recep ivedikle hemen hemen aynı anda gösteRime girdi memlekette. zaten ezelden hastasıyım cim keRi'nin. tek kişilik gösteri adamı o. kaRiyeRine sahne zemini aşındıRaRak başladığından insan doğasını çözmüş. izleyenleri nasıl güldüReceğini biliyoR. insanların neye, nezaman gülecekleRini buLmuş. konuşmasa da mimikleriyle eğlendiRebiliyoR. o yüzden gözüm kapalı gideRim onun oynadıı filmleRe. cebimden çıkan bilet paRasına acımadan yada dvdsinin çıkmasını beklemeden.
bay evet' te öyle biR film. yani kariyeRine onlarca sitendap ve komedi filmi sığdıRmış biRinden çıkma. afişinde jim keri'yi gördüpte konusunu meRak bile etmeden salona daldığım filmleRden. sonRadan öğreniyoRuz ki konusuda oldukça eğlenceli. hayatı çok olumsuz yaşayan, heR planını eRteleyen, hatta plan yapmayan, içine kapanık, işin içinde atRaksiyon vaRsa cevabı hep hayır olan, biR bankada kRedi sorumlusu karl elın'ın hikayesini anlatıyoR film. kiççın konfidentıl'dan tanıdığım biredli kupıR da olunca atıveRdim filme kendimi. klasik giRiş-gelişme ve sonuç kısmlaRından oluşuyor film. adamımız hayatının bir noktasında, bir aRkadaşınında gazı ile "evet" semineRine katılıyoR ve karşısına çıkan tüm soRulaRa "evet" cevabını yapıştıRıyoR düşünmeden. ve film uzuyoR gidiyoR bunun doğuRduğu sonuçlaRla.
aslında film gözümüze sokuyoR elimize geçen fıRsatları üşengeçliğimiz yüzünden eRtelediğimizde neler kaçıRdığımızı. heR hayıR cevabı veRdiğimiz, bir davette, gezide, partide, akşam yemeğinde... kimlerle tanışma fıRsatını kaçıRdığımızı , neleR yaşıyabileceğimizi , ne tüR fısatları hiç göRmemiş olduumuzu hatırlatıyoR. elbette sonuçta biR holuvud filmi ve abartı sanatından besleniyoR. ama veRdiği mesaj açık. düz giden hayatımız sık sık yan yollarla -fıRsatlaRla- belli bir yöne doğRu ilerliyoR. risk almayıp yolu takip ettiğiniz süRece de karşılaşacağınız hikayeler hep benzeR. asıl iş o yan yollaRa sapma cesaReti gösteRebilmekte. bunun içinde risk almaya, üşenmemeye, eRtelememeye hazıRmıyız ?
sinemada 1 kez dvdsini aldığımdan beri ne zaman moralim bozulsa izlediğim inanılmaz komik bir filmdir. tavsiye edilir özellikle jim carrey'nin performansı yeterdir film için.
iyi bir filmmiş gibi gözükmesine karşın, daha önce jim carrey 'in liar liarfilmini izlemiş olanların pek de göklere çıkaramayacaklarını düşündüğüm filmdir. bunun en belirgin sebebi, liar liar ile bu filmin senaryosunun ve kurgusunun brbirine çok benzemesidir. liar liar filminde jim carrey bir avukattı ve kazanmak için sürekli yalan söylüyordu, bir gün mucize gerçekleşti ve bir daha yalan söyleyemez oldu. yes man filmi de devamlı hayır diyen bir bankacının mucizevari bir şekilde bir gün hayır demeyi bırakıp her şeye evet demesi şeklinde gelişen bir film. fikir aynı, oyunculuk aynı, sonuç aynı. yani bu filmin adı liar liar 2 şeklinde olsa hiç şaşırmazdı sanırım izleyici. yine de keyifli anları olan ve jim carrey hatırına seyredilebilecek bir filmdir kendileri.
super otesi bir filmdir herkesin izlenmesi tavsiye olunur.
filmden bir sahne;
güvenlik görevlisi: durrr!
jim carrey: durdum.
hatun: saçmalama koşş!
jim carrey: tamam koştum.
güvenlik görevlisi: dur, ellerini kaldır.
jim carrey: durdum, kaldırdım.
gücenlik görevlisi: yere yat!
jim carrey: yattım.
hatun: ne yapıyorsun sen, saçmalamayı bırakta koş!
jim carrey: tamam ama bende herkesi mutlu edememki..
kahkahalarla izleyeceğiniz, jim carrey'in oyunculuğunu gösterdiği, güzel film, izleyin.
