yaran olaylar

entry2146 galeri89
    1946.
  1. geçenlerde arkadaşların oyununa gittim,
    neyse oyundan çıktık,
    tanımadığım bir oyuncu (çekingen de bir tip)

    "oyunun başında fazla reaksiyon alamadık"
    diyeceğine,
    "oyunun başında fazla ereksiyon alamadık" dedi.

    ben de durur muyum yapıştırdım cevabı.dkfghedgf

    ben de oyunda fazla orgazm olamadım haklısın dedim.
    kıpkırmızı oldu çocukcağız.
    4 ...
  2. 1947.
  3. Bir gün arkadaşlarla metrobüs ile yolculuk yapıyorduk. Metrobüs leş gibi kalabalık, leş gibi sıcak da cabası... bizim arkadaşlar da hanımefendinin çocuğuyla konusuyor, güldürüyor. Kendilerince leş yolculuğu güzelleştiriyorlar. Bende de o zaman uzunca bir sakal vardı, Tabir yerindeyse kıl yumağıydım. Ben de onlara katılayım dedim ve çocuğa seslendim. Çocuk ne dese beğenirsiniz? Anneee ayı! Dedi ve yüzünü annesinin koynuna koydu. Böyle bir tepki beklemiyordum. Metrobüsdeki insanlar kahkaha atmaya başladı. Herkes gülüyor, ben şaşkın, çocuk ağlıyor. Ne yapacağımı bilemedim.sonra ben de ortama ayak uydurdum ve biran önce ineceğim durağın gelmesini diledim.
    Anlatınca komik olmayan olaylardır.
    7 ...
  4. 1948.
  5. Geçen arkadaşımın öğretmenlik yaptığı liseye gittim. Matematik öğretmeni kendisi ve tenefüslerde bile boş kaldığı yok, sürekli çocuklar etrafında bir şeyler soruyorlar.

    Tenefusteyiz, çalışkan öğrenciler iki çift laf ettirmeden etrafını sardılar bunun gene. O an tam karşımızda beden eğitimi öğretmeni de çocuklarla futbol oynuyor. Bizim matematikçi bir an bana döndü ve çocuklardan gizli gözleriyle beden eğitimi öğretmenini işaret ederek; 'biz de bu malla aynı maaşı alıyoruz işte'.
    5 ...
  6. 1949.
  7. Dikili'de yazlıktayız, güzel bir koy bulduk ailecek. Neyse denize girdim. Su biraz soğuktu, yakınımda adanalı orta yaşlı bir abimiz şu efsane cümleyi sarfetti; "su çok soğuk ateş yakıp suyu mu ısıtsak aminiyum"
    2 ...
  8. 1950.
  9. kulağında kulaklıklarla elektro gitarını çalan torunun yanında televizyon izleyen anneanne kişisi merak eder ve çaldıklarını dinlemek istediğini söyler. kulaklıları takan yaşlı kadın 5 dakika boyunca torununu dinler, hafif hafif kafa sallar, dizlerine vurup ritim tutar ve arada vuuuuuhlar. çocuk durunca kulaklıklarını çıkartır ve bombayı patlatır:

    "bağa bak ula, biraz fazla hizlisun, hep haşin çalaysun ama güzel tıngırdatiyisun. şole pivpivpiv ötturiyusun ya oni yapma, beğenmayrum. kulaklarumi tirmaliyi!!!"

    anlaşılmıştır ki kadıncağız her türlü harmonic tekniğine uyuz olmaktadır...
    14 ...
  10. 1949.
  11. 1950.
  12. soğan patates önemli arkadaşlar.. pazara gitmek daha önemli şey. çok fazla pazar kültürüm yok öyle her hafta gideyim edeyim olmaz. insanlar üzerime üzerime geliyor hissi yaratıyor. her neyse, yıllar sonra pazara girip soğan almaya karar verdim. soğan tezgahına yaklaştım. soğanımı alıp tebrik ettim.. çok sağol abi çok güzel soğan sattın. hayırlı olsun senin için. alt tarafı hayırlı işler diyecekken..

    cey:bir kilo soğan alabilir miyim?
    pazarcı:tabi abla.
    cey:hayırlı olsun..
    6 ...
  13. 1951.
  14. Zamanında bende şöyle bi olaya tanık olmuştum.
    Bizim elemanlardan birisi diğerine soruyo makara olsun diye.

    -Osman sen babanın düğünü hatırlıyomusun ?
    +valla kardeş ben hatırlamıyorumda abim belki biliyordur.
    Bu cevap bizi kırıp geçirmişti zamanında.
    2 ...
  15. 1952.
  16. Ağzı çok bozuk olan bi tane generalimiz vardır ve o gün araçla üssü gezmektedir.
    3 asker yoldan sigara içerek gitmektedir
    Filamalı aracı fark edip sigaraları sol eline alıp avuç içi yapmışlardır fakat çoktan ifşa oldukları için nafile herneyse
    Filamalı araç askerlerin yanında durduktan sonra arka camı açıp general askerlere sorar ;
    -sol elinizdekiler nedir oğlum
    Asker künye patlattıktan sonra mahçup ve suçlu bi şekilde cevaplar
    +sigara Komutanım
    General hiddetli bir şekilde
    -haah işte o sigaraları götünüze sokun!! Der ve camı kapatıp yoluna devam eder.
    8 ...
  17. 1953.
  18. Maaile milyoner yarışması izleniyordur. Sessiz ve dikkatle, bir Hayli ciddi bir ortam. Çocuğun biri tek tek soruları bilir ve joker kullanmadan 125 bin lira ödüllük soruya gelir. Emin olamasa da yine joker kullanmadan son soruya cevap verir ve sonuç hayal kırıklığı olur. Tam da o yanlış cevabı verdiği anlaşılan ses duyulduğu anda nine kişisi tüm sükunetini bozar ve ekrandaki çocuğa bağırarak kızmaya başlar...

    "Eeeiiiiy, salak uşaaaak. Yikarken götuni poklayisun taşaklaruni!!! Siku tutarsun habole, hey gidi tamahkar ahmak; sağa ne gerek yarişmak!!!"

    "!!!??.."
    14 ...
  19. 1954.
  20. Nenega ve kocakarı arkadaşları kuran sohbeti için evde toplanmıştı. Kadınlardan biri kütüphanedeki cdleri görüp ilahi midir bunlar dinleyelim diyerek merakla incelemeye başlamışken içlerinden en haşin fotoğrafların olduğu metal albümlerden birini açıp ürkütücü ve tuhaf görsellerin olduğu kartoneti görünce çığlıklar atarak salonda küçük çapta bir kıyamet yaşatarak paldır küldür kaçmışlar...

    "Aaaaaaa, vıuuıuııhhhh, şeytan işi bunlaaaaar, hanım senin torunun satanist olmuş, çarpılacaaaaaz, yanacaaaaz, kaçalım buradan..."

    Eve geldiğimde bir çöp poşeti cdyi kapının önüne koyulmuş bulmuştum.

    Dedega ise gizlice bana yüklü miktarda para vermişti o gece...

    "ula uşak aferun sağa, yarun git o sidilerden bi suru daha al kendune. sayende hepten kurtulacağum habu kocakari ziriltisunden!!!"
    14 ...
  21. 1955.
  22. Evet yine bir gün param yok diye başlanan durumlar.
    1 ...
  23. 1955.
  24. 1956.
  25. Geçen gün yine bir sözlük kızıyla çılgınlar gibi sevişirken başka bir sözlük kızına verdiğim randevuyu unutmuşum. Gelmiş kapıma dayanmış cama taş atıp duruyor. bütün mahalle ayağa kalktı, karşı komşu bana bağırıyor nasıl unutursun kızcağızı diye. Rezil oldum amk!
    0 ...
  26. 1957.
  27. Bugün okulda aşı günüymüş, benim haberim yok.

