az önce balkonda yaşanmış diyalog. konu benim bıyıklarım
-çiçeğim sen bıyıkları kesseene yaa
+yaa kesemiyorum. evlat gibi bu bıyık. vazgeçemiyosun.
-bıyıklarını yukarıya doğru burk o zaman entellektüel bi havan olur.
+haha
-cemil ipekci gibi olursun
+cemil ipekci entellektüel mi amk. ibne. *
Dolmuşa bindim incirli metroya doğru gidiyorum, az sonra 45-50 yaşlarında bir teyze elinde poşetlerle dolmuşa bindi, arkama oturdu gayet kibar hanım hanımcık;
-Beyfendi bir kişi uzatabilir misiniz parayı aldım , para üstünü verdim...
-Teşekkür ederim.
ineceği yere geldi.
-Şöför bey müsait bir yerde durur musunuz, deyip elinde ki poşetlerle kapının yanına gitti, şöför yavaşladı ama durmadı ağardan yol alıyo gene, bizi gülme krizine sokan teyzemizin bomba lafı ozaman geldi...
-Dursana be o**** çocuğu paraşütle mi atlicam
iki arkadaş arasında ki msn de geçen muhabbet
x- "Etkinlik: 45'lik parti başlangıç zamanı 17 mart çarşamba 21:00, bitiş zamanı 18 mart perşembe 01:30
Yer: izmir/bornova dungeon bar," diye bir mail gedi.
y- gidicen mi?
x- martta amk!
y- gidicen mi?
x-nisandayız amk!
y- gitdicen mi yani?
x- Anasını miktiğimin çocuğu mart nisandan önce geliyo, şuurunu miktiğim ne takvimi kullanıyon, mayalar miksin ananı!
iş yerinde her lafı gaf olan bi arkadaşla saç üzerinden gelişen muhabbettir. arkadaş saçlarını boyatmış, kuaför saçlarının ağzına sıçmış bırakmıştır.
- iş yerindeki arkadaş
+ ben
+ saçların deli gibi yıprandı. boyatmasayddın keşke.
- biliyorum ya bozma moralimi. zaten dün gittim kuaföre söylendim baya. saçlarım çok yıprandı dedim artık size güvenmiyorum gelmeyeceğim dedim. ama yogurt sen söyle böylemiydi benim dalgam.
+ ???????? *
+ hocam, sizi niçin şikayet etmiş öğrenciler?
- ne bileyim beni baglamayan baglac , canım benim nerden çıkardılarsa, küfür ediyormuşum sert davranıyormuşum yaauuvv. yaauvv biz öğrencilerimizi çok seviyoruz, nerde görülmüş benim öğrenciye küfür ettiğim yaauv
+ evet hocam resmen iftira, yazıklar olsun
- siz barındırmayın bu şerefsizleri aranızda,
+ tabiki hocam! ! !
- ama hepsini biliyorum, emekli olayım onların hepsinin anasını belleyecem.
p : güneşli hava ve sahil yürüyüşü! r : ooo süper! yalnız mısın peki? p : şimdi şehir merkezindeyim ama. * r* : ne?! ne oluyor lan?! p : sedat ben kaçıyorum. böyle olsun istemezdim. r : :!^+%&/())=?
uyku sarhoşluğumla dalga geçen arkadaşıma buradan bol selam. neye uğradığımı şaşırdım be!
- olm sen niye bu kadar uzunsun?
+ yapay hormonla büyütmüşler lan beni, tüp bebek gibi birşeyim.
- aygaz. ahaha. sırtında aygaz yazıyodur şimdi senin.
+ yaa barkotum bile var, anamdan çıkar çıkmaz kasadan geçirmişler beni sonra poşete koyup babama vermişler.
pallas: durakta inebilir miyiz?
şöför(nasıl bir moddaysa artık): inerseniz inin, sizi tutan mı var allah allah ya.
dumur olmuş pallas ve arkadaşı otobüsten iner,boş gözlerle otobüsün arkasından bakıp gülme krizine girerler.
sinemada kola pahalı olduğu için aşağı kattan kutu kola alınmıştır.ancak çantaya koymak unutularak elde gezdirilir.bilet verilir içeri girilir.arkadan:
-hanımefendi içeri kolayla giremezsiniz.
+ay iyi çantama koyayım. *
meslek liseli arkadaşlarımla otururken geçen bir diyalogtur:
-Gardaş gitar öğrenek. Şimdi kızların alayı gitar çalan erkeklere veriyo.
--Yok gardaş. Keman öğrenek. Gitar ayak oldu hem keman gitardan daha romantik (yarıldığım andı)
-Gardaş kemanı parkta çalamanki. Millet mal mal bakar. Gitarı her türlü çalan.
--Olurmu gardaş feyse 2 foto attınmı tamamdır.
çocuk : anneciğim nasılsın, istanbuldayım ben
anne : iyiyim oğlum evimize gelmeyecek misin ?
çocuk : anne arkadaşlarla geziye geldik gelmem galiba
anne : oğlum delirdin mi arkadaşlarinla gel
çocuk : anne çok kalabalığız gelmeyelim
anne : oğlum saçma sapan konuşma kaç kişisiniz ?
çocuk : kırk kişiyiz anne
anne : dıt dıt dıtt dıttt
çocuk : anne alo annee
(üç gün sonra)
çocuk : anne nasılsın
anne : nerdesin oğlum.
babamla altın kelebek ödülleri'ni izlemekteyiz gripin ödülünü almaktadır, babam laf olsun diye sorar:
-kızım bu gripin ne iş yapıyor?
-eczane zincirleri var onların baba. hatta en başarılı yatırımcı ödülünü alıyorlar.
(bkz: gripin)
geçen sene domuz gribi hakkında arkadaşlarla muabbet ederken
puskevit: olm domuz gribi aldı başını gidiyo.
arkadaşım: tabi olm o özel okulda çıkmış yiyolar bonjonları yiyolar bonjonları sonra domuz gribi. o bonjonda domuz eti var.
şöyle bir duraksadım bonjon ne acaba diye sonra arkadaşın janbon demeye çalıştığını öğrendim.
-kizlaaar, bir sorunum var, program bana "press any key diyor", napcam ben??
-Herhangi bir tuşa basmayı denedinmi?
-Hayir, bir hata yaparım diye çok korktum. Herneyse, nerde "any" tuşu? Yarım saattir arıyorum.
dedem: senin gözlerin neden bozuldu oğlum?
ben: lens taktım ondan dede.
dedem: neden taktın?
ben: özendim taktım.
dedem: arabistandan arap tasağı geliyomus onu da özen de boynuna tak.
ben: küfür etmesene dede.
dedem: ben küfür etmiyorumki taşak diyorum.