ben: olm 2 pakete dayandık yine hea. sabah bi' 2 tane kalmıştı. 1 paket daha içtim. bunda da 6 tane kalmış...
arkaaş: 40 yapar ! milliyetçihareketpartisininkırkıncıyıldnmü !
ben: ırzını sikiyim piç ahahah.
arkadaşımın ablası bir zamanlar anketörlük yapıyormuş.ordan bir alıntı.
+seçimlerde kime oy verdiniz?
-akp ye oy verdim
+peki memnun musunuz?
-hayır hiç memnun değilim.vs vs vs.
+peki oy verdiğiniz için pişman mısınız?
-evet pişmanım
+bugün tekrar seçim olsa kime oy verirdiniz peki?
-akp ye yine verirdim
deveye sormuşlar boynun neden eğri diye, ''medula spinalisin merkezi ilk omurun miyeli sinirlere yaptığı lokal baskıdan ötürü dorsal ve ventral motorik sinirler sıkıştığı için'' demiş.
--spoiler--
dean: dur bi dakika. hastanede bir yaşlı kadın görmüştüm.
sam: hastanede?
dean: evet.
sam: waw çok ilginç. hadi sahil güvenliği çağıralım.
--spoiler--
m:nbr badi
b:iyiyim sen.
m:ben de iyiyim.ay çok kötüyüm biliyor musun?
b:hayırdır ne oldu?
m:çok hastayım son 2 haftadır okulada gelmiyorum zaten.
b:biliyorum geçmiş olsun.
m:ay ölümlerden döndüm
b:geçmiş olsun
m:ayy midemi yıkadılar
b:öffff
m:ayrıca cenazemizde vardı.
b:tamam ben çıkıyorum
+ablam neden sevgilin var günah,zina
-??
+hayır günah olmasaydı biz yapardık canım biz neden yapmıyoruz...
-abla af çıkmış
+evendim
-abla sen de yapta biz de kurtulalım ya**
i:kanka tam puan yapsam hani mucizelerden bahsediyorum. Tek tercih Ege üniversitesi biyokimya bölümü direk.
D:her gün sidik mi inceliycen kızım manyak mısın ya. *
olay bir belediye otobüsünde geçmektedir. bir arkadaşımla oturuyorum ikili koltuklarda kapıya bakan ön kısımda birtane teyze sinsice yanaştı ve bir telefon uzattı hiç konuşmadan sadece kapat dedi * aldım telefonu kapattım verdim ve teyze telefonu alıp gitti ve yerine oturdu . * biz de arkadaşımla birbirimize bakıyoruz. *
kuzenle amy winehouse konseri hakkında konuşuluyordur, işte sen gidiyor musun, kiminle gideceksin, e zaten yeni geldin, aman vip tükenmiş(zenginiz ya) falan filan..
k: nasıl gidiyorsun, arabayla mı?
b: yook yahu bildiğin otobüsle, o benzin parasını babama ödetmek mümkün değil. gidip gitmeyeceğim bile belli değil tam.
k: nası ya, bilet almadın mı?
b: cıcık.
k: e kim kim gideceksiniz?
b: ben, kendim, tek başıma.
k: oha saçmalama olur mu öyle ben gelirim seninle yalnız bırakır mıyım.. bla bla
b: bileet? paraa?
k: alırım ya sorun değil. nerede bu konser?
b: istanbul.
k: yahu anladık onu da neresi
b: maçka.
k: iyi tamam. o zaman maçka da buluşalım.
çat!
şoför: yiğenim pasonu niye göstermedin!? alo sana diyorum, gel buraya.. öğrenci: (kitaplarını gösterir) ya amca baksana bir halime, partiye gider gibi mi duruyorum? pasom kayboldu işte anla. şoför: lan polis bize ehliyet sorunca biz direksiyonu mu gösteriyoruz allah allah! yürü git!
yıl 2009 olayın geçtiği yer beylikdüzü istanbul, bir adidas mağazasında... şöyle tanımlıyım çocuklara karşı bütün mağazaca düşkünlüğümüz var severiz oynarız canları sıkılmaz bizim mağazada. sidar diye bir arkadaş içerdeki bir çocuğa yine sevimlilik yapacak yalnız çocuğun arkası dönük... sidar elini saçlarına atar çocuğun böyle karıştırır biraz vayy süpermen naaber yaa der fakat çocuk değilmiş o cüceymiş, sakallı bir adam dönüp bakar * ve bizim sidar kaçacak delik arar *
wimbledon tenis turnuvasını annemle birlikte izlerken aramızda geçen diyalog şu şekildedir;
kort kenarında ve içinde kalan topları toplayan görevlileri gören annem:
+ oradaki çocuklar ne yapıyorlar?
- korttaki topları topluyorlar anne.
+ neden?
- nasıl neden?
+ madem kendi toplarını toplayamayacak kadar üşeniyorlar neden sporcu olmuş bu tenisçiler?
- öynk!? *