iki yıl önce almanca hazırlık sınıfındayken çok sevdiğim bi hocamla aramızda geçen diyalog.. yazık adamcağız naif bi şekilde ders anlatmaya, soru çözmeye falan çalışıyo;
h: hocam
b: ben
h: evet.. hans'ın kuşu kafesinden kaçmış.. hans bu duruma çok üzülmüş.. neyse derken hans bi daha kuş almamaya karar ver...
b: hocam pardon ben duyamadım da.. not alıyodum.. hans'ın nesi kafesinden kaçmış?
h: kuşu kaçmış oğlum, kuşu!
b: ha tamam hocam şimdi oldu..
bu esnada sınıf yerlerdedir, herkes kopar falan.. ama hocam o kadar ince bi adam ki, benim ne niyetle sorduğumun farkında bile değil.. derken bi elindeki soru kağıdına baktı, bi kopan sınıfa baktı, bi bana baktı ve;
h: lan sen var ya! çok fena bi adamsın ha! ben onu mu demek istedim oğlum?
b: yazık be hocam! eşşek kadar adam bi kuşuna sahip çıkamamış ya! vallahi yazık! bi de şu almanlara zeki insanlar falan derler ha!
en sonunda çok sevdiğim hocam da dayanamaz ve patlatır kahkayı..
yine ben ve bi arkadaşım arasında yaşanan diyalog.. çocuk yüzüncü yıl üniversitesi gıda mühendisliği okuyodu.. yolda gördük, halini hatrını soralım dedik..
b: ben
a: arkadaşım..
b: vay nedim! naber lan?
a: iyilik be abi.. nolsun.. uğraşıyoruz işte öyle..
b: olum van'daymışsın diye duyduk.. çok uzak lan.. soğuk da olur orası.. ee nasıl bari ortam güzel mi?
bugün kanald öğle haberlerinde thy'nin antalya-st.petersburg seferini yapan uçağa kaçırma teşebbüsünde bulunulduğuna dair bir haber vardı. haber sunucusu şule isimli bayan ulaşım bakanlığı müsteşar yardımıcısı mıydı neydi öyle bir beyle telefonda konuşuyordu,
ş: efendim uçağın son durumu nedir?
m. yrd: korsan yolcularca ikna edilmiş ve eyleminden vazgeçirilmiş, uçak normal seyrine devam etmektedir, detayları uçak indiğinde öğreneceğiz.
arkadaşla yolda yürürken kaldırımda efes pilsenleriyle oturan iki adam görülür, adamların önünde bir motorsiklet vardır. içlerinden bir tanesi motora çakmak çakar ve derki
-abi sorun yok demekki olsa benzin çakmakla harlardı zaten!
hızlı adımlarla oradan uzaklaşılır..
itiraf: Bir yönden bakınca çocuk gibisin, diğer yönden bakınca tam bir kadın." dedi. Ruhumdan bahsettiğini düşünüp mutlu oldum. Kısa boyumu ve dolgun göğüslerimi kastetiğini anladığım an; benim mutluluğumun, onun da sevgilim olabilme hayallerinin sonu geldi.
yorum: Tepeden bakınca dört yapraklı yonca gibi mi?
camdan bakılır iki küçük kız kavga etmektedir:
1. kız: ya gerizekalııı, güneş diye isim mi olur kandırmışlar seni..
2. kız: hayır hayır hayır hayır (yüksek sesle bağırıyor)
1. kız: salak salak salak salak ( yüksek sesle bağırıyor)
iki amca sokak ortasında konuşurken bi kadın gelir, içinde ikiz bebeklerin bulunduğu bebek arabasını bu amcaların yanına bırakır.
erken doğum olduğuna inandığım amca:
- aa lan ismet ikizlere bak iki tane! *
lekesizzihin isimli yazar şahsiyetle aramızda geçen bütün diyaloglar, örnek vermek gerekirse;
uzun bir şehirler arası yolculuk öncesi, otobüs firmaları araştırılır, rahat mıdır?, fiyatları nasıldır?, şu mudur, bu mudur, bıkbıkbık.. en sonunda iki firma arasında kararsız kalınır; birisi 40 yeteleden bilet satan s-etro firması, diğer ise 62 yeteleden bilet satan yüce-soydur.