    Derste gevezelik artınca, 'susun yoksa size iğne yaptırırım' diyerek telefonla konuşuyor numarası yaptım. Derken on dakika sonra kapı çalıp hemşireler sınıfa dalmasın mı?

    Haliyle ihale bana patladı. Ben çağırdım sandıkları için hepsi bana küstü.

    Yarın işimiz iş.
    11 ...
  28. 1958.
  29. bir akşam vakti eve gelen torun kişisi dedega ve neneganın hararetli hararetli konuşmalarını işitir. odalarının kapısını açtığında ikisini ellerindeki laptopu dikkatlice inceleyip kurcalarken yakalar...

    "ne yapıyorsunuz, onun sizin elinizde işi ne? kıracaksınız!"

    "ulaaa bakayruk hağu pokin içine ne vardu biz da gorelum isteyruk. ne sikum bişeysa artuk saatlerca başundan kalkmaduğunuza göre pek kıymetli bişeylar var idu içine. ee madem geldun, aç da görelum!!!"
    18 ...
  30. 1959.
  31. yer: istanbul boğazı kıyısında lüks bir davet mekanı.

    resident kişisi yabancı bir müşterisi için gala yemeği planlamakta, mekanı incelemekte, nerede ne yaparızı düşünmektedir. mevsimlerden yaz olduğundan mekanda açık hava düğünü mevcut. gelin, damat, şıkır şıkır davetliler, her tarafta ışıklar, tüller, çiçekler. nikah memurunun hayırlı uğurlu olsun tebriğinin ardından gelin-damat yürüyüş yolunda. maytaplar ve pyro gösterisi bir anda ortalığın ışıl ışıl olması, sonrasında gözümün takılmasını ve daha dikkatli izlememi sağlayan büyük bir alev topu, gelinliğe bulaşan bir kıvılcım. aniden 4-5 kişinin ceketlerini çıkararak gelinin üstüne başına, kafasına gözüne vurması, yetmemesi.

    10 saniye sonrasında artı 4-5 kişinin gelini bildiğin tekmeleyerek söndürmeye çalışması. yine yetmemesi gelinliğe ve etrafa yangın tüpüyle müdahele. mekandakilerin bir oh çekmesi.

    ateşli-alevli olsun derken eminim düşünce bu değildi. yazık oldu.
    5 ...
  32. 1960.
  33. Yeğenim hatice yeni yeni sözcükleri keşfetmiş anne, baba, aynene, oyunçak gibi kelimeleri öğrenmiş.

    Ben de tabi ki dayı dedirtmeye çalışıyorum. Uğraş, tepin, dur yok. Söylemiyor kızcağız. Erkek Kardeşime " nayı " diyor bana demiyor. Çıldıracağım. Sevmedi galiba beni diyeceğim ama en çok benimle oynamak, zaman geçirmek istiyor.

    Tutturdu bir gün anne park, park diye. Dedim ben götüreyim. Gittik parka hava da soğuktu. Dayı de bakayım yoksa binmem senle tattırevalliye dedim. Mız mız yapıyor, bişiler diyecek ama mız mız durumunda. Kıpkırmızı olmuş yanakları soğuktan.

    Dedim bak ben gidiyorum, dayı demezsen bir daha gezmeye çıkmayacağım seninle. koşarak tattırevallinin bir tarafına oturdu, " buyaya gel buyakçım " dedi.

    Bir an beynimden vurulmuşa döndüm. Aramızda ki samimiyetten dolayı dayı demiyor bakar mısın sen fırlamaya. Bende orada neden dayı demiyorsun triplerindeyim. Bu çocukların hepsinden korkacaksın arkadaş. Her an yamultabilirler sizi böyle.

