+whtaflng sana bişey söylicem ama dalga geçmiceksin
-tamam
+bugün petshopa gitttim işte kaplumbağaların reyonuna gittim bakıyordum bi baktım bir tane ufak kaplumbağa köşede ters dönmüş
-içses : hönk dalga filan geçiyor herhalde. dış ses : hmm bu durum karşısında tutumun ne oldu
+sonra adama bağırmaya başladım işte abii abii burda bi kaplumbağa var diye sonra o da takmadı beni. ben de etrafa baktım o ağlardan bulsaydım çevirecektim ama yoktu..
-yazık ya hayvana
+demii
...
+hacı bak bu kızn canı tarak istiyor.
-olm dur her şeyin zamanı var. o da olacak.
.,.,.,.,.,.,.,.,,.,.,. o esnada msnde malum kıza yazdığı bir şeye karşılık cevap yazılacaktır ama kandaki alkolün verdiği etki ile aşağıdaki yazılır.
''ne kadar istiyor''
ntv de haberin var mı programı:
-merhaba iyi akşamlar erinç
+iyi akşamlar
-bornova üniversitesi değil mi?
-hayır ege üniversitesi
+bornova bölümü değil mi?
-ege üniversitesi, bornovada oturuyorum.
kayseri de yayalara kırmızı ışık uygulamasına yeni geçildiği yıllar. her trafik lambasının altında bir polis bekliyor, yayalar kırmızıda geçerse ceza yazıyor. bir amca kırmızıda karşıya geçer. polis hemen koluna yapışır.
polis: amca karşıdan karşıya kırmızıda geçtin. ceza yazacam sana.
amca: oğlum yapma etme. ben emekli adamım.
polis: olmaz amca. emeklide olsan kurallara uymalısın.
amca: oğlum kırmızıda geçti diye arabalara ceza yazılır. ben araba mıyım?
polis: amca artık yayalara da yazılıyor. o yüzden sen de araba sayılırsın.
bu esnada polis amcayı bırakır, ceza makbuzunu ve kalemini çıkarır. tam o esnada amca koşarak kaçmaya başlar.
küçük kardeş: abi, askerde zorlandın mı?
abi kardeş: yok kızım helikopterden helikoptere atlarken şarjör değştirdim ben ağzımda çakıyla.
ipeserilenun: neeey veteriner değil miydin sen olum akşama kadar labaratuvarda enseydim diyodun ne ayak?
abi kardeş: karıştırma....
işyerindeki bilgisayar kendi kendine sürekli reset atmaktadır. bilgi işlemden birisi çağrılır.
bi: bilgisayar fazla ısınmış. ondan oluyordur.
o sırada zekasıyla bizi her daim kendine hayran bırakan bayan (her anlamda bayan) arkadaş;
-hava soğuk ondan olabilir mi?
yer: havaalanı
yolcu:y
banko check-in personeli:cp
cp: uzun uzun yolcunun kimliğine bakar. sorumlu personellerden biri bunu farkeder ve dayanamayıp sorar.
-pardon neye bakıyorsunuz yolcumuzun kimliğinde.
cp: memlekete baktım *
yolcu: hemşeri çıktık mı bari?
...
cp: nereye gidiyorsunuz?
y: bodrum
cp: ne yapacaksınız bodrumda?
y:???
...
cp: ad soyad alabilir miyim? bir de kimlik rica edeyim?
y: dudu yılmaz (atmasyon isim)
cp: kayıtta dudu diye yazmışlar ama kimlikte fatma yazıyor?
y: köydeki lakabım o benim.
cp: pff...
...
uçaktan inen yolcu panik halde kayıp eşya görevlisine gider.
-pardon babamın bagajları geldi ama kendisi kayıp.
+etiket .??.nasıl ya..???
mutfaktan çıkarken ayak burkulur anırmaya benzer sesler çıkarılır ve yere yatılır.
beyazatlinick: yaaa ayağım burkuldu aaaa
anne: ee ne bekliyordun ki?
beyazatlinick: nasıl yani ya kim evin içinde ayağını burkar ki?
anne: düzgün yürümeyi bilmeyen sen tabii ki cık cık.
beyazatlinick: bari biraz şefkat gösterseydiniz ne bileyim...
anne: ouw aman da yavruma bla bla
(yerde yatmakta olan beyazatlinick üzerinden atlayarak geçer ve gider)
Sahilde yüzme sonrası mangal yakarken ( tenekenin üzerinde midye pişirmececilik ) güneşin altında tonlarca bira içen mahalleden tanıdığımız üç bekri zat arasinda geçmiş diyalogtur..
şarkı söyleyen kızı izleyen l ve k arasında geçen diyalog...
l-kanka lan şöyle bi şarkı söyleyen güzel bir sevgilim olmadı.
k-kem küm...
l-nerde götü başı büyük, eciş bücüş... göğsü kıllı karılar geldi. neyiz nan bizç
anneyle rafael nadal - andy murray maçı izlenmektedir. üçüncü setin başında, nadal'ın tedavisi için oyuna ara verildiğinde hazır bekleyen anne pazara çıkar. pazardan döndükten sonra yaşanan diyalog,
- ne oldu maç?
+ murray kazandı
- 3-0 mı bitti?
+ nadal çekildi zaten
- allah aşkına?
+ çekilmese de yenilirdi zaten 3-0 gerideydi son sette de
- ne oldu dizi tamir olmadı mı?
...
ben dumur oldum, o hala gülüyor. "dizi tamir olmadı mı?" ne demek lan?
+ olm bu adam çok zengin. herif mafya. acayip daşşak var adamda. böyle iki kişi kucaklarsın. pantolonuna özel daşşaklık dikmişler bunun.
- harbi mi lan. vay anasını.
+ tabi olm. adam traş olmaya fransaya gidiyor.
-demek ki berber daha daşşaklıymış. adamın ayağına gittiğine göre...
+puhahaha. güzeldi evet.*
annemin rivayetine göre dört yaşındaki inimitabilis archimedes ve ebeveynleri düğün kaseti izlemektedir. düğündekiler inimitabilis archimedes'in anne ve babasıdır.
annenin sigarası kalmamıştır.
anne: hadi kalk bana sigara al.
b: işim var.
....
anne: yine mi bilgisayar başına geçtin hani bana sigara alacaktın?
b: babama söyle gelirken alsın.
anne: yok. 'daha yeni almıştım der' almaz.
b: e ben arayayım bana al diyeyim o zaman.
anne: ne?!
b: öhüm...ben gidip alayım o zaman.
evde sadece oturma odası sıcaktır, geri kalan odalarda hayat yoktur, yalnızca ghetto agent yatar odasında o dondurucu soğukta. kalın yün çorap giyilir, klasik ince çizgili pijama giyilir, paçaları çorabın içine sokulur, çizgiliye oranla daha kalın ve bol pijama giyilir. üstte zaten bol miktarda giysi vardır. bir de şu can yeleği gibi şişme yeleklerden giyilir, yeni kestirilen saçların yokluğunda buz tutan kafayı ısıtmak için bere takılır, salona iyi geceler demeye gidilir, bu halde yatılacaktır.
..
g.a: babaa..
..
baba: heh! lan oğlum dışarı çıkıyorsun demek, gelirken markete uğra da falan filan al.
- ne dışarısı baba uyuyorum ben.. *
"Melekler ve Şeytanlar" filmi ailecek az evvel izlenmiş ve ailenin küçük çocuğunun aklına nedense dünyadaki 4 ana elementi 'ingilizce' saymak gelmiştir.
(Ateş, su, toprak, hava)
-Fayyııırr (Fire), Watııırr (