herşeyin tamamen prodüksiyon kurgusu olduğu bir tv programıdır. ilk haftalarda halktan seçilen kişileri yeterince maymun edemediklerini farkedip ajanslardan yardım alınan ama zamanla memleketimin gizli kalmış maymun olma heveslilerini arayıp bulma başarısını gösterebilen ve tv programından çok şebeklik dizisi haline dönüşen yapımdır.
fransada "neredeyse mukemmel bir yemek" adi altinda gayet mutevazi bir sekilde yapiliyorken, bizimkilerin dikkatini ceken ve gorgu kurallarindan uzak olarak tv da yer almayi marifet sayanlarin katildigi kopya programlardan biri...son derece bayiyici.
yemekleri afiyetle yiyip aç kaldım diyen , yediği yemeğe ayriyetten hakaret edebilen insanların olduğu yarışma. ayrıca an itibariyle yabancı uyruklu insanların da katılabildiğini öğrenmiş olduğum program.
evcimen erkek nasıl olur sorusuna cevap vermiş program. yaprak dolmalarıyla meşhur naim yemek yapıyor, hanımların ellerini öpüyor, sürekli teşekkür ediyor, şarkı söylüyor, ceketini çıkarmak için müsaade istiyor, dedikodu yapıyor, lüks bir evde ikamet ediyor. her genç kızın rüyası.
dün akşamki bölümünde sürekli övünen okan karacanın ayağına şişe düşmesiyle yarmış şaibeli programdır kendisi.
yemekteyizi seyretmeyi bırakalı uzun süre olmuştu, malumunuz iğrenç yaz akşamlarında televizyada fazla birşey bulamıyorsunuz, derken ev halkı da bastırırsa mecburen bakıyorsunuz. yemekteyizi sevmiyorum diyemem, aslında olayların ev içinde cereyan etmesi, damak tadı ve göz zevkinin birleşmesi insanın ilgisini çekiyor. sonuçta yemek yemek ayrı bir zevk, sunum da güzel olursa tam bir görsellik çıkar ortaya. önemli olan şaibenin olmaması.
eğer çekim canlı yayında yapılsa ve konuklar vicdanlarının sesine kulak verseydi, eleştiri oklarının çoğu azaltılabilirdi. her seferinde yanlış bulmaya uğraşan ve mantıksız eleştiri yapan yarışmacılar bir yerde insanın sinirini bozuyor. bunun yanısıra hakkaniyetin gözetilmediği bir diğer çarpıcı konu. kışın marketten aldığı çiğ köfteyi kendi yapmış gibi gösteren ağır abimiz birinci olurken, elleriyle yufka açıp baklava - börek yapan ablamız ancak üçüncü olmuştu (zaten bu yüzden ne biçim yarışma deyip izlemeyi bırakmıştım, hoş şimdi halk oylamasına geçilmiş ve yemeğin hazırlanışı izlenebiliyormuş yarışmacılar tarafından ama farkedeceğini sanmıyorum)
samimiyetsizlik konu olunca ne yapılsa batıyor zaten insana, bu bir gerçek. son ekipteki laz ebimiz ajitasyon uğruna yemeğin sonuna şehitlerimizle ilgili bir şarkı koymuş. sonuçta güzel bir şey diyebilirsiniz ama laz abinin sürekli kamerayı gözlemesi, kamera onu çektiğinde elini yüzüne kapaması...iğrenç olan bu işte. sonuçta yemekteki tuzluğu bile eleştiren yarışmacılar tepkiyi göze alamadıkları için hassas bir konuda eleştiri yapamıyorlar.
kısacası samimiyetsiz bir program ama izlettiriyor kendini.
optimum bi prodüksiyon tamam ama bu kadar da boku çıkarılmaz ki, bu kadarmı üretim özürlü olunur? birkaç medya kuruluşu dışında sektörde yapılan bütün prodüksiyonlar ya çocuklara yönelik yada gerizekalılara bence bu zibidiliğin bi sonu olmalı.
show tv'de karşıma çıkan, başlangıç zamanlarındaki yarışmacılarla şimdiki yarışmacılar arasında pek bir benzerlik göremediğim yarışma. meme göte dökmüşler işi bariz.
akşamları kanal değiştirirken karşılaştığım ve her defasında: "bok yeyin e mi! rezil herifler, hayatlarında kursağına bir parça et girmemiş milyonlarca çocuk yaşıyor bu ülkede. bok yeyin." dediğim program.
bu hafta sema çelebi'li serisinin ilk bölümünde olaylar teknede gelişmiştir, yarışmacılardan biri yorum yapar;
''yani teknedeydik ve mumlar yanıyordu yani o mumlar düşebilir hepimiz yanabilirdik, bardaklara su koyuyordu bardak taşabilir hepimiz boğulabilirdik'' **
sema çelebinin kuşkonmazın ne olduğunu bilmeyen yarışmacı hakkında 37 saniyede bir;
-nasıl bilmez ya kuşkonmazı, bilmesi lazım hem o hostes! enternasyonel yemekler yemiş olması lazım ki! demesi ve kuşkonmazın ne olduğunu bilmeyen herkesi aşağılamasına sahne olan yarışma. **
an itibariyle ev sahibi sarı saçlı kişinin * ''ben ıstakoz ithalatı yapıyorum, bu işten ekmek parası(!) kazanıyorum'' diyerek pişkinlikte tavan yaptığı yarışma. **
an itibarıyla, türkiye halkının aptallıktan hâlâ kurtulamamış olduğunu teyit etmiş programdır.*
türkiyeyi ve türk halkını çok iyi tanıyan biri olarak, ülke halkına dışardan bakan göz olmak***