yine milyarlarca ezberin olduğu bir biyokimya dersi ve hoca durmaksızın anlatmaya devam eder. dersin bir yerinde; yaklaşık 10* slayt atlar ve "onlardan sorumlu değilsiniz" der.*** anlayacağınız sınavlarda biriken konuların haddi hesabı yok.
10 slyat 10 slayttır, az olsun diye sevinçten dörtköşe olmuş gariban apoi'ye arkadaşı hemen haddini bildirir:
-hayır niye bu kadar yaygara yaptın anlamadım? sonsuz tane not var zaten. 10 tane slayttan bahsediyoruz kızıım..
sonsuz-sayı=sonsuzdur, unuttun mu hemen?!**
+ ee naptın o hatun ne öyle ya ismi ne ?
- pisliğe bak çok ayıp ama bu yaptığın.
+ oha çok pislikçe ismini merak ettim.
- hödö ismi, hea iyiymiş.
+ hede ya teklifin geçerli mi hala.
- ne teklifi ya.
+ viski içek olma mı dedin ya.
- ben içtim onu ya hatun kişi ile.
+ oha arkadaşıma naptın anlat.
- o hatun değil ya bu başka.
+ pislik hediye ettiğim vis ki yi başka kızlarla içtin tüh ya, ayıp ama.
- sana teklif ettim olma diye cevap verdin ama.
+ yaa denedim seni, ısrar etmeni bekledim.
- aa kıyamam gerçekten mi.
+ evet. üzüldüm ya. kim o hatun merak ettim.
- içmedim yalan içmedim, ama hatun gerçek.
+ aa içek o zaman bugün.
- tamam olur. o hatun da gelsin mi.
+ hayır gelmesin ya, deme bana böyle şeyler.
- şaka yaptım fıstık.
+ (....)
lisedeyken arkadaşa kız ayarlayacaktı arkadaşım diyalog şöyle ;
+oww fahri kızın kardeşini de bana ayarlarız bacanak oluruz
-annesini de ben alırım benim damadım olursunuz
*annesinin kardeşini de ben alırım
+sonra baldız baldan tatlıdır deyip eşleri değiştiririz
/ulan bi yürüyün gidin kafanıza at girsin hemde arap atı...
Arkadaş içerken, annesinin araması sonucu ortaya çıkan komik diyalogtur.
Arkadaş- Aloo, anne?
Arkadaş- Tamam anne, arkadaş ile salata yapıyorduk.
Arkadaş- Malzeme eksikmiş dışarı çıktı.
Arkadaş- He tamam anne bugün bende kalacak.
Konuşma bittikten sonra, kafası bir milyon olan arkadaşa ödüllü soru sorulur.
- Hayırdır ne dedi la annen?
Arkadaş (salakça bir sırıtma ile)- Hiç, kendi yatağını sakın arkadaşına verme. Salonda yatsın dedi.
- Yüzümde gülümseme ile içimden 'Vay a.q.'
12 mayıs 2013 fenerbahçe galatasaray maçını nevizade de izledikten sonra anadolu yakasına evime geçmek için meydandan taksiye bindim. beşiktaşa in oradan üsküdar'a geç oradan eve 5 dakika yürü doğrusu gözüm kesmedi. *
her neyse taksici gençten bir tip, sigara içiyor ben de içebilir miyim dedim, muhabbete başladık.
taksici: maçtan geliyorsunuz galiba, sever misiniz futbolu
ben: yani izlemeyi severim ama aman aman anlamam hani.
taksici: ben sevmem, zaten mantığımda almıyor bu oyunu.
ben: 22 adam bir topun peşinden koşuyor klişesi galiba?
taksici: evet, benim başka hobilerim var
ben: ne gibi tenis falan mı?
taksici: yoo balık tutmayı seviyorum, pikniğe gitmeyi seviyorum, sevişmeyi seviyorum. yani anlatabildim mi böyle şeyler
ben: hııııı anladım siz beni şurada bırakıverin, buyurun paranız çok sağ olun sohbet için iyi geceler, hayırlı işler.
+ naptın bugün evlat anlat
- evdeydim gittim geldim
+ iyi iyi güzel
- akşam kaçta gidecen eve
+ 8 gibi giderim herhalde
- iyi iyi gayet iyi fena değil
+ he öyle işte
- arada kız atıyon mu eve sikiş tokuş oluyor mu ?
+ ne efendim anlamadım
- sikiş tokuş oluyo mu yalama emme yapıyon mu ?
+ haaa anladım he oluyo oluyo
- hah iyi iyi güzel güzel emin birbirinizi yalayın, amgötmeme.
+ kahkaha sesleri yükselir. ....
yine bir cafe ve yine bana en yakın masaya ister istemez olunan kulak misafirliği;
efendim iki erkek arkadaş konuşuyorlar, anladığım kadarıyla arkadaşlardan birisi boşanmak üzere ve pazartesi günü de davası var. ve yine anladığım sorunsuz bir boşanma zira konuştuğu arkadaşı bu işe bitmiş gözüyle bakıyor. Adamı da acayip gaza getirmeye çalışıyor artık özgürsün, eski günlerdeki gibi takılırız işte ne güzel benzeri gaz verici cümlelerle allah ne verdiyse saydırıyor.
derken bizim boşanmak üzere olan diğer arkadaş bombayı patlatıyor;
"oğlum iki çocukla bu dediklerinin hiçbirini yapamam ki ben. benim ki bundan sonra olsa olsa denetimli serbestlik."