bi sabah aceleyle ayakkabılarımı giyip otobüse yetişmeye çalışırken kapının önünde annemle aramızda geçen diyalog:
-belin açılıyo belin, toparlansana
+anne acelem var hem kimse yok merdivenlerde kim görcek
-öle deme yerin kulağı var
+?!? nası yani kulak, görmek? ahaha anne çok yaşa yaa
-sen güül gül. kulağı varsa yani şimdi diyorum ki (bi süre düşünür mantıklı bişi bulamaz) geç kalırsın da aklın başına gelir inşallah.
+oyy yerim yerimm. ama olmaz şimdi yerin kulağı var görüp de yanlış anlamasın ahahaha
-küüüt (kapıyı surata kapatma efekti)
d: (telefonu söylüyor) şuna bir ilahi yüklede kulaklarım bayram etsin...
g: tamam hafıza kartı var mı?
d: var içinde,
g: tamam bakıyorum.
d: telefonu çaldırıyım mı?
g: neden?
d: hafıza kartını bulmak için,
g: ?!
kadın küçük çoçuğuyla minibüse biner. parasını uzatır ve şoförün arkasındaki koltuğa oturur. çoçuk ilk dakikadan yaramazlığa başlar. annesi baya uğraşır ama zaptedemez. kadın en son şoför'e :"şoför amcası şuna bir kız, rahat durmuyor" der. şoför bıyığını burar ve "rahat dur la, ananı s.kerim haa" der. *
+ geçen oturuyoruz arkadaşlarla salak kız kapitalizm ne diye sordu. dondurma, yer misin dedim ehehe
- hadi ya
+ o değil de iz bırakan cümleler grubun'u bile apaçiler basmış. ekşi sözlükte yazacaktım ama entry değilim*
- ehe
+ ah bi entry olsam, neler yazıcam da.
yaş 17-18 sene bilmem kaç ankara'nın kızılay'ının, yüklsel caddesi. iki genç yürür( biri kız diğeri oğlandır( evet oğlandır)
saf kan bir çingene kızı takribi 11-12 yaşlarında...
takılır yürüyen iki arkadaşın peşine, kızı kesitirmiştir gözüne, başlar nefessiz saymaya...
" ah ablam, dünyalar güzeli ablam,ne kadar güzelsin ablam, madonna ablam, sindy ablam, bi peçete al be ablam"
yürüyen kız üzülür çingene kızına ee tabi bir de o kadar iltifat etmiş terslemek olmaz, en kibar naif sesi taknır, çingene kıza döner...
" yok ablacım teşekkür ediyorum almayacağım" der.
çingene kız durur ve aynı anda "abla" der, abla durup çingene kıza bakar, çingene kız şöyle der:
arkadaşlarla maç izlerken yaşadığım bir diyalogdur.
ömer üründül: günümüz futbolunda yok artık böyle çıkarken topu kaybedemezsin. günümüz futbolunda çıkarken top kaybetme gibi bir şansın yok artık affetmezler. *
-olm lan bu adam böyle diyo ama bundan 30 sene önce çıkarken top kaptırıldığında atmıyor muydu karşı taraf golü.
+harbi lan adam gene mal mal konuşuyo. asıl o zaman daha tehlikeliydi. çıkarken kaptır bakalım cruyff'a veya maradona'ya neler oluyo görelim...
-babalar günün kutlu olsun baba.öpeyim.
-La siktir git garip garip adetler çıkarma başıma nerden icat ediyorlar böle entel dantel işleri.
-Ben de bilmiyorum da adetten babacım ya herkes kutluyor gel öpeyim elini.
-La git bizim adetimizde yok öyle şeyler.bizim adetimizde babaya her gün saygı vardı. böle bir günlük -cım -cimli sahte saygı değil.babacım ne lan gudik
-tamam baba allah belamı versin zaten benim. sustum.
-Akşama pasta falan da kesersin sen şimdi.
-Yok be baba daha neler o kadar da değil.abartma
-ne lan çok mu görüyorsun babana pastayı?
-istersen alayım hemen.
-hee tabi çilekli olsun.hanım ne içirdin küçükken bu cocuga ya pasta alayım sana dio babalar günü için.
-baba birşey kutlayım dedim pişman ettin haa
-siee.
arkadaşla oturuyoruz evde. nedensiz bi şekilde saate bakma gereksinimi duyuyorum, duymakla kalmıyorum saatin kaç olduğunu arkadaşa söylüyorum. ve olaylar gelişiyor: