kadını biri minibüse biner ve ineceğini söylerken dili sürçer:
+ mükemmel bir yerde inebilirmiyim? (şöfer durur ve kadına söyler)
- hanfendi size layik diğil ama buyrun.
durup dururken nerden aklıma geldiğini bilmediğim bir olay:
orta hazırlık* yıllarında ingilizce derslerinden biri listening course' dur. sezonun ilk listening sınavını olacak olan sınıfımızda hoca kağıtları dağıtmaya başlar ve açıklama kısmına geçer yaklaşık 5 dakika süren açıklamasının bitimine yakın arka sırada oturan gökhan isimli arkadaş elinde kağıt ile hocanın yanına gelir. hocam buyrun der.** ancak daha hocanın bu sınavın ağır topu olan course kasetlerinden birini çalıştırmamış olması* hocanın kendisi de dahil sınıfın içinde bulunan* herkesin yarılmasına sebebiyet vermiştir.*
eqin ile skaradag99 msn'de muhabbet ediyorlardır. konu fight club'ın soundtrack niteliği taşıyan where is my mind adlı mükemmel parçasında seyretmektedir. eqin bir anlık gaza gelir ve;
eqin: wheeeereeee is my miiinnnnd.. skaradag99: klozete bak skaradag99: ıkınırken kaçmış olabılır götünden. Eqin: auuahadshdasşo.
eqin, haznedaroğlu ve skaradag99* isimli çocukluklarından bu yana dost olan 3 yazar msn'de muhabbet ediyorlardır.
skaradag99: keşke hayat hep böyle kalsa dediğiniz bir anınız var mı beyler? hiç bozulmasaydı diyebileceğiniz? eqin: var tabi olm. hani senin salıncakların tepesinden 2d şeklinde bi düşüşün vardı. yerde 2 dakika hareketsiz kaldın ve yanlarından duman çıktı. aha işte o anı dondurup izleyerek ölmek isterdim ben. haznedaroğlu: aahuahuahuahuaa.
olay: havanın aniden soğumasından dolayı denize bir sis çökmüştür ki ancak 5 metrelik bir mesafe görülmektedir..bizler de bir arkadaş grubuyla bir an önce sisin kalkmasını, diğer bir deyişle vapur seferlerini başlamasını bekliyoruz..tam bu esnada bir adam arkadaşıyla gelir ve güvenlik görevlisine sorar:
x : kardeşim ne zaman kalkacak bu sis!!!!
gg : bilmem..mikail * e sormak lazım..doğa olayları ile o ilgileniyor!!
adam yanındaki arkadaşına şaşkın şaşkın ve ciddi bir biçimde sorar:
evde 8den sonra meyve dışında hiç birşey yemeyen bir baba ve saat 8e 10 kala hazır olan sofra.
birkaç lokmadan sonra olaylar gelişir:
baba: artık yemeyeceğim, saat de geç oldu zaten.
anne: ya ye ne var bunda, yağlı değil tuzlu değil ne zararı var.
b: olur mu canım asıl bu zararlı oturuyor mideye.
a: ne var canım erir gider.
b: eritemem bunu bu saatten sonra, yemeyeceğim.
a: ya ye sen eritiriz eritiriz. ***
ankarada arkadaşlarla dolanırken selami şahin'i görüp;
biz: * nikah masasına oturdun işteeeee...
selami şahin: arkadaşlar beni ümit besenle karıştırdınız herhalde
angut arkadaş: abi ne bilim bıyıklar aynı
selami şahin: * olm senin babanın bıyıkları var mı?
angut arkadaş: var abi
selami şahin: o zaman tek bir seçenek kaldı
angut arkadaş: anılllarr anılllarr şimdi gözümde canlanırlar*
selami şahin: ...
angut arkadaş: yine mi tutturamadım abi
selami şahin: sktir git lan
kahve de iki tane yetmişlik amca tavla oynamaktadır. durumu önde götüren amca gelen zara habire küfür etmektedir ve diğer amca bu duruma dayanamz söz konusu yaran cümleyi söyler:
-hay anuna koduum zarı! *
-yeter be anuna koyim kedi gibisin hem büküyon hem bağırıyon. *
erkek uzun ve yorucu bir çalışma sonucunda kızı sevişmeye ikna etmiştir. ancak kız 2 haftalık girişim sürecinde her defa "ayy canım yanıyo dur yapma!" der. erkek bekler. bir deneme daha yapılır. bu denemeler bir türlü son bulmaz ve...