lan herşeye evet desem hayatım değişir mi diye düşündüren film. herif gitar çalmayı öğrendi, korece öğrendi, uçak uçurmayı öğrendi, daha bir ton şey. böyle asosyal yaşayıp giderken hayatı ıskaladığımı düşündüren filmdir aynı zamanda. fakat hala hiçbir şeye evet dememekteyim. etkisi kısa süren bir film zannımca.
jim carrey'nin şarkı söylediği sahnede koptuğum film.ayrıca jim abimizin sesinin baya güzel olduğunun da anlaşıldığı filmdir.iyi arayıpta bulamayan herkese geliyor.
jim carrey'nin kendisine yakışanı giydiği* filmdir. hayatın içinden bir senaryo... izleyiciyi yakalayacak bir yer buluyor mutlaka. hani ben kendim ve sevgilim, yalancı yalancı, aman tanrım kıvamında bir film. leziz de aynı zamanda... etrafındaki insanlara ve kendine sürekli bahaneler üreten bir adamın "evet" demenin tadını alması üzerine ilgili hikaye, senaryo... filmi izleyenler ise tahminimdir ki arkadaşlarına, dostlarına, sevdiklerine, sevenlerine ve hatta hiç tanımadığı insanlara evet diyebilmeyi deneyeceklerdir filmi izlemeden önceki hallerine oranla...
--spoiler--
dünya bir oyun bahçesi. bunu çocukken biliyoruz ama büyükken hepimiz unutuveriyoruz...
--spoiler--
jim carrey nin ne kadar yaşlandığını bize gösteren filmdir. lakin yeteneğinden hiçbir şey kaybetmemiştir. hele ölü taklidi yaptığı bir sahne var ki, insanın ölesi geliyor o suratı görünce.
insanın bütün sıkıntılarını unutturan, bir kaç gün boyunca neşeli gezmesine neden olan jim carrey filmi.
sade, abartısız tadında bir film olmuş bütün oyuncular severek oynamış.
sinema cıkışında dilenciler eminim yeterince yardım toplamıştır. (bkz: girişimci dilenci)
zaman geçirmek için tavsiye edilecek filmlerden bir tanesidir. jim carrey'nin oyunculığuna laf olmaz ve ek olarak Zooey Deschanel'e bittim. oyunculuk, ses kombine şeklinde kendisine bahşedilmiş sanki. 7/10 imdb
Tür : Komedi
Yönetmen : Peyton Reed
Senaryo : Nicholas Stoller , Jarrad Paul , Andrew Mogel , Danny Wallace (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Robert D. Yeoman
Yapım : 2008, ABD ,
Oyuncular: Jim Carrey (Carl Allen), Zooey Deschanel (Renee Allison), Bradley Cooper, Danny Masterson.
Her şeye hayır demeye alışmış Carl Allen'ın, kendi isteğiyle katıldığı bir program sonucunda bir yıl boyunca her soruya cevabı "evet" olacaktır. Başlarda bu kararı hayatını pozitif yönde geliştirse de bu kararı zaman için belaya da "evet" anlamına gelecektir... Harry Potter serisinin yapımcısı David Heyman'in yapımcılığını üstlendiği ve başrolde usta oyuncu Jim Carry'nin bulunduğu filmle, kahkahaya evet dedirtecek film... (alıntı)
son zamanlar da izlediğim en iyi komedi filmi diyebilirim. hangi filmi indirsem, hangi filmi alsam diye düşünenler. bu filmi indirsinler, alsınlar,hiç mi hiç pişman olmayacaklar.
çok gülmeye endeksli gidip gülemediğim film jim carry için izlenmeye değer filme en beğendiğim jim carrynin ölü taklidi yaptığı sahneydi büyük bi oyunculuk fakat film komedi türünde çokta bşarılı değildi bence.aman tanrım çok daha iyiydi.
yes man olmadan önceki haliyle aa bu benim lan dediğim sonra lan ben de mi evet desem yoksa diyerek kendime gaz verdiğim sonra dan yine hayır lan diyerek biraya sarıldığım güzel film.
o değil de bu divx olayı yüzünden yine çoğu kişiden önce izlediğim, paylaşamdığım, anlatınca susturulduğum filmlerden. bırakın artık sinemaya gitmeyi falan, onun yerine al biranı, kıvrıl odana...
kafanızı boşaltmak istiyorsanız izlenebilecek komedi filmlerinden bir tanesi. çok fazla beklenti içerisine girmezseniz zevk alabilirsiniz. hafiften romantizm serpiştirilmiş, kişisel gelişim üzerine kurulu sermaye piyasasının yan etkilerini görebileceğiniz, carpe diem kırıntılarını bünyesinde barındıran, buram buram reklam kokan bir film. yine de güzeldir, izlenebilir.