iki arkadaş **, hangisi olsun diye karar vermeye çalışırken arada şu diyalog yaşanır:
lekesizzihin: al işte 40'lığı kızım otobüs otobüstür, aradaki farkı gidince yersin (böyle de sinekten yağ çıkartırız) cherubinomudedin: cık, olmaz yüce-soyda wece bile var, ooo gece gelirse nolcak, napcam ben? lekesizzihin: öle deme kızım, setro onurlu firma, en azından içine sıçtırmıyo..
bir kaç küçük erkek çocugundan oluşma bir grup, parkta bir banka oturmuşlar. aralarında şu diyalog geçiyor:
1. çocuk: abi ben büyünce hayatta kadın doğum uzmanı falan olmam!
2. çocuk: niye lan?
1. çocuk: çok zor iş yaa...
3. çocuk: bencede haklı, yapılacak iş mi?
lotus: !%&'/!!
h:aşıklar dudaklarına iğne yerleştirerek birbirleriyle atışırlar. bu atışmalarda b,f,p gibi harfler kullandıkları zaman iğne dudaklarına batar. mesela 'baba' dedikleri zaman iğne iki kez aşığın dudağına batar.
son:hocam o zaman peder desin. en azından bi kere batar.
fener-arsenal maçını peder beyle izlemekteyim. fener yeniliyor tabi arogenes koordinatorluğünde, maçı anlatan ertem şener de herzamanki gibi extradan bilgi vermezse olmaz.
ertem şener; evet sayın seyirciler walcott arsenale tam 8 milyon pounda, hem de 16 yaşındayken transfer olmuştu.
babam; way a.q çocugu görüyon mu? piç 16 yaşında 8 milyon pound ediyor sen 21 yaşındasın 20 ytl etmiyon lan(kahkaha atıyor).
ben ; sadece gözlerimi pörtletip babama bakakaldım(senin gibi babaya da, senin gibi spikere de, walcotmusun nesin senin de kafasını sikeyim dedim;ama içimden) ve babamın doğru söylediğine kanaat getirip yüzümde acı bir tebessümle maçı izlemeye devam ettim.
freedean:
çişim geldii
freedean:
uyusam mı ajaabaa
mystery:
:D
freedean:
ama önce işemem lazım
mystery:
bnm de icesim gldi
mystery :
icsem mi
freedean:
ahhahhahahah
freedean:
iç iç
mystery:
bira yok vodka var
mystery :
bira istiom ama
mystery:
freedean:
tüüüüüüüüüüüüü
freedean:
yrn biraa alll
freedean:
en tezinden
mystery:
annem aglar
mystery:
alkolik oldum die
mystery:
asdfghjklşlkjhg
mystery:
bn bi bkıım
mystery :
sen cisini yp gel
freedean:
gasteye sar iç
freedean:
annen görmesin
mystery :
koptum
freedean:
ahahhahhahhahahhaah
mystery :
asdfghjklşi,işlkjhgfd
mystery :
sorarsa ne diim
mystery :
bi orkid sarılıo
mystery :
bi icki
mystery :
asdfghgfds
freedean:
sıcak tutsun die sardım dersin *
evde tek başına takılan ve çok acıkan tu kaka bana x kebapçısına telefon açar ve diyalog şöyle gelişir;
-merhaba x kebapçısı mı?
+evet abi buyrun
-hocam 2 lahmacun istiyorum bir de ayran yalnız maydonoz manyağı olmasın lahmacunlar
+hemen yaptırıyorum abi adres alayım
-x mahalle y sokak no:20 daire 10
+abicim valla eleman yok ben getirecem neresi orası?
-şimdi bilader gelenbevi lisesi var onun çaprazında
+ne lisesi?
-gelenbevi gelenbevi!!!
+genel ne? abi ne biçim isim bu?
-ulan ben koymadım adını, biliyo musun böyle bi okul? *
+yok valla, istersen başka bi yerden tarif et
-kalsın amına koyayım yumurta kırarım.