kardeşim koresi japonyası bir günde mi bu hale geldi? sen emeklemeden yürüyebildin mi? yahu ne güzel işte... birşeye başlamak önemli. bugün japondan bir iki amerikandan bir iki parçasını alırsın yarın onları da yaparsın. bu iş böyledir. tofaş kurulduğunda tamamı italyadan gelen parçalar monte ediliyordu. bugün tamamı türkiyede yapılıyor.
1950 lerin bir hürriyet gazetesi vardı japonlarla ve japon malı ile alay ediyordu. inceledim ki hakikaten 1950 lerde japon malı bugünün çin malı gibi. kalitesiz beş para etmez bir malmış japon malı.
neden peki? çünkü bu iş böyle kardeşim önce çırak olacaksın çalışacaksın sonra ustalık gelecek. bunun için de bir yerden başlamalısın.
artık ülkemizin önüne taş koymayalım destek olalım asıl milliyetçilik budur.
Olay yerli ürün kullanmak veya ülkeye ekonomik faydaları değil. Hayatta bizim hiç yaşamadığımız zevkler var. Bu zevkin doruk noktasını Steve Jobs, Bill Gates yaşıyor. Senin ürettiğin ürünün kullanıldığını ve insanların hayatlarını kolaylaştırdığını ve dünyaya faydalı biri olduğunu gördüğün andaki zevk. 70 milyon olarak bu zevki yaşayamadan ölüyoruz. Hep başkalarının ürünlerini kullanıp, başkalarının ne kadar faydalı insanlar olduklarını kanıtlıyoruz. Herkes geçim derdinde, insanlara faydalı olmak kimsenin aklına bile gelmiyor. Ar-ge denilen şey ülkemizdeki mühendisleri ülkenin faydasına iş yapan insanlara dönüştürecektir. içimizden bazılarının bu zevki yaşaması ülkenin psikolojik durumu açısından önemli. Türkiye'de televizyona twitterla ilgili bişey oldu mu twitter fenomenleri çıkar. Amerika'da televizyona twitter'ı yapan adam çıkar. Üretenle tüketen ülke arasındaki fark budur. Üreten ülke olmanın yolu da bi yerden başlamaktan geçer.
Dün bu ülkede ilk defa olmayan bir "yerli ve milli oto" tanıtımı yapıldı. Tanıtım yapılır yapılmaz Cadillac'ın eski ve Türkiye'ye gelmemiş bir modeli üzerinden benzerlikten dolayı asıldı kesildi, bilen de karaladı bilmeyen de..
Bu ülke onlarca sene öncesinde bu sektöre girecek ve belki de bu gün Dünya'da otomotiv sektöründe lider konumda olacaktı. Geçmişte "bunun şurası böyle, şunu şurası şöyle" zihniyetiyle eleştirilen prototipler, tasarımlar hiç bir zaman seri üretime geçemeden tarihe gömüldü.
Bu araç diğer araçlara benzese ne olur? Cadillac'ın bls modelinin aynısı olsa ne olur?
Hiç bir şey olmaz. Dünya çapında gerekli patentler alındı. Gerekli tasarımların onaylatılma işlemleri "sorunsuz" gerçekleşti. Bırakın bu bir modele benzesin, içi benzesin, dışı benzesin ama yerli bir şeyler gelişsin.
Aracın,
Motor yapısı,
Şase yapısı,
Kullanılan ses sistemleri,
ABS sistemleri,
ASR vs diğer elektronik sistemler,
Güvenlik donanımları, hava yastıkları vs vs vs gibi bir çok detay ilk defa tasarlanıyor, ilk defa üretiliyor. Muhteşem bir AR-GE ürünü olan yerli otoyu, alıp bir modelin tıpkısı yapıldı diye sunmak, vatana hizmetin hangi boyutudur merak ediyorum.
