dünyanın gözyaşlarıdır. cama çarpan damlalar, gri gökyüzü ve burnunuza gelen yağmur sonrası toprak kokusu. yar yüzüne kavuşamayan herkes sever yağmuru...
Su an Ankara'da yagmur yagiyor. Kasvetli bir gokyuzunden bardaktan bosalircasina sonbahar yagmuru yagiyor. Bir kez daha anladim ki sonrasinda yerini masmavi bir gokyuzu, gunes ve hatta gokkusagina birakan ilkbahar ya da yaz yagmurunu seviyorum ben...
Damlalar kayarken dudaklarımdan,
Hep seni düşünürdüm yağmur altında. sesin gitmezdi hiç kulaklarımdan,
hep seni dinlerdim yağmur altında.
damlalar karışırdı göz yaşlarıma,
hayran olurdum bakışlarına, o dayanılmaz iç yakışlarını, unutmadım unutamam
yağmur altında.
Yağmur huzurun mevsimi ben de. Hani insanın da mevsimleri oluyor ya. Bana nadir uğrayan bir mevsimim var. Huzur mevsimim. Her yağmur yağdığında içime dolan o toprak kokusuyla yeniden hayat buluyorum sanki. Yeni doğmuş bir bebek tazeliğinde açıyorum gözlerimi. Gülümsüyorum etrafa.
camin onundeki saksiya kisin gelmesine aldirmadan yumurtlayip beni dert sahibi yapan sorumsuz anne kumrununda kafasina tüküreyim ben. aldim saksiyla içeri yavrulari, biseyde yedirip iciremiyorum, 12 saattir aclar, zaten ben alana kadar siçana dönmüşlerdi. dert sahibi oldum resmen, zaten bu analarida bi sorumsuz, bi gidiyor 6-7 saat gelmiyor falan. tam kuslari yerine koyucam yine insanin gözünü çıkaracak gibi başliyor yağmur.
bir sürü duyguyu ayni anda yaşatan şeylerden biridir. şuanda da yağmaktadır. sesi bile harika. dinlerken gözlerim doldu. halbuki daha O'nu bile düşünmemiştim.
edit: entry düzeltildi.