Herkesin çok sağlıklı diye koştur koştur fincan fincan içtiği çay. Evet sağlığa birtakım faydaları var ama...
işte o ama son derece önemli.
Bir kere içindeki kafein siyah çaydaki kadar. Kafeinle ilgili sıkıntıları yazmaya gerek yok. O açıdan çok içmek, siyah çaya veya kahveye göre daha avantajlı değil.
ikincisi -ki bence en önemli sorundan ilki- tüm çaylar gibi (siyah çay da dahil) yaprakları olduğu gibi topraktaki sodyum florürü taşıyor. Peki napıyor bu sodyum florür? Vücutta biriken bir element bu. Çok yoğun (mesela günde 7-8 bardak çay veya yeşil çay) içerseniz, vücutta eklemlerin ve kıkırdakların kemikleşmesine sebep oluyor; suna pekuysalın resimlerini aratın google'da o şekilde bir kamburluk oluşuyor. Omurganız sertleşiyor, aradaki bağ dokular da (ligament) sertleştiği için, garip bir vücut yapınız oluyor, kemikleriniz şekil değiştiriyor, kalınlaşıyor veya çarpılıyor. En nihayetinde de endemik iskelet florzisi denen bir hastalığa yol açıyor ki bunun tedavisi veya geri dönüşü yok.
Diğer tehlikesi de, çok içtiğiniz zaman karaciğer zehirlenmesine, yağlanmasına ve nihayetinde karaciğer kanserine veya siroza sebep oluyor. Bunlar da tedavisi son derece güç ve ölümcül hastalıklar.
Çay olarak, günde en fazla iki üç bardak içilmeli, bitkisel destek hapı olarak da günde 100 mg ila 750 mg dozajı aşılmamalı. işi sağlama almak için siz bir bardak, hadi bilemediniz iki bardak için, hap olarak da 100mg'nin üstüne çıkmayın. Unutmayın ki gün içerisinde siyah çay da içiyorsunuz, özellikle sodyum için söylenenler siyah çay için de geçerli.
Bu bağlamda en sağlıklı çay, erken toplanıp işlendiği için topraktaki sodyum florürü daha çok emmemiş olan beyaz çay.
Sodyum florürün şöyle bir zararı daha var: Çay yaprağında sodyum florür ile birlikte alüminyum da birikiyor. Normalde vücut alüminyumu kabul etmiyor, yani dışarı atıyor. Fakat sodyum florür nasılsa onun vücut tarafından emilmesini sağlıyor. Alüminyumun zararlarını da araştırın artık.
ne özentiden ne de popüleritesinden ötürü içtiğim çay bildiğin seviyorum ben bu çayı belkide siyah çayı pek sevmediğimden olabilir bana göre bitki çaylarının anasıdır adaçayı, ıhlamur, melisa, kuşburnu diye uzar gider liste.en güzel yanı özellikle de kadınlar için güzel bir ödem attırıcı olmasıdır.
popüler kültür çayı olduğunu düşünenlerin açıp faydalarını okumasını istediğim çay.
efendim elbette demlenip yapılanı daha faydalı olmakla birlikte üşengeç insanların yani benim doğadan'ın yaseminlisini günde en az iki bardak içtiğim, içmediğim zaman eksikliğini hissettiğim doğa harikası.
hiç bir zaman şekerli içemediğim; siyah çayı sevemeyip kendisini sevdiğim çaydır. Ki, siyah çayın kavrulmamış halidir diye bilmekteyim.
edit: şöyleymiş ki:
"Yeşil çay, Camellia sinensis yapraklarından elde edilen çay. Aynı bitkiden elde edilen siyah çay için yapraklar yavaş yavaş kurutulur, yeşil çay ise yaprakların toplanır toplanmaz kavrulup hızla kurutulması ile elde edilir. Siyah çay kurutulurken oksijenle tepkimeye girer, yeşil çayın ise tepkimeye girmesine izin verilmez." alıntıdır. (bkz: vikipedi)
şekersiz içemediğim, şekerli içeceksem neden normal çay içmiyorum dediğim, bana bu paradoksu yaşatan burdan; bakkal veli amcama , hacer yengeme , selamlarımı iletirim. ( hep yeşil çay yüzünden bunlar).