eczanede bir gün;
eczacı ve ona yardım eden eşinin konuşmalarına kulak misafir oldum. Konuşmalar aynen şöyle;
ecz: tentürdiyotlar bitmiş, niye getirtmiyorsunuz tentürdiyotsuz eczane olur mu hiç?
eşi: tentürdiyot var elimizde orada rafta yerini değiştirdim bir üst rafa koydum.
ecz: yerini niye değiştiriyorsun bırak dursun, bu gün adam aradı bulamadı, yok dedik.
eşi: yahu adam kim?
ecz: ben
Bu yaz yeni gitmiş bulunduğum köyümüzde annemin kuzenlerinden birindeyken duştayımdır.
pat kapı açılır
+ stansie ablaaa.
- oğlum çıksana girilir mi öyle
+ abla napıyosuuun
- lan oğlum ayıp ayıp hadi çık kapa kapıyı
+ ne zaman çıkıcaksın
- ya gitsene kızıyorum bak! anneeeeeeeeeee!!!!!
+ abla hadi oyun oynayalım
-laan?!!!
elemanın sınıf arkadaşlarından ikisi halı saha ayarlamak istiyor. biri diğerine halı sahanın numarası diye bizim elemanın numarasını veriyor. bizim eleman doğuştan numaracı. anında oynamaya başlıyor
+aloo abi halı saha boş mu?
-boş boş yiğenim. kaç kişisiniz?
+14 abi
-hee ama biz değiştirdik sahayı. 12 kişilik artık sahalar. uyar mı?
+..
-alo
+u.. u.. uyar abi (mal olmuş)
-ama şimdi tellerde delikler var. iki tane de top toplayıcı olması lazım
+... ayarlarız abi (daha da mal olmuş garibim)
-savaş allah belanı versin lan
aranan şarkı fatih erkoç ve günce-biliyordum
-elif yaa hani vardı ya bi şarkı ben çok seviyordum klibinde kadının gelinliği de çok beğenmiştim hani neydi onun adı?
-biliyordum
-ya bende biliyodum da hatırlayamıyorum işte
-mal biliyordum biliyordum
-ya tamam bende biliyodum ama gelmiyor aklıma senin de dimi
ve bu böyle bir süre devam eder şarkı da güzeldir şöyle ki;
bu sabah işe geç kalıp metroyu kullanmamla birlikte şahit olduğum diyalogtur.
iki adet liseli ergen metroda karşılaşır ve birbirlerine tip tip bakarlar. biri diğerinin yanına gider ve yaran diyalog başlar.
okullar açılalı bilmem kaç ay olmuşken;
liseli ergen 1: le1
liseli ergen 2: le2
le1: kardeş, kusura bakma da ben seni bi yerden tanıyo muyum?
le2: birader, biz aynı sınıftayız.
le1: hay ben kafamı sikiyim o zaman.
le2: he yaa...
le1: kada napıyon?
le2: iyi kada. sen napıyon?
derste sürekli hocanın eşyalarıyla uğraşan kız en sonunda . hocanın telf alınca dayanamayan hoca .. Benim şeyime dokunmayın deyince. ooff koptum ama sadece ben kaoptum sınıfta çıt yok derken neyse olayı yanıumdaki elemanlar çaktı.onlarla beraber koptuk derken hoca bizde baktı ve (nihayet anladı mal)döndü kıza. arkadaşlar benim özel eşyalarıma felan dokunmayın..(artık anlamayanlarda anladı nihayet)
arkadaşımla sınıfta otururken bizim sınıfta olan bi erkek içeri girer.
+:arkadaş
-:ben
*vücut çalışan arkadaş
+sen vücut mu çalışıyosun?
*evet.
-ya kolların değil de şu kısmın (boyundan bele kadar olan kısmı göstererek) kaslı.
*-güler-
+hıı evet, alt tarafın şişkin.
*-şaşkınlıkla güler-
-!?!!?
*(gider)
-ne diyosun laaaannn?
+ya nabıyım çok belli oluyodu.
-sapıksın var ya yemin ediyorum, duydu mu acaba...
batı sanatı dersinde yüksek rönesans konusunda leonardo da vinci işlenmektedir. ve leonardo' nun son dönemlerine ait bir resim gösterilir. vaftizci yahya bu resimde harun kolçak'ın meşhur kıvırcık saçlı halinin kopyasıdır adeta jine pür dikkat ders dinleyen arkadaşının kulağına eğilir ve;
jine: şşş ne dicem tipe gel tipe allah aşkına aynı harun kolçak la bu!
ve arkadaş o sırada sesin dozajını ayarlayamaz.
arkadaş: kızım yeminle sikerttin la espriyi. çük kadar aklımla ders dinleyecektim o da harun kolçak'a kaçtı iyi mi.
ve bi anda hoca dahil tüm sınıf gülme krizine girer. tabi arkadaş da yerin dibine.
Odamda oturmuş sözlükte takılıyorum. Anneannemde yatak hazırlamak için odamdan yastık yorgan aldı. Odasına gitti. Dedemde tuvaletten çıkmış sesleniyor anneanneme;
D: dede
a: anneanne
D: bu gözlük senin mi?
A: ne?nerede?hangisi?
D: Banyoda. Lavabonun üzerinde.
a: Benim değil ben deli miyim ayol lavabonun üzerine terlik koyucam.
yeni tanıştığım ve sapık olduğunu çok geçmeden anladığım adamın yaran esprisi:
+ adam
- ben
sürekli yanımızdan önümüzden arkamızdan mini etekli kızlar geçmektedir.
+ off be şunu gördün mü
- ...(sadece gülümsedim)
+ lan bunlara bakıyorum beygir gibi evdekine bakıyorum ziraat tavuğu gibi mk.
gayet ciddi bir biçimde eşi hakkında söylediği bu söz beni hayattan koparmış gülmekten gözümden yaş gelmişti.
arkadaş g.tüne kadar uzanan rapunzel saçlarını nihat doğan misali kestirmiş, annesine göstermektedir.
- anne bak saçlarımı kestirdim.
anne : yavrum naptın sen saçına? tavuk götüne benzemiş.
ablamın the big bang theory veyahut game of thrones izletmek için sarf ettiğim o inanılmaz çaba ardından kurduğu cümlelerdir. ablam ve iç sesim arasında geçen bir diyalog ama olsun.
X: ablam
B: Bulimiarexia
X: yahu şu the big bang theory'nin türkçe versiyonu da çıksa keşke.
B: sus lan ! (allah korusun diye iç geçirme hatta)
X: ali oynar sheldon'ı hatta hahahah
B: ? (ali kim diye düşünürken)
X: tatlı sular'da oynayan ali.
B: ? (o ne lan bakışı)
X: küçük sırlardaki ali. ay ne tatlı sular'ı ya ahahaha of.
B: ^+%&+^'