Kaçınılmaz sona giden evrelerden son etap,sağlıklı yaşlanabiliyorsak iyi,dönüp baktığımızda pişmanlığımız az ise iyi,arkamızdan küfür etmiyorlarsa buda iyi,hayırla bahsediyorlarsa ne ala..
an be an içine daha derinine düşülen dipsiz, kör bir kuyudur.
en sonunda varacağını yer yaşlılık adasıdır.
ve o ada öyle bir adadır ki dört tarafı ölümle çevrilidir.
kaçamazsın.
Once kendin icin uzulursun. Gecen yillara efkarlanirsin. Yarak kurek mevzular icin uzuldugun zamanlara kizarsin. Sonra bir bakarsin ki, annen baban yaslanmis. Iste o his var ya o his, esas icini acitan odur.
Bir ayrılık yaşadım ömrümden 10 yıl gitti. Bir sabah uyandığımda ayrılığın 76. günüydü çenemdeki bir tel sakalım beyazlamıştı. O gün dedim ki ayrılık beni öyle bir yaşlandırdı ki bir de üzdü.
kendinizden genç dostlarınıza "haydi çıkın, boğaz'a kahvaltıya gidelim" dediğiniz cumartesi ve pazar sabahları 12'den evvel cevap alamamaktır. gençler geceyi sabaha bağlamış uykudalar, siz geçen gece evden çıkmamış sabah da emekli albay gibi dikilmişsinizdir zira.