kız: off çok acıyo, dur yavaş.
erkek: ulan sana da söylemediler mi bunun ilk seferinde acıdığını be a.q.!
güneyasya için elele konserindeyiz. saat gece 12-1 arası son grup olan mor ve ötesi beklenmektedir. arkamda duran 2 kızın diyoloğu:
kız1: harunla konuştum az önceee
kız2: aaa inanmıyorumm ne dedinnn
kız1: meraba dedimmmmm
kız2: ne kadar salaksın. ben olsam sen seviyorum derdim
kizin teki (sesi superdi ona laf yok) sabah uyanmis sarki soyluyor.. sonra bir ara bu "aaa nur yagmis.." dedi.. herkes guldu muldu.. bi kac dk sonra ben kulak misafiri oldum.. yanimda gecen muhabbet soyleydi:
-olm sabah kizin teki nur yagiyo diyodu lan.. sanki kabedeyiz aq..
-niye? kabede nur mu yagiyo..
-...
yer: nevizade arkadaşla muhabbet çakırkeyifliklen birlikte tatlıca ilerliyor: a*: yav saksafonu, robert sax diye biri yapmış, adı oradan geliyormuş.. b*: hadi beaa, vay .mına goyim***
b: bak lan bak, saksafon, ahaha robert sax'dan geliyodu di mi? ama trompet de var lan, o kimden geliyo lan ahahaha? a: donald trump'dan geliyo .mına koyim, ne bileyim lan dötün evladı?... ***
(futbol seyretmeyi seven arkadaşımla, futbol seyretmeyi sevmeyen ben arasında, futbol maçı seyrederken geçen diyalogdur.) tam sıkıntıdan patlayacağım anda eski bir hocam gelmiştir ortama, ben: aaa, lan bak bu bizim eski hoca. arkadaşım: ne hocası? ben: matematik...
bir dakika sonra bir hocam daha gelmiştir.(sürekli hocalarımın gelmesinin sebebiyse maç seyrettiğimiz ortamın eski okulumun yanında olmasıdır.) ben: aaa, lan bu da benim hocam. bak lan, baaaak! arkadaş: tama.. dur .. dur oğlum.. gol olacak galiba...
arkadaşımın şu dalgın hali hoşuma gitmiş, maç keyfini bozmak, sinirlendirmek istemişimdir. bir tane, hiç tanımadığım biz yaşlarda, bonus saçlı bir çocuk gelir.. ben:aaa, bak bu da bizim eski hoca... arkadaş: lan sus!... ne hocası lan, bu mu?.. bu mu sizin hoca şimdi? siktir lan, kimi kandırıyon. ben: harbiden lan, eski geometri hocası... arkadaş: bu? ben: eveeet... arkadaş(çocuğun kabarık saçlarına dikkatlice bakarak): lan git be, ne geometrisi, tipe bak adamın kendi geometri olmuş.. ben: puhahahaha arkadaş: baksana adamın girdiği şekle...
kendisi maçı seyretmeye devam etmiştir, hiç gülmemiştir; ama beni koparmıştır, çok yaşasın...
günlerden bir günün akşamında bir arkadaşımın msnde rahatsız etme yoluyla ortaya çıkan bir dialog..
...
vladurakul: lan ben gacıcam yıycek bısıler alıp yemek yiycem
x(trees.): ne yiyoruz?
vladurakul: tarhana corbası yaptım dadından yınmez
x: kuntik doner ye
vladurakul: yoq sabah we dun sabah yedım
x: vay helal olsun
vladurakul: ve ondan oncekı sabah
x: o değilde nası yapıcan sen onu?
vladurakul:hazır suya katıp pişiriyosun sonra afedersin servis edip ağızlar şapırdatılacak bir vaziyette yiyosun eğer ağzın yandıysa azını açıp çorbayı tahliye ediyosun..denilir ve msn'de durum offline durumuna getirilir.