Aracın iç ve dış tasarımını değiştirmek zor bir şey değil. Kamuflaj altından Cadillac çıkacağını zannedenler de, araç banttan indiği an bu attıkları twitleri tek tek silmek zorunda kalacaklar o kesin. Aracın son hali, hatları, cam kesimleri, byüklüğü, ön arka ızgaraları, çamurluk stillerine kadar bir çok detay değişecek ve değşimeye de devam edecek.
Aracın içi, ön göğüsü ve buna benzer detaylar geliştirilmeye, değişmeye devam edecek.
Prototip kelimesinin ne manaya geldiğini bilmedne, kamuflaj altında neler gizlenir, stratejik amaçları nedir bunları bilmeden, "çakma yerli otomobil" yazmak, vatana ihanettir.
Siz ne kadar havlarsanız havlayın, bu otomobil yapılacak, geliştirilecek ve satışa sunulacak.
Türkiye'de yerli otomobil yapılmasından rahatsız olan kesim kim? Onu güzelce bir araştırın. Yerli otomobil yapılıp uygun fiyat ve uygun ödeme koşulları ile satıldığında bu ülkede kimler zarar görecek bir araştırın. Ondan sonra onların ağzıyla konuşmaya devam edin.
Adamın düşündüğü tasarımın özgün olup olmaması değil. Birilerinin cüzdanının bekçiliğini yapmayı bırakın. Hele ki, bizim camianın insanları. Hangi noktada durduğunuza dikkat edin.
KOÇ'un, Doğan'ın zilyon tane avukatı varken, size düşmez.
Yerli otomobil ülkemize bir çok yönden fayda sağlayacaktır. ilki ekonomik olarak yurt dışına giden para azalır. ihraç ettiğimiz araçlar ülkeye döviz getirir. Yedek parçası servisi falan baya bir geitiri sağlar. ikinci olarak askeri araçlarda kullanılan motorları geliştirmek için elimizde deneyimli mühendisler olmaya başlar ve kendi tank ve zırhlı araçlarımız için gemilerimiz için motorlar üretebiliriz. Ayrıca savaş zamanı bu otomobil fabrikalarının tank fabrikasına çevrilebileceğini unutmayın. Savaş zamanı kimse size askeri malzeme satmaz. Kıbrıs ta gördük sevenimiz yok malesef. Yani demem o ki yerli otomobil bir ülkenin gelişmesi için en önemli basamaklardan biridir. Çok önem verilmelidir yabana atılacak konu değildir.
mercedes reno kango'yu kopyalarken, fıat citroen peugeot (nemo, bimperi) opel fiat dobloyu, ve renault traffic kullanırken, yine mercedes ve nissan 1.5 reno motoru, volvo peugeot ve citroen motoru kullanırken ve niceleri... volkswagen toyota motoru taklit ederken ülke sınırlarında üretilen yerli araç mı sıkıntı oldu.
Sırf muhalefet yapmış olmak için de yapmak istemiyorum ama açıklama özürlü olmalarını ve seçim malzemesi olarak kullanmalarını bir kenara bırakalım, madem sırf motor yapıldı, o zaman vatandaş olarak bunun en azından teknik özelliklerini bilmek, patent belgesini görmek istiyorum.. Kaldı ki, motor geliştirmek işin en zor kısmı bu arada. Hiç bir yeni başlayan araba üreticisi motor geliştirmeye kasmaz. Bu da araba üretimi 101 adlı ders olsun kulaklara..
Epsilon platformu vs. konusu da tamamen kulp bulmaktan öteye geçmez.. Bir tartışmada da yazmıştım. Donör kasa diye bir mevzuyu lütfen bu işin bi erbabı çıksın açıklasın. Yok öyle bir kavram. Aynı kasayı üretimde kullanan markalar var. Onlar da zaten ya aynı gruba bağlı markalar, ya da birşekilde işbirlikleri olan markalar. Zibilyon tane de sayılabilir, Mini Cooper'ın BMW 116 ile aynı platforma sahip olması Vauxhall ile Opel'in birebir aynı olması, Maserati ile Fiat'ın sinyal kollarına kadar birebir aynı parçalara sahip olabilmesi gibi ama hiç bir prototip araç gidip başka alakası olmayan firmanın kasasını üstüne koyup da test yapmaz. Bir tane çok extreme bir örnek vardı, Renault bir aracı için Lotus Exige kasası kullanmış diye, o da eşi benzeri olmayan çok nadir bir örnek çünkü Renault Lotus arasında F1 ile ilgili zaten anlaşmalar var, süper spor bir araba geliştiriyor Renault ve en kolay tasarım fazı öncesinde koyabileceği yekpare Lotus Exige carbon kasa. Adamların olayı da yürüyen aksam ve motoru test etmek. O fotoğraflarda da içini göstermiyorlar zaten durum böyle olunca.
