bir akşam ailecek passaparolayı izliyoruz.** işte final bölümü geldi. metin uca da soruları sormaya başladı. geçmiş zaman şimdi soruyu tam olarak hatırlamıyorum ama " önüne set çekilerek oluşturulan su birikintisi. " tarzında bir soruydu işte. kelimenin baş harfi de " g" olacak. benim biricik annem ise sorunun cevabını " baraj" olarak düşünmüş olacak ki en başta onu söylenmeye yeltendi ama harfin " g" olduğunu fark eder etmez kendinden gayet emin bir şekilde, büyük bir gururla " garaj. " dedi.*
iki gün güldüm buna. aslında annemin cevabına değil de daha çok söyleyiş tarzına güldüm. cevabın " garaj" olduğundan öyle emindi ki...**
kuzenlerle birlikte yere genişçe bir masa örtümsü yayıp mükemmel bir suluboya şaheseri ortaya çıkarmaya çalıştığımız zamanda gelişen olay.
p: pesus
k: kuzen
k: hiştt, kuzen bak bak buraya böyle çizikler atalım sanat eseri olsun, vinçten * fazla satar lan vallahi
p: e iyi atalım bakalım, yalnız paranın çoğu benim, ben büyüğüm!..
k: konuşma layn ben de bu evin reisiyim..
konuşma uzar, atışmalar bla bla bla..
-- bir süre sonra kuzen sıkılır, resim de karalamalardan, renk kalabalığından ibaret olmaktan öteye gidememiştir, bombayı patlatır:
"ya yeter ya ben doydum!" **
Küçüğüm ben, erkek kardeşimle aramda beş yaş var. Bu yeni yeni konuşmaya ve cinsel uzuvlarını da tanımaya başlayınca işler çığırından çıkmaya da başladı. Malum yerinde de ben var bu veledin. Anneme soruyo anne bu ne? Annem ben diyo tabii ne diyecek .
Akıllı kardeşim bakın benim pipimde annem var diye diye gösterirdi herkese. Hadi oğlum kuşunu göster demezdi kimse ona ama çok gülerdik bu duruma. Annem mi? Utanır alır kardeşimi odasına götürürdü.
temizlik görevlisi:gençler çöp atmayın yere
ciddi:tamam abi atmıyoruz
t:şimdi çekirdek attın yere
arkadaş:abi seninde sigaranın külü yerlede
t:ya gidin lan adamı sinir etmeyin mmnaa kd..>?%%&!!
bayram tatilinde anneanne ve dedeyle tatil beldesindeki otellerin birine giden kuzenin bizzat kendisinden dinlenilmiştir.
yaşlı tonton ikili akşam yemeğine aşağı inmek için hazırlanmaktadır. ikiliden biri, büyük ihtimalle de dede, odanın elektrik sistemini çalıştıran kartı anlamsız(!) bulup çıkarmış ve akabinde odadaki tüm elektriğin gitmesi üzerine "herhalde 'bizim katın' elektrikleri gitti" diyerek ufak bir burukluk, tatsızlık yaşamıştır. anneannenin hemen ardından "asansör de çalışmaz şimdi bey, iyisi mi elektriklerin gelmesini bekleyelim de düşüp şaşmayalım yollarda" demiştir. bunun üzerine tonton ikili odada kukumav kuşu gibi oturup elektriğin gelmesini beklemiş, kendilerinin gelmesini beklemekte olan 4 kişiyi yemek masasında yaklaşık yarım saat kadar bekletmiştir. olay, ailenin en küçük ferdinin ikiliyi odalarından alıp aşağı indirmesi ile son bulmuştur.
--spoiler--
bir lira madeni parayı iki liraya kardeşime sattım sözlük. bankadan yeni çıkmış sanırım parlıyordu. çok beğendi. iki liraya sattım kardeşime. hala gülüyorum karnım ağrıdı.
