcamamakta serbestsiniz. Parayı istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz. Oyunun sadece tek bir koşulu var: harcamayı başaramadığınız meblağ ertesi güne devretmez, akşam hesabınızdan geri çekilir ve bu paranın hiçbir bölümünü ne sebeple olursa olsun saklayamazsınız. Bir önceki günün tutarının tamamını harcamış veya hiçbir bölümünü harcamamış da olsanız ertesi sabah hesabınızda yine 86.400 TL bulacaksınız.
Nasıl keyifli değil mi? Farkında olsanız da olmasanız da aslında hepimizin böyle bir bankası var. Adı ''ZAMAN" Her sabah 86.400 Saniye hesabınıza yatıyor ve o gün daha fazlasını asla harcayamıyorsunuz. Kullanamadığınız kısım ise akıp gidiyor ve hesabınızdan siliniyor, hiç devretmiyor. Her gün size yeni bir hesap açılıyor,her akşam günün bakiyesi siliniyor. Eğer günlük hesabınızı kullanmadıysanız, bu zarar sizindir, geriye dönüş yok, yarından avans çekmek yok.. Bugünü, bugünkü hesaptan yaşamalısınız..
Zaman hiç kimseyi beklemez. Dün artık mazi oldu.Yarın ise muamma. Bugün ise avuçlarımızın içinde bize hayat tarafından sunulmuş bir armağandır...
zaman diye hayatının tam ortasına koyduğun, anlamsızlık.
an diye hüküm verdiğin, değer diye biçtiğin fırsat katili.
baktığın da var, tekrar baktığın da var mı yok mu karar veremediğin.
içinde bulunduğun duruma göre fikirlerinle sözlükleştirdiğin.
halbuki, saydığın saniyelerden ibaret olduğunun farkındalığı.
zaman yok, tümlüğün, tüm her şeyin çerçevelendirilmiş halinden başka ne...
aynı zamanda mükemmel bir leyla the band parçasının adıdır. "ey zaman bilmez misin ettiklerini?
bir düğümki ne sen çözebilirsin ne ben.
Bilmezsin nolduğunu vazgeç ötelerden yorma kendini.
Kendine gel bir düşün
ben senim sen ben arama boşuna..."
faniliğimizin günahını yüklediğimiz hayali kavram. baki olan varlık dışındaki her şey iken geçiciliği onun üzerine yükledik, canice parçalara bölerek. geçip giden bizleriz, zaman değil, baki kalan var olmayanken.
ne derece anlaşılmaz yapıya sahip bir kavram olduğu noktasında hiçbir şüphemiz yok elbette. kiminin yaşadığı şeyler, içinde bulunduğu yaş dilimi için gereğinden fazla ve erken olurken; kiminin yaşı da, kaçırdığı ve eksik kalmış olan yaşanmışlıkları tamamlamak için geç oluyor bir hayli. hem, ne kadar aynı yaşı paylaşıyor olsalar da bunun gerçekliği değişmiyor.