yaşlanmak

entry316 galeri86
    41.
  1. henüz çok genç olmama rağmen korktuğum şey hergün aynaya baktığımda aman allahım yaşlanmamalıyım bu yüz buruşamaz diyorum. kötü bence, yok oluyorsun sonunda.kötü sonla biten hadise.
    0 ...
  2. 40.
  3. yaşanıldığı müddetçe, kaçınılması imkansız bir değişim.
    0 ...
  4. 39.
  5. minibüse,otobüse binince yer verilmesi sebebiyle her geçen gün daha bir anlaşılır hale gelen yaşamsal özellik. saçların beyazlamasından bahsetmiyorum bile.
    0 ...
  6. 38.
  7. önceden sıkıldığınız için boyadığınız saçlarınızı artık beyazlarınızı kapatmak için boyamanız gerektiğini anlamanızdır.
    1 ...
  8. 37.
  9. geçenlerde, yaşadığım şehirdeki üniversite öğrencilerinin çıkarmış oldukları aylık bir dergi için yazı gönderdim. açıkçası yazıyı öğrenciler rica ettiler benden. ben de kendilerini kırmak istemedim. bir yazı yazıp da bir arkadaşa gönderdim. o da derginin sorumlularına iletecekti.

    iletmiş yazıyı. yazıyı sevmiş derginin sorumluları. ilettiği kişiler artık derginin editörleri midir yoksa maddi finansörleri mi bilmem. bir şekilde sevmişler yazımı. yayınlamaya da karar vermişler. fakat yazının altındaki yaş kısmından sınıfta kalmışım. yaşım 29 olduğu için, yaş sınırının 26 olduğu bu derginin her hangi bir sayısında her hangi bir yazım yayınlanmayacakmış. ne kadar iyi yazarsam yazayım. yazılarımın içeriği ne kadar dolu olursa olsun benim yazdığım hiçbir şey bir mana ifade etmeyecekmiş.

    çünkü; onların gözünde yaşlıyım ben. yaşanmışlık doluyum. onlar, kalbi ve duyguları toy bir adam arıyorlar. onlar, heyecanlı bir ergen arıyorlar.
    bilmiyorlar oysa, yaşlılık yaşanmışlıktan gelir. benim yaşanmışlığım yok. daha bir kadının sağ elini sımsıkı tutup da yaşadığım şehrin ana caddesinde yürüyemedim ben. daha bir kadının kasıklarına gömülemedim çırılçıplak. daha bir kadının sırtını öpemedim seviştikten sonra. daha bir kadına, ömrümün 29 yılının her hangi bir gününü sonuna kadar sunamadım.

    bunu bilemedi o genç yürekler. yorgunluğumu yaşanmışlığa yordular. oysa benim yorgunluğum, yaşanmamışlık kokuyor. leş gibi hem de.
    3 ...
  10. 36.
  11. (bkz: kaÇ YaŞinda OlduĞunu Bilmesen, KaÇ YaŞinda Olurdun?)
    2 ...
  12. 35.
  13. dağlı bir kabile mensubun şehirde yaşamaya karar vermesidir.
    2 ...
  14. 34.
  15. aynaya bakmaktan korkmayan gözlerin, senelerin verdiği acı, üzüntü, mutluluk sonrasında bıraktığı izleri görmeye korkar olmaktır.
    2 ...
  16. 33.
  17. kelebeğin 20.saatidir.özlem duyulan şeyler ağır basar.anılar cok kabarıktır.
    0 ...
  18. 32.
  19. 31.
  20. hayattan artık heyecan duymamaktır.
    2 ...
  21. 30.
  22. Büyümekle arasında farklar olandır. (bkz: leon)
    0 ...
  23. 29.
  24. gülerken göz kenarlarında kaz ayağı denen çizgilerle ilk müşerrref olduğunuz zamandır. önceleri insanı bi hayli üzer.. daha çok gencim ben halbuki diye düşünülür.. psikolojik olarak baya bi çökertir. daha sonra ise aslında onların bile yüze ayrı bi anlam kattığını, her yaşın insana ayrı bi olgunluk kattığını anlar insan. varsın kaz ayağı çizgilerim olsun beni beğenen kalbimi beğensin önce diye düşünür..
    0 ...
  25. 28.
  26. 27.
  27. 26.
  28. yıllar süren ama bir anda anlaşılan süreç. vallahi lan.
    2 ...
  29. 25.
  30. 24.
  31. Tam olarak hangi dergiydi hatırlamıyorum ama Mel Gibson bir röportajında şöyle söylemişti yaşlılıkla ilgili : ''insanın hayatındaki herşeyi mantığıyla yürütmeye başladığı bir dönemde başkasının yardımı olmadan çorba bile içememesi gerçekten çok acı.''
    5 ...
  32. 23.
  33. geride bıraktığınız yılları nasıl yaşadığınızla ilgili bir süreçtir. sonunda bir şarap da olabilirsiniz sirke de.
    2 ...
  34. 22.
  35. yaşadıklarının, daha önce yaşanmış şeylerden başka bir şey olmadığını anladığında yaşlanmış olur insan.. uzun yaşamak, hatıra biriktirmek değil; hayata geç kalındığını farketmektir yaşlanmak.. *
    5 ...
  36. 21.
  37. her yaşın ayrı güzelliği var derler ya; haklıdırlar. yaşlanmak demek tam anlamıyla yaşamak demektir. geride bıraktığın yılların verdiği olgunluk, aldığın dersler, gördüğün geçirdiğin binlerce olay vardır. yaşadığın her şey yüzünden okunur adeta. kırışıklıklar bile bir aynadır geçmişi gösteren. çok gülmüşsen dudaklarının kenarları kırışmıştır. ağlamışsan gözlerinin kenarları.kızmışsan hayata çoğu kez kaşların çatılmıştır muhtemelen. hepsi senin hayatındır.

    hiçbir şeyin kalmasa da hayatta yaşanmışlıkların kalır.

    gün olur onlar da yok olur...
    2 ...
  38. 20.
  39. Keşkelerin, iyikilerin, tazeliğin gömülüşünün vakti. Eskilerin hayata hükmettiği, anıların vakti. Yaşlanmak,yaşanmışlığın vakti...
    2 ...
  40. 19.
  41. insan genelde büyük üzüntülerden sonra yaşlandığını hisseder çünkü gerçek acı insanı istemsizce olgunlaştırır.

    zamanın avucunun içinden hızlıca kayıp gittiği zamanlarda farkedilmeye başlayan durum.

    ne kadar da hızlı geçti zaman diye üzülürken hep o başıboş anlamsızca gülüp eğlendiğiniz çocukluk yıllarınızı özlersiniz..

    büyük bir yarışla girdiğiniz üniversite bitirilmiş, artık iş kaygıları başlamıştır, yaşamak için ve hayatta herkesin saygı duyduğu bir birey olarak kabul görebilmek için çalışmak zorundasınızdır...

    sonra evlilik stresi başlar ve bir bakarsınız , hayatın hızı karşısında yenik düşmüşsünüz...
    1 ...
  42. 18.
  43. zamanın azalmasıyla bilgeliğin artması arasındaki ters orantılı ilişkiyi iyice gösterebilecek olay.

    (bkz: bunun nesi iyi)
    1 ...
  44. 17.
  45. Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    Ya gözler altındaki mor halkalar?
    Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    Zamanla nasıl değişiyor insan!
    Hangi resmime baksam ben değilim.
    Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
    Bu güler yüzlü adam ben değilim;
    5 ...
© 2026 uludağ sözlük