    Dayısının bir tanesi ;

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1307705/+
    10 ...
  34. 1961.
  35. ben henüz doğmamışken yaşanmış bir olaydır.

    bi gün annemler pikniğe giderken abimin tuvaletinin gelmesiyle olay başlar. annem de boş bi kavanoz çıkarır neyse abim halleder işini kavanozda ikinci bir çişe yer kalmamıştır. ardından kuzenimin de tuvaletinin gelmesiyle olay patlak verir. kavanozun boşalması lazımdır. annem dolu kavanozu aldığı gibi arabanın camını açıp dışarıya savurur. arkadan gelen talihsiz gelin arabası ne yazık ki kavanoz içerisindeki sıvıyla bi güzel yıkanır. bunu farkeden annemin babama gaza bas gaza bas nedenini sorma demesiyle olay son bulur efendim. artık kuzenimin işeyeceği boş bir kavanoz elde edilmiştir. gelin arabasına çok geçmiş olsun...
    4 ...
  36. 1962.
  37. 1963.
  38. gecenlerde nufus mudurlugunde basima gelen olaydir.
    70li yaslarda cipli kimlik almak uzere gelen bir amca vardi. memur parmak izi almak icin oturmakta olan amcayla yaklasik 20 dakika suren bir mucadeleye girdi. cunku adamin el izi bir turlu okunamiyor ve cihaz hata veriyordu. sonra memur dayanamadi ve dediki amca ayaga kalkip oyle bas elini, galiba elin tam oturmuyor. amca da yanlis anlamis olacak ki, bir ayagini havaya kaldirip parmagini basmaya devam etti. ayak 5 dakika kadar havada bekledi, memur bes dakika kadar ibretle amcayi izledi, ben ise bes dakika boyunca hic tanimadigim bir tontis teyzeye yaslanmis gozumden akan yaslari siliyordum. bu da boyle bir animdir.
    3 ...
  39. 1963.
  40. geçen cuma hadımköy metrobüs durağından inip gürpınar'a giden 4 no'lu minibüsü beklemeye başladım.

    bu hıyar tabiatlı minibüsçüler sefer sürelerine pek riayet etmedikleri için de durakta yığılmalar kaçınılmaz oluyor. hani abartmıyorum 60-70 kişinin bile aynı arabayı beklediğini, 2 boş minibüs ile anca o kalabalığın temizlendiğini görmüşlüğüm vardır. neyse.

    araba sonunda geldi.

    biz de kemal sunalın o meşhur filmindeki o sahneyi canladırıyoruz (bkz: ekmek çıktı) millet çıldırmış gibi arabaya binmeye çalışıyor. itiş kakış derken arabaya bindim ama ne bindim. siktir et kımıldamayı, nefesimi verdim geri alamadım. o boşluğa bile adam sığdırdılar amk...

    kapılar kapandı bi şekilde, sıra geldi para uzatma seansına. benim yanımda bi amca var. ben ona uzatıyorum paraları o da şoföre.
    ama araba full vaziyette ve herkes yeni bindi...

    - abi buradan bir gürpınar
    + gürpıanar üzeri
    (para yağıyor)
    -abi bi bizim kent
    -abi bi kolan
    -abi iki yonca fırın
    +kolan üzeri
    (beşlikler onluklar)
    *abi bi öğrenci
    +bizim kent üzeri
    -abi şu parlementerler 2 kişi
    *beylikpazarı bi tane
    (aynı anda iki üç kişi...)
    / ben para üstümü alamadım
    =şuradan da bi yakın...
    ^^amca şunu da uzat...

    derken amca iyice gerildi... şoföre bi baktım yenim ediyorum "ne yapacam ben şimdi" diye bakıyo kafa gitmiş adamın.

    yanımdaki amca durdu... durdu... çok sakin bir sesle...

    + bi dakka para yollamayın... kafası karıştı...

    lan beni aldı bi gülme...

    amca çok yaşa emi ya...
    14 ...
  41. 1964.
  42. 1965.
  43. Musanın denizi yarmasıdır.
    0 ...
  44. 1965.
  45. servis şoförünün en son servise binip "servisi kaçıracağım diye ödüm koptu" demesi. (anlatınca komik olmadı mı ne)
    7 ...
© 2026 uludağ sözlük