yetenek

    51.
  1. Dünyanın en yetenekli insanı; konuşmaya istekli olduğu halde soğuk davranmayı başarabilen insan.

    işte ben bunu düne kadar çok güzel yapıyordum. pes ettim.
    6 ...
  2. 1.
  3. kabiliyet, marifet, hüner gibi anlamları olan türkçe kelime. * *
    3 ...
  4. 16.
  5. zoraki tanım: bir şeyi diğerlerinden iyi yapma durumu.

    yazarın tamamen subjektif entyrsi: bazı insanlar bazı konularda doğuştan yetenekliler..ne bileyim kimisinin eli yatkın resme, süper şeyler çizebiliyor.. kimisinin kelimeleri kuvvetli, sıralıyor ardı ardına, okurken 'nasıl yazmış bunu ya!!' diyorsun.. bazısı bir melodi yapıyor, cuk.. hangi notanın ardına hangisini ne uzunlukta getireceğini bu kadar bilebilmesini anlayamıyorsun mesela.. bazısı da hayatta yetenekli. onca kötü şeye, milyon badireye rağmen tutunabiliyor. bir 'neden' bulabiliyor kendine. her şeyin üstesinden gelebiliyor, her şeye rağmen mutlu olabiliyor..

    kendime bakıyorum sonra.. 'aha bunu süper yapıyorum lan!' dediğim hiç bir özelliğim yok. ne aman aman resim yapabiliyorum, ne yazabiliyorum, bir müzik aletini sonuna kadar konuşturacak kadar çalamıyorum, hiçbir sporda taktir görecek derecede başarılı değilim.. hayata tutunma konusunda yeteneksiz olduğumu belirtme ihtiyacı hissetmiyorum zaten.. hayır gülüyorum bu duruma, aslında herkes kendini farklı ve özel sanır ya hani.. aslında ortalamalardayız hepimiz. ekstra bir 'yeteneği' olanlar belli ediyorlar kendilerini zaten.. 'biri' oluyorlar, ardlarında 'bir şey' bırakıyorlar.. biz de yaşayıp, etrafımızdakilerin bizi tanıyacağı düzeyde bir hayat sürdürüyoruz. öldükten sonra da kimse adımızı telaffuz etmiyor.. böyle olmasın lan, benim sonum böyle olmasın.. ben 'hiçkimse' olmayayım.. 'biri' olayım.. 2010dan beklentim budur!
    3 ...
  6. 22.
  7. -herkes yeteneklidir.
    -herkes yeteneksizdir.

    not:geğirerek konuşabilmek yetenek değildir. öküzlüktür.
    2 ...
  8. 52.
  9. Yetenek, beynin ilk gelişim aşamalarında derinlik kazanmasıyla oluşur kanımca, neye doğru derinlik kazanırsa, örneğin hayalgücü, gelecek yıllarında beyin bu özelliği korur, çünkü omurilik ile kazanılmış ve beyne kazınmıştır. Bu beyin, yani kişi, büyüdüğü zaman hayalgücü bakımından yetenekli deriz. Dil, resim, ses ve benzeri şeyler. Pek tabii ki çocukken çoğu kişinin elinde enstrüman yoktur ama beyin analitik düşünme ve el becerilerini geliştirirse alet kullanma yeteneğine doğru ilk adımlar oluşur, kişiye kalan tek şey ise bunu geliştirmektir kanımca. Fakat unutmamak gerekir ki newton çalışma masasından kalkmazdı, sokrates günde en aşağı 8 saat düşünürdü, hatta platon'un şölen kitabında sokrates bir buluşmaya saatlerce gelmemiş, gidip kontrol ettiklerinde ise onu düşünürken bulmuşlar, karısına sorulduğunda ise yaklaşık 10 saattir orada öylece dalıp düşündüğünü söyler, charles darwin "türlerin kökeni" eserini yazmadan önce 18-19 yıl uğraşmıştır, sadece 5 sene gezi yapmış, verileri toparladığında ise 10 ay 13 günde yazmış kitabını. Einstein ise her fikrine yıllar yıllar vermiştir, da vincinin ise 2-4 en fazla 6 saat uyuyup geri kalan zamanını çalışarak geçirdiğini unutmamak gerekir. Belki de olay günlerce aylarca çalışmaktır, doğuştan gelen yetenekten çok. Belki, bir ihtimal. Müzikte ise, chuck schuldiner'in her gününü garajda geçirip gitar çaldığını, mozart'ın, beethoven'ın, günlerini beste başında geçirdiğini unutmamak gerekir. Demokritos'un ise halktan uzaklaşıp kendini evine kapattığını unutmamak gerekir. Belki yeterince çalışmaktır, ki böyle olsaydı her yüzyıl bir sürü dahi çıkardı, belki yetenektir, ki böyle olsaydı mucitlerin çok fazla çalışmadan bulması gerekirdi icatları. Benim fikrim, doğuştan gelmez, çocukluk döneminde gelişir, çocukluk döneminde derinleşir, ilerde kullanılır. Üzerine çalışılırsa daha harika sonuçlar verir. Diğer bir yandan ise beyin analitik geliştiyse örneğin, matematiğe de kayabilir, sürrealist resimlere de. Yani gelişen yeteneğinizi bulun, istediğiniz yöne yönlendirin, ya da yetnek geliştirin, ama bunun çok zor olucağını unutmayın çünkü beyniniz artık çoğu işe yaramayan tonlarca şey ile dolu.
    2 ...
  10. 45.
  11. 49.
  12. merhum sanatçı ali şen, hani şener şenin babası olan adam; adanada marangozluk yaparken şehre bir tiyatro gelmiş. sahne işlerini ali şene yaptırmışlar ve nasıl olduysa onu sahneye çıkarmışlar. bu şekilde keşfedilmiş ve bir süre sonra istanbula taşınıp malum kariyeri yapmış. çünkü kaderinde varmış. eğer allah birine bir yetenek verdiyse zayi olmadan ortaya çıkartıyor bence.
    2 ...
  13. 35.
  14. yeteneğin en değerlisi ve en olması gerekeni pratik zekâdır, bir insan da yoksa eğer, hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.
    1 ...
  15. 2.
  16. bazen pek çok çeşidinin aynı insanda toplanabildiği (öhöm) artı değer.
    1 ...
  17. 20.
  18. doğuştan olan ve genlerle aktarılabilen bir bakış açısıdır.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük