yemekteyiz

entry1497 galeri
    780.
  1. dün akşamki bölümünde sürekli övünen okan karacanın ayağına şişe düşmesiyle yarmış şaibeli programdır kendisi.

    yemekteyizi seyretmeyi bırakalı uzun süre olmuştu, malumunuz iğrenç yaz akşamlarında televizyada fazla birşey bulamıyorsunuz, derken ev halkı da bastırırsa mecburen bakıyorsunuz. yemekteyizi sevmiyorum diyemem, aslında olayların ev içinde cereyan etmesi, damak tadı ve göz zevkinin birleşmesi insanın ilgisini çekiyor. sonuçta yemek yemek ayrı bir zevk, sunum da güzel olursa tam bir görsellik çıkar ortaya. önemli olan şaibenin olmaması.

    eğer çekim canlı yayında yapılsa ve konuklar vicdanlarının sesine kulak verseydi, eleştiri oklarının çoğu azaltılabilirdi. her seferinde yanlış bulmaya uğraşan ve mantıksız eleştiri yapan yarışmacılar bir yerde insanın sinirini bozuyor. bunun yanısıra hakkaniyetin gözetilmediği bir diğer çarpıcı konu. kışın marketten aldığı çiğ köfteyi kendi yapmış gibi gösteren ağır abimiz birinci olurken, elleriyle yufka açıp baklava - börek yapan ablamız ancak üçüncü olmuştu (zaten bu yüzden ne biçim yarışma deyip izlemeyi bırakmıştım, hoş şimdi halk oylamasına geçilmiş ve yemeğin hazırlanışı izlenebiliyormuş yarışmacılar tarafından ama farkedeceğini sanmıyorum)

    samimiyetsizlik konu olunca ne yapılsa batıyor zaten insana, bu bir gerçek. son ekipteki laz ebimiz ajitasyon uğruna yemeğin sonuna şehitlerimizle ilgili bir şarkı koymuş. sonuçta güzel bir şey diyebilirsiniz ama laz abinin sürekli kamerayı gözlemesi, kamera onu çektiğinde elini yüzüne kapaması...iğrenç olan bu işte. sonuçta yemekteki tuzluğu bile eleştiren yarışmacılar tepkiyi göze alamadıkları için hassas bir konuda eleştiri yapamıyorlar.

    kısacası samimiyetsiz bir program ama izlettiriyor kendini.
    0 ...