Dönelim Epsilon platformuna. GM'in kendi alt markaları için geliştirdiği yürüyen aksam ve görebileceğiniz üzere sadece GM araçları kullanıyor. Çünkü VW grubu da, BMW grubu da, FIAT da hepsinin cost-saving yapabilmek adına bu tarz kendi içlerinde kullandığı platformları var. Ama yılların know-how'ını, al canım Türkiyem sana faydamız olsun diye vermez. Satmaz. Kiralamaz.
Bir ufak ekleme daha, Epsilon platformunun da miladı dolmuştur. O platform üzerinde artık araba geliştirilmiyor, onun yerine daha güncel Epsilon II platformu kullanılıyor. Yeni araba üretecek kişinin alacağı 2. ders de muhtemelen güncel, modern 3. parti firmalar / platformlar / yedek parçalarla bu işe başlamak olacaktır.
GM'in sitesinde desteklenen motorlar sekmesine de bakarsan şunu yazmış adamlar kabak gibi:
"The Epsilon platform supports a wide variety of four- and six-cylinder GM engines, including Ecotec I4 engines, High Value and High Feature V6 engines, and hybrid/mild-hybrid configurations.
Yani mümin demiş ki, GM motorlarını destekler bu platform. E hani biz motor geliştirmemiş miydik?
He he, motor. bknz Google Images. Açın bakın fotoğraflara, hava filtresi ve akü de gene aynı konuma sahip araçta. Sadece fiberden bir kapak yapılmış, motor kapağı değiştirilmiş. Gene görünürde motor yapıldı denebilecek 1 done yok. Dışında nasıl kamufle edildiyse, karakteristik GM motor kapağı yerine de kamuflaj yapılmışın ötesine geçilmemiş..
Şimdi alt alta toplayalım;
1. Aracın içi aynı
2. Aracın dışı aynı
3. Platform bizim değil
4. Motor bizim değil
Kim neyi yapmış? Kim bu ekip? Tübitakta bu proje için 1884'ten beri çalışanlar kim, kaç kişi çalışıyor... diye uzar gider. Devrim arabalarını geliştiren ekip bile belliydi ki yıl 2015, ne olup bittiğinin hiçbir bilgisi yok bu iletişim devrinde..
Üzgünüm, ben yemedim. Olcayto'ya da kızmak istemem ama işte bu tarz bilgi kirliliği, daha anlamsız bir dayanak noktasına yol açıyor. Ben de sadece daha çok aydınlanmak isteyen bir araba tutkunuyum. Yanlış olduğum yerler olabilir. Ama ortada bir bilgi yokken herkes çok güzel sıkıyor. Ucundan tutacak, bu arabanın X yeri Türkiye'de geliştirildi denecek zerre nokta yok. Nesi savunuluyor onu anlamıyorum. Pembe görmeye çalışmayalım. Eleştirelim, daha sert eleştirelim ki bir noktalara gelebilelim. Yoksa körler sağırlar birbirini ağırlar, 1 yıl sonra herkes unutur bu tartışmaları, sonraki seçimde gene gelir önümüze yerli otomobil..
100 kişi ölmüş 2 gün sonra gündem değişiyor, seçim sonrası bıdı bıdı olacak deniyor vs. Sırf rant için 2 sticker 1 motor kapağına millet yeniyor. Olayın özeti budur maalesef.
