bu da bir savaş tarzı. sokakta gördüğüm şişe toplayan teyzeler sorunca neden topluyorsun? gözleri ağlamaklı anlatır sana hikayesini. peki biz neden göremiyoruz bu insanları? neden başladıkları yere geri dönüyorlar? neden fakirlik diz boyu? çünkü çözülmek istenmediğinden. ''bu düzen değişsede, yarın yeni biri düzecektir.''
sevimli bir aşk hikayesinden epik bir serüvene dönüşen bir hayattır bu.
seven sevilmez, sevinilen sevmez.
hani al gülüm ver gülüm değildir.
ne kadar gübre o kadar domates değildir yani anlayacağınız.
ne kadar çok kadın o kadar başarı yüzdesi de değildir.
yaşam, nefes aldığımız anların toplamı değildir. nefesimizi kesen anların toplamıdır.
kısaca yaşam: bizler için tıpkı geçen senelerle, kuru bir yaprağın gövdesini, toprağa kavuşturması ciddiyetini anımsatıyor. ve biz umutsuzluklarımızla, her gün dünyanın ırzına geçerek onu daha yaşanmaz hale getiriyoruz.
bu ayırdımı renkli yapan tek olgu ise, yaprağın bu yolculuğunu renkli kılan rüzgar gibi hayatımızı havalandıran sevdiklerimizdir. iyi ki var'lar..
" yaşam, kahraman rollerine ve benzeri şeylere yer veren bir kahramanlık destanı değil, insanların yiyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, iskambil oynamalar ve radyo dinlemelerle yetinip hallerine şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir.
Cevabını bildiğin her soruya sevin. Her gün bir maceranın köprüsü oluyorsun.
Dünya yanıtsız bir düzlem. Düzlemin içindeki adalette var olan bir birey. Birey olarak sorumluluk içinde sürdürdüğün bir yaşam.
Yaşam dedikte, ama burdan bir beklenti doğmuyor mu? Yoksa yaşam sıradanlık mı?
yaşam, üç beş parça şeyin durmadan yer değiştirerek ürettiği sonsuz sayıda aslı olmayan görüntüdür. iki hidrojenden bir helyum, üç helyumdan bir karbon, trilyonlarca karbondan insan, milyonlarca trilyon karbondan dünya... Bu kadar ve başka bir şey yok.
yaşam, ilişkilerin toplamıdır bir bakıma. insanın önce kendisiyle, sonra diğer insanlarla, doğa ve tanrısıyla kurduğu ilişkilerin toplamı. bütün öteki yaşamların da bir ilişkiler toplamı olduğu söylenebilir. en dikkat çekici özelliği topluluk oluşturmak olan karıncalar için de bu böyle olmalı. ama insan yaşamı sanırım daha çok, bir topluluk halinde, ama yalnız ya da asalak olarak yaşayan arılarınkine benzetilebilir.