geçen cuma hadımköy metrobüs durağından inip gürpınar'a giden 4 no'lu minibüsü beklemeye başladım.
bu hıyar tabiatlı minibüsçüler sefer sürelerine pek riayet etmedikleri için de durakta yığılmalar kaçınılmaz oluyor. hani abartmıyorum 60-70 kişinin bile aynı arabayı beklediğini, 2 boş minibüs ile anca o kalabalığın temizlendiğini görmüşlüğüm vardır. neyse.
araba sonunda geldi.
biz de kemal sunalın o meşhur filmindeki o sahneyi canladırıyoruz (bkz: ekmek çıktı) millet çıldırmış gibi arabaya binmeye çalışıyor. itiş kakış derken arabaya bindim ama ne bindim. siktir et kımıldamayı, nefesimi verdim geri alamadım. o boşluğa bile adam sığdırdılar amk...
kapılar kapandı bi şekilde, sıra geldi para uzatma seansına. benim yanımda bi amca var. ben ona uzatıyorum paraları o da şoföre.
ama araba full vaziyette ve herkes yeni bindi...
- abi buradan bir gürpınar
+ gürpıanar üzeri
(para yağıyor)
-abi bi bizim kent
-abi bi kolan
-abi iki yonca fırın
+kolan üzeri
(beşlikler onluklar)
*abi bi öğrenci
+bizim kent üzeri
-abi şu parlementerler 2 kişi
*beylikpazarı bi tane
(aynı anda iki üç kişi...)
/ ben para üstümü alamadım
=şuradan da bi yakın...
^^amca şunu da uzat...
derken amca iyice gerildi... şoföre bi baktım yenim ediyorum "ne yapacam ben şimdi" diye bakıyo kafa gitmiş adamın.
yanımdaki amca durdu... durdu... çok sakin bir sesle...