insanoğlunun iki olayın gerçekleşmesi arasındaki süreyi tanımlamak için isimler koyduğu ve bu referans nokta olan iki olayın dengesini kaybettiğinde algılamasının değiştiği hadisedir zaman. hatta bu yüzden ışık hızına çıkıldığında zaman yolculuğunun mümkün olduğunu zannetmiş veya uzaya giden astronotlar üzerinde farklı zaman algılarının geliştiğini ileri sürmüştür.
Eskiden geçmesi için dua ettiğim kavram. Sonra sadece bu şeyi yani zamanı öylesine geçirdiğimi fark ettim. Sonra hayatıma kalite katmaya, zamanı değerlendirmeye karar verdim ve uyudum.
şu hayatta belki de tanımlaması en güç olan kavram.
zaman bir süreç midir, bir oluş mudur, yoksa bir hiç midir? yaşadığımız vakite "an" deriz. bu anların bir araya gelmesi "zaman" kavramını ortaya çıkarır. böyle bakınca zaman bir süreç gibidir, andan türeyen bir oluşum. ancak anı önemsemeyen, bir hiç olarak yaşayan kişiler için zaman bir hiç de olabilir. kaldı ki ahiret inancının doğru olduğunu, ve tanrı'nın doğurulmadığını, doğmadığını düşünürsek zaman diye bir şey yoktur. öyleyse zaman sadece dünyaya ait, belki de insanların psikolojik olarak oluşturma gereği hissettiği bir kavramdır.
Evrenin ana olgusudur, içinde yaşadığımız kozmosu şekillendiren, tüm hayatı ve gerçeği açıklayacak tek kavramdır. Tanrılardan önce de zaman vardı, sonra da olacak, zamanı yaratan tanrılar değil, tanrıları zaman yarattı. Farz edin ki uzay zaman çizelgesinde hareket edebilme yeteneğiniz ya da bir aracınız oldu, 0 a gitmek akıllara gelmeli, zamanın başlangıcı, zaman ilerlemeye başladığı anı gözlemlediğimiz evrende görmemiz gerek ancak yaşamın sırrı o an çözülür. Zaman, en büyük bilmece.
zamanla çatışamazsın, dişe diş hırslanamazsın.. erkeklikte sökmez zamana, dişilikte.. belli ettin mi içinde var olan hisleri, düşünceleri, eğlencesi avuçlarına düşmüştür..
korkuyorsan gelecekten, çabuk getirecektir. ya da bulunmaktan saklandığın yerde, saniyeler sonra yakanda hissettirecektir saklandığını..
bekliyorsan vah haline, ne beklediğini getirir,ne beklememene sebep verdirir.. saat kaç? dersin. 5 dakikayı, 5 saat algılatır ve sen tekrar sorarsın. saat kaç? daha demin 04:00tür, şimdi 04:05.. gerisini sen düşün..
mutluysan biraz tadına bakmanda zarar görmez. saatler,günler,aylar sanki yaşamadan şu anki duruma nextlemişsin gibi gelir.. mutluluktan,sevinçten,neşeden anlamazsın ve çok şey kattığını kendine inandırırsın.Öyle bir anda çalar kapını, vakit doldu külkedisi daha der demez, balkabağın elinde kalakalırsın..
zaman, insanı uğraş edinmiş belliki kendine. kendine yabancılaştırmak tek gayesi ölüme yaklaştırdıkça.. sonra, birşey oluyor (zaman algılatmazken o olanı) hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.. bunu anladığınızda, zamanla tanışmış oluyorsunuz.