yağmurun melankoliye katkısını şöyle de özetleyebileceğimiz durum... *
- En büyük hayalin nedir ?
+ Yağmur altında sevgilime sarılmak.
- Ya senin ki ?
+ Yağmur altında sarıldığın kişi olmak.
dünyada en sevdiğim doğa olayı.. yağmur başlayınca sokaktaki mal kalabalık evlerine çekiliyo ya , bütün sokaklar benimmiş gibi geliyo o zaman.. ohyş kahrolsun salak kelebekli ilkbahar yaşasın soğuk gri yağmurlu sonbahar..
batmak üzere olan güneş, bütün inatçılığıyla bulutların ardından, kendisini göstermek için mücadele veriyordu. bulutların gücü güneşe yetiyordu. güneşin gücü ise, sadece dünya'yı aydınlatacak kadardı. iş dünya'yı ısıtmaya geldiğinde... çaresiz kalıyordu güneş.
bulutların, güneşe yaptığı sıkı savunma çok başarılıydı. güneşe haksızlık etmemek gerek. çünkü; bulutlar çok güçlüydü. bunu güneşin, ayın değil, şehr-i istanbul'un ışıklarının yaptığı yakamozu, sokaklardaki yağmur birikintilerinde görünce anlıyordum.
şemsiye, denen nesneden nefret eden bense... yağmurun bütün ıslaklığını, vücudumda ve giysilerimde hissetmek için yürüyordum. ve bunu da başarıyordum. saçlarımın, ıslaklıktan öne yatması... gömleğimin, ceketimin, pantolonumun, çoraplarımın, çamaşırlarımın sonuna kadar ıslanması, tam istediğim gibiydi.
o kadar ki... yenisini alamadığım delik ayakkabılarımı, yağmurda ıslanırken ilk aldığım günden bile çok seviyordum. ara sıra delik ayakkabılarıma yaptığım bakışlarımla, onları teşvik ediyordum; çıkarıp görmememe rağmen bileklerime kadar ıslandığından emin olduğum çoraplarımı, daha da yukarılara kadar ıslatması için.
inadına ve isteyerek su birikintilerinin içine girip, şehr-i istanbul'un yakamozunu dağıtıyordum. bu sırada hayatımın, dolayısıyla da o anımın en büyük eksikliği; seni, hayal ediyordum.
yağmur başladığında, açmana izin vermediğim şemsiyeni... ıslanıp alnına, yanaklarına, ceketimin bel kısmına kadar yapışan saçlarını... yine benim ki kadar ıslanan elbiselerini... ayakkabılarını... ne yazık ki sen olmadığın için, sadece hayal edebiliyordum.
sonra senin bu vaziyetteki hayaline, sarılarak yürümeye devam ederken... tek isteğim; gittikçe hızlanan yağmurun, soğuk bir rüzgarla birlikte yağarak üşüyen hayalinin, biraz daha bana sokularak bana sarılmasını sağlamasıydı.
Yağmurun sesini açmakla, iç kanamamdaki çığlığı bastıramazsın.
Ben seni baharıma yaprak değil, yapraklarıma bahar bildim. Terimi gözyaşımla sildim.
Ama şimdi her aşkın başı sanırken, yangında son kurtarılacak olarak buldum kendimi.
Elini sol dikişten sızan kanıma ban. O zaman anlarsın sana nasıl kanadığımı.
Sen ki nice nice yardan adamlar... erittin. Nice aşkların alfabesini değiştirdin. Anlarsın gerçek seveni. Var gitme... *
y eniler toprağı, onunla açar çiçekler...
a ğlayınca bulutlar, insana benzer...
ğ ile bir kelimenin başlaması imkansızsa eğer...
m usluktan su gelir sayesinde coşar akar dereler.
u ğrayınca her seferinde istanbul, venedik'e döner...
r azıyız artık derdine, can kaybı olmasın yeter.
türkan şoray'ın ayılıp bayıldığı ve tanrıya teşekkür ettiği kızının ismi. hatta kızlarının varlığı yüzünden bayramlarda cihan ünal elini öptürürmüş kadına. diyorum kendisini 4. murat sanıyor adam.
nedense hep eskileri hatırlatır.. hafızadaki güzel olaylar da kötü olaylar da yağmurla çıkar birden dışarıya.. pencereden izlemek başkadır, altında yürüyüp ıslanmak başkadır. ikisi de ayrı bir hüzün verir. şahsen ben ne zaman eve dönerken yağmura yakalansam, evin yolunu uzata uzata giderim. yavaş yavaş yürüyerek.. düşünerek.. biraz pişman, biraz sevgi dolu, biraz umutlu.. ve özlem dolu.. avuçlarımı göğe doğru açtığımda, içlerine dolan yağmur damlaları sevgim; parmaklarımın arasından kayanlar ise sevdiğim gibidir.. eve gittiğimde elimde kalan nem ise.. hatıralar ve onların hüznüdür..
az yağdığında yerlerin kaygan olmasına ve kazaların yaşanmasına neden olan; orta hızda yağdığında sevgiliyle sarılıp gezmeyi akla getiren; şakır şakır yağdığında ise saçma yazılmış olsa dahi insanı bi iki şey karalamaya iten güzel bir doğa olayı. çok aşırısı ise sele yol açar ki büyük şehirler için muhtemel bir durum olmakla beraber barajların, göllerin, nehirlerin dahi taşmasına neden olur.