Ayrıca eklemek gerekir ki, bu araba ne kadar Türkiye'nin arabası ise, Doblo, Egea, Fluence 300 kat daha fazla Türkiye'nin arabasıdır. Türk mühendislerinin yaptığı halis mulis dünya çapında başarılar kazanmış araçlardır. Onla gurur duyup, milliyetçi egolarımız okşanabilir talep edenler tarafından..
anlamıyorum ki hangi dünyada yaşıyorsunuz. aklınız ne zaman başınıza gelecek...
kardeşim, bir marka ile sıkı işbirliği yapmak değil tamamen o markaya dizayn ettirseniz bile bu ülkeye ait bir marka olduktan sonra o senindir. bak ne güzel yazmışsınız doblo, egea, fluance türk mühendislerinin tasarımı diye. ama ... maalesef marka yabancıdır ve ne başarı varsa renault fransanın veya fiat italyanın olacaktır. maddi getiri de onlarındır.
yahu ülkenin bu işlere atılması bile çok güzel be.
siz japon mucizesinin nasıl olduğunu bilir misiniz?
amerika atom bombasının vicdan azabı sonucu büyük mühendislerini ve bilim adamlarını japonyaya gönderip ülkenin gelişmesini sağladı.
bak şimdi japonyaya!
yani kardeşler bu işi başarırsak her işin kapısı açılacak. göreceksiniz arabayı yapan uçağı makinayı da yapacak... işte olması gereken türkiye de budur ve bugün bu yoldadır.
Tasarım hakları vs Saab firmasından alındığı açıklanmıştır. Bildiğiniz üzere ülkemizde çalıntı olan tek şey pop klipleri. Ufak bir örnek vereyim Fiat Doblo ve Opel Combi'nin tasarım haklarında anlaşması gibi. Yada Fiat,Citroen,Peugeot'un minibüs tasarım motor vs haklarında anlaşması. O yüzden çalıntı değildir. Bir çok otomobil firması bmw mercedes dahil parçalarını yan sanayiden sağlar örnek verecek olursak bosch'dan alırlar bu parçaları. Ayrıca otomobilin elektrikli olması ayrı bir avantaj hatta bu konuda avrupa ülkelerinde ki en büyük adımı Türkiye attı diyebiliriz.
Tabii ki ilk başlarda esinlenmeler olacak. Bu çok normal yeni bir sektöre atılıyorsun. Ama zamanla özgün tasarım ve teknoloji açısından ilerleyeceğimize inanıyorum.
Parça sıkıntısı, fiyat, vergi vb. Avantajları da olacaktır. Bakalım bi çıksın da ben almayı düşünüyorum.
fiyatının yarısı vergi olacaksa hiç yapılmaması gereken otomobildir.
ha derlerse ki 0 vergi ile satalım, en çok dalga geçen adam almak için ilk sıraya koşacaktır.
ve malesef üç beş otomobil yapmak ile seri üretime geçip de milimetrik standart üretim yapmak arasında dağlar kadar fark var. en çok kaza yapan araç sıralamasında tofaş şahin/kartalları sollamasın da sonraki bir otomobil üretimi girişimi 250 yıl daha gecikmesin bari.
bir de elektrikli olması yüzünden elektrik fiyatlarına gelecek zam da korkutmuyor değil hani. benzinin yarıdan fazlası vergi, lpg ilk çıktığında patlama yaptı. elektrik de ilk çıkınca patlamayı yapıp fiyatları uçurmasın da...
Hayata ne zaman geçer kaç liraya satılır bilmiyorum ama ben almam. Sonuçta kedi degilim bir tane canım var. Bu varken baska araba alan vatana ihanet falan diyenler çıkacaktır. Onlara da aselsan1919 öneriyorum.
Sırf ak parti döneminde yapılıyor diye bazı malların "yaa olmaz, olmamalı, cadillaca benziyor, uğraşmayalim ışte elimizden gelmiyor" diyerek karşı çıktığı aşama...