bir kediyi ayağıyla sevmeye çalışan, tesbih sahibi şahıs gözüme takılmıştır, bir süre sorma tahammül edemez duruma geldiğimden olsa gerek , arada ki diyalog gerçekleşmiştir.
Praglı: birader elinle sevsen diyorum daha hoş olmaz mı?
Şahıs: niye? kedi kendi tepkisini veremiyor mu?
küçük kardeş ortanca kardeş ve ipeserilenun sohbet ederken vuku bulan olay.
küçük kardeş: abi, sen botoks falan yapamıyor musun estetik dersi öğretmediler mi size okulda?
ortanca kardeş: napacan botoksu hem ben veterinerim sadece kulak estetiğiyle kuyruk estetiği öğrendim istersen kuyruğunu ucundan alım.
ipeserilenun: hehehehehehehe
annemle aramda geçmiş diyalogdur:
b:ben
a:annem
k:kardeşim
b:odtü'ye de bugün leman sam geliyormuş.
a:eee? ne yapalım? git istiyorsan?
b:olabilir aslında 8'de başlayacakmış.
a:(saate bakar ve sırıtarak) saat 7:50. artık istesen de yetişemezsin. bak akm'ye de emre aydın gelecekmiş.
b:neden gelecekmiş?
a:çok özlemiş beni ondan
b:of! öyle değil yani 19 mayıs için falan mı?
a:bilmem. yabancı arap bir adam geliyormuş...
b:aaa? kimmiş ki o? yanlış görmüş olmayasın? arap?
a:yok işte gördüm esmer sakallı bir şey(kardeşime dönüp) neydi onun adı? hani afişte emre aydın'ın yanına koymuşlar?
k:anne ne arap'ı? ne diyorsun? yoktu orda öyle biri
a:yok ya vardı ya hani böyle kara bir adam, sakallı?
k:sagopa kajmer. anne arap değil o türk!
a:ama adı yabancı işte. hem türk olamaz o.
babam:ben de gördüm sarışın bir adamdı.
ay ne hos ve saz arkadaşları bahar şenlikleri kapsamında düzenlenen feridun düzağac konserindedirler. bütün feridun şarkılarını ezbere bilen ay ne hoş kişisi muhteşem ötesi sesi(!) ile bağıra çağıra şarkılara eşlik etmektedir ve söylemekten yorulduğu bir anda arkadaşı ile arasında şu diyalog geçer:
"-sesim kısıldı sanırım, daha fazla söyleyemiyeceğim.
+şükürler olsun, iyi ki bu son bahar şenliğimiz.
-?!?!?!"
anneler günüdür.
sikvaruli: baba babannemi aradın mı? bugün anneler günü.
baba: aa aramadım valla dur arayayım.
baba: sen aradın mı anneni serkan?
serkan(dayı): hayır aramadım.
sikvaruli: tuu hayırsız evlat arasana hemen. yazık yazık.
serkan(dayı): bana diyosun da yeğen, sen babanınkini kutladın mı? bak yanında bide.
baba, sikvaruli:!!^^++??? hönk...
kopar, dağılır gider.
artık beynimin sulanma derecesini geçerek,iyiden iyiye beynimi sel götürdüğü bir ders esnasında helikopter sesi duyulur:
m:olum helikopter geçiyo galiba
u:eve,galiba...
m:aa bak bak havadan geçiyo olum,havaya bak...
u:??!!
izmir alsancaktayız bi arkadaşla. hava çok sıcak, abartmıyorum gavur amı gibi yanıyor ortalık. kavak yelleri isimli türk porno filminin setindeyiz tesadüfen.
mine rolündeki hatun kaldırımlara tünemiş, sigarasını tellendiriyor.
bu arada, diziye sonradan dahil olup "mine abla mine abla" diyerekten ortalığın amına koyan, o adını hatırlayamadığım güzel kız da orada...
bizim arkadaş olaya giriyor hemen:
- mine abla pardon bi fotoğraf çekinelim mi?
+ oha bee! ne ablası?
mine hariç, herkesin yarıldığı gözlerimin önüne geldi yeniden...
+patron bursa şampiyon oldu.
-alahına mı lan.
+valla
-yarın koyun alıyorsun, kestirip kebap yapıp işçilere yediyorsun.
+patron ciddi misin.
-bu bir emirdir.
bir arkadaş(kız): abi o chuck bass götüm gibi ya.
hislibrokoli( henüz gossip girl izlemediğimi belirtmek isterim, resmine baktıktan sonra): kızım bu senin götün gibiyse, ben vücudunun neresine tekabül ediyorum lan o zaman?
etraftan duyulan yaran diyaloglara örnek olsa da, kıçımın dibinde olduğundan buraya yazmayı uygun gördüm efenim.
bir genç oğlan, iki genç hatun minibüse binerler. lise üniforması var kızlarda ama muhasebe sınavından falan bahsediyorlar. demokrasi, sağlık falan deseler anlayacağım da hiçbir lisede muhasebe okutulduğunu duymadım, görmedim. belki de lolita tribine girip etek giymek istediklerinden öyle giyinmişlerdir. her neyse.
bir ilkokulun önünden geçiyor minibüs. kızlardan biri, bir alışveriş merkezini göstererek "burda okudum ben, öğle araları yemek sokmak yasaktı dışardan, kaçıp hep orda yerdik" der. o dakikaya kadar pek konuşmayan erkek suskunluğunu bozar, tüm minibüsün duyabileceği şekilde "orası yeni açıldı salak" diye bağırır.
kızların da 17-18 yaşlarında olduğu hesaba katılırsa, ilkokulu 15-16'da bitirmiş olmaları lazım bu durumda hehe.
edebiyat dersi. hoca arapça'nın çekimli bir dil olduğundan bahsediyor. seçtiği bir kelimeyide çekimledikçe çekimliyor. en az 10-15 kere çekimleyince, tüm sınıf hiçbirşey anlamamış vaziyette, ağızlar bir karış açık hocaya bakıyoruz. arkalardan gelen bir kızın gayet saf sesi;
a. ya hede istanbulda mı oturuyordu?
b. bilmiyorum kii, ama evet galiba. bursada okuyor onu biliyorum.
c. konyada okumuyo mu o?
b. doğru bursada okudu, mezun oldu. şimdi konyada başka bir okulda okuyor.
c. hödö üniversitesinden mezun olmamış mıydı o? (burdaki hödö üniversitesi istanbuldadır)