imkanı olan yurtdışına çıksın mesela.
vallahi bu ülkede hayat geçmez
bi defa özgürlük yok. ha diyeceksin ki özgürlük nedir be gülüm?!
anan derim başka ne diyim.
bak misal fikir beyan etsem gündemle ilgili bir zırto çıkar şikayet eder haydiii uğraş dur.
o yüzden siyaseti sevmem ben. kritik konular. konuşmaya gerek yok
aslında bi çok şeyi sevmem ben
neden böyle oldum bilmiyorum.
önceden çok da hayırsever bi iş insanıydım ben misal.
çingene çocuklarına dondurma alırdım.
askıda ekmek bırakmışlığım da var.
sonra gelen gideni karşılamadı. eee? benim suçum ne ? lan ben zaten sarhoşum.
zavadakkk
yemedi tabi.
hayvan terli
o değil de gençler. zaman çabuk geçiyor.
bi yerden tutmak lazım
bi bakıyorsun ayşe fatma hayriye
yaşımız gelmiş elliye
ondan sonra ne etliye ne de sütlüye
olay şu bence
vermeliyiz.
ama bilgi ama para ama ahlak ama sevgi ama aşk
ne varsa
verdiğin kadar gelir çünkü geri.
nefret bile...
Neyin var diye sordum yok bir şey dedi oysa ilişkimiz bitmişti. Senden önceki sevgilim aradı dedi, barışmak istiyor benimle diye devam etti. Bunun beni ilgilendiren tarafını sordum, kafam çok karışık ne yapacağımı bilmiyorum sen bana iyi geliyorsun diye anlattım dedi. Ağzıma kadar gelen küfürleri birer birer geri ittim ve mutlu olacağın şeyi seç diyerek telefonu kapattım. Hayat niye böyle lan sözlük? Neden katiller hep cinayet mahalline geri dönerler ki?
Güler yüzlü insan olmam sorunlarım olmadığı anlamına gelmez. Aynaya bakınca mutlu değilimdir gelecek korkularim kaygılarım vardır beni sevin diye güler yüzlü değilim ben gucsuzlugumu görmeyin diye size belli etmemek içindir....
Çocuklar hayalleriyle uçmalı gökyüzünde. Ne düşünmeliler yarını, ne kopmalı uçurtmalarının ipleri. Ve her çocuğun tenceresi kaynamalı yeryüzünde. Az gidip uz gidip, dünyada kurmalılar cenneti: Gülücük dolu hikayelerin baş kahramanı oldukları tatlı öykülerde... Bir varmış bir yokmuş. Kötüler kaçmış, çocuklar tokmuş... Gerçekten masal olamayacak kadar kötülüğün içinde bu dünya. Ne masalı; olsa olsa kâbus bu, kâbus! Çıkar mutlaka her güzelliği bozan birileri. Hiç şaşmaz! Doğruyu eğriyi gören, yalanı gerçeği bilen tek! Biz yaşamadığımız masalı SEN'i taşıyarak yüreğimizde yazdık: ...Bir zamanlar gül tomurcuğa boğulmuş, sevgili iken gözden düşmüş, kovulmuş... Sonu mutlu bitecek; şüpheniz olmasın! 'O' cevherini çamura atar mı hiç?
Lise arkadaşlarımdan biri 'bazen çeneni koparıp izlanda'ya göndermek istiyorum. Ama senin gibi ufak tefek bir insanın sessiz sakin olması da oldukça garip olurdu' demişti. Gülüp 'sen ancak konuştuğum zaman duyuyorsun onları. Ben her gün onunla birlikteyim. Ayrıca bir çoğu süzgeçten geçip çıkıyor dışarı. Sustuklarım inan çok daha fazla' demiştim.
Yalan değil, ben de zihnimi susturmak isterdim ama gücüm yetmiyor. Keşke kulağımda tıkaçlar olsaydı da ara ara içindekileri boşaltabilseydim.