--spoiler--
üniversite deki ilk derse giren öğretmene, karşılık ayağa kalkan öğrencilere, hocanın cevabı:
-aa arkadaşlar lütfen, bide andımızı okuyalım isterseniz.
babam kapıda ders çıkışı;
öğretmen dersi blok yapıp erken çıkmışız buna karşılık babamın cevabı;
- itin sıpası, ilk gün dersten mi kaçıyorsun? zil çalmadı daha dışarda ne işin var senin?
+ama baba...hebe hebe...
görev yaptığım arazide akrep, sarıkız türü böceklerin fink atması sebebiyle yattığımız çadırın etrafına 2-3 tane tavuğu ayağından bağlayarak bir nevi çapraz nöbet tutturmamız. fikir babası yasin uzman'a saygılar.
taksimdeki güvercinlerden birinin kafama pike yaparak dalması. akabinde kısa bir süre yalpalayarak yürümem. acıtıyor mübarek. görenler yarılmıştır haliyle.
5 yaşlarında bir çocuk sürekli bağırıp çağırmakta ağlamaktadır. ablası veya tezyesi olduğunu sandığım 2 kadın vardır yanında. bir tanesi zorla kolundan kavrayıp götürmeye çalışırken çocuk baskın çıkmış izin vermemiştir. bu sırada diğer kadın da olaya müdahele eder ve her ikisi bir kolundan yakalayıp zorla çıkarmaya çalışırken ayakları dayak yemiş cüneyt arkın vari sürüklenen çocuk haykırmaya başlar;
- bırakın laaan! bırakın lan anunnaa godumuun, bırakın lan beniii....
tekel bayii önünde 18 yaşından küçük bir gencin utana sıkıla içeri girip 2 bira alabilir miyim sorusuna adamın ne birası !? tarzında cevap verişi, ondan sonra çocuğun iyice kızarması ama o durumda kaçamayacağından titreyerek bira işte ne demek ne birası cevabı üzerine adamın ne birası dedim oğlum tuborg mu, efes mi.. demesi.
anne farm ville oynarken baba nın gidip gelip sonunda, hanım hedefin ne? ekiyosun ekiyosun nereye kadar, ödül mü var ucunda demesi. burdan söyleyince komik olmuyor ama beni krize sokmuştur bu olay. o nasıl masumane bir sorudur ve karşılığında ne kadar mulayim bir bakış atılır öyle.*
bir gun tanrica olursam:c
çok sevilen saftirik arkadaş:s
konuşmalar:bık bık*
ortada bir sorun vardır ve çözümü için kafa kafaya verilmiştir.
s:yaa "bir gün tanrica olursam" nasıl kurtulucam ben bu işten ya?
c:merak etme çok büyütülecek bir şey değil...bık bık bık bık...hiç olmadı gider...bık bık bık bık...uff sen beni dinlemiyosun ya napıyorsun orda?
s:hayır ya dinliyorum bence de....bık bık bık bık...(bu sırada kağıttan bir adet gemi yapmıştır)
c:peki o zaman.ne diyodum?haa evet saçma geldi bir kere söyledikleri...bık bık bık...
s:aa uçmadı(kağıttan gemiyi yere paralel bir şekilde fırlatmıştır.)
c:(boş gözler,kalkık kaşlar,mavi ekran)canım uçak yapman gerekiyordu yalnız.
s:ahahaha di mi ya evet ben de diyorum neden uçmadı.
c:o zaman iyi günler sana
kardeşle bilgisayarın başında oturulmaktadır. feysbuk sayfası takılmış, rutin fotoğraf açmama olayını abartmıştır. f5 e bassana denir kardeşe. o an beyni yanan kardeş f harfine ve 5 tuşuna aynı anda basıp sayfanın yenilenmesini bekleyip yıllarca yüzüne vurulup gülünecek bir şeye sebebiyet vermiştir.
karadeniz' de yaşanmıştır.yeni ayakkabı alan biri çevresindekilere belirtmek için anlatmaktadır...
dün akşam apartmandan girdum içeri açtım kapıyi bi ses...
sağa bakayrum yok sola bakayrim yok ha bu ses nereden geleyi diye korktum...
bir de baksam ne göreyim ayakkaplar konuşayii bizi dışarda bırakma bizi dışarda bırakma.