" Meşruiyet sorunuyla boğuşup duran bir DTP'nin kimseye faydası olmaz; fakat, hiç tartışmasız meşru bir siyasi muhatap olarak kabul edilen bir DTP, mevcut söylemleriyle, Türkiye'nin selametine muazzam hizmetlerde bulunabilir.
ama bunlar Türkiye'yi bölmek istiyor. Leyla Zana açıkça federasyon talebinde bulunmadı mı? Günü gelince bağımsızlık da isteyecekler. Geçelim bunları.
Demokratik tartışma ortamında Leyla Zana'lara da yer var diyerek geçelim "
diyen birini barındıran gazete.
sayın gül cumhurbaşkanı oldu. şu an muhtemelen sevinç gözyaşlarına boğulmuşlardır.
ali bayarmoğlu, kürşat bumin, fehmi koru gibi değerli yazarlara sahip gazete. köşe yazıları okunulası, posta nın tiraj kralı olduğu ülkemizde az okunmasının şaşırtıcı olmaması gereken gazete.
diğerleri için
(bkz: milliyet)
(bkz: radikal)
demin baktımda ciddi ciddi okuyorlar bunu. halbuki ben mizah yayını sanmıştım kendisi hatta bir de frp tadında "aile ve sağlık ansiklopedisi" yayınlamışlar ki kurtkadınlar misali dolunayla ilgili çeşitli atraksiyonlar bulunuyor. böyle yani bir mizah yayınevinden çıkan, mizah gazetesidir bu. ben okuduklarımdan bunu anladım en azından.
anavatan ile dyp arasındaki birleşmeden dolayı mutsuzluklarını son derece bariz bir şekilde ortaya koyan yayın organı. başlıklar günlerdir aşağı yukarı değişmeden sürekli tekrarlanıyor;
dyp ve anap, yıllardır demokrasi diyerek rejimi sürekli zorlayan akp'nin aksine son derece tutarlı bir davranış göstermeye çalıştılar, özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde. ve özellikle; zaten 4 oyun yarısına kendisi hariç milletvekilleirnin 2/3'sinin meclise girmesine engel olamayan ağar'ın aksine, daha önce dalga geçilen sonra kendisine sunulan rüşvetleri elinin tersiyle itebilme kudretini gösterebilmiş erkan mumcu -ki bunu ona bir akıl hocası tembihlemiştir, eminim- bugünlerde bu tip yayınların hedefi haline geldiler. akp imparatorluğunun kurulmasına engel olduğunu düşündükleri chp'ye destek verenler olarak niteledikleri dyp ve anavatan'a karşı hoyratça cephe almalarının tek nedeni abdullah gül'ün cumhurbaşkanlığının engellenmiş olması değil.
bir diğer neden, birleşmiş olmaları ve artık özellikle küresel imparatoramerika'nın türkiye'de etkili olabilmesini sağlayabilecek yeni bir alternatif'in ortaya çıkmış olmasından kaynaklanıyor. biliyorlar onlar da, kuma gelebilir her an..
mustafa karaalioğlu öncülüğünde özgün medya için örnek teşkil edecek düzeyde yoluna devam eden yeni şafak bugünlerde biraz sinirli, biraz yorgun, biraz da hayal kırıklığı yaşıyor.. demokrasinin uygulanmasını engelleyenlerin demokrat parti'yi tekrar kurduğunu belirterek, müthiş bir acı yaşadıklarını gösteriyorlar. milyonluk mitingleri görmeyerek haberleştirmeyen bu ve benzeri sözümona gazeteler, şimdi bu mitinglerin perde gerisindeki amaçlarından bahsedenleri haberleştiriyorlar.. yakında, ki seçim meydanları hareketlenmeye başlayınca; mumcu'nun suratına tükürdüler.. dyp'liler ağar'ı yaktı.. solcuların arkasından giden ağar ve mumcu marksist oldu... gibi haberler yapabilirler, şaşırmamak lazım..
genel yayın yönetmenliği makamında, gazetecilik ve ahlak ilkeleri bakımından sıfır bir insan olduğu suretinden bile anlaşılan mustafa karaalioğlu gibi kayıtsız şartsız akp destekçisi bir omurgasız olan gazete..
bir yandan entel, liberal olmaya çalışan öte yandan içerisindeki yobazlığı ve bağnazlığıda dizginleyemeyen sözde yayın organı. ayrıca çizgileri ne olursa olsun, türk milleti'nin ve türk devleti'nin çıkarlarının bir numaralı düşmanlarının kalesi. iktidar borazanı. ihanet belgesi petrol yasasının köşkten dönmesini eleştircekler ya, kasmışlarda kasmışlar ama olmamış. buyrun;
meclis dostu sade bir gazete. arka sayfasında bikinili kadın fotoğrafı bulundurmaması ve magazine yer vermemesi sebebiyle kimileri tarafından eleştirilen gazete aynı zamanda..
-başbakanın akrabasına ait ve reklamcısı olan gazetedir. son 2yıldır kar değil,zarar ettiği söyleniyor.
-severek okuduğum, bünyesinde barındırdığı entelektüelleriyle fark oluşturmuş bir gazetedir.
dünyadaki her gazete gibi taraf olan gazetedir. 28 şubat sürecinde türk medyası ve siyaseti andıç utancını yaşarken, andıç mağduru cengiz çandar ve mehmet barlas gibi yazarlara köşe vererek türk medyasının ayaklar altına alınan ahlakını korumuştur.
arka sayfa güzeline(!) hasta olduğum, her sabah ilk işim ona bakıp sonra sözlüğe entry girmeye başladığım, aksi takdirde işlerim rast gitmeyen(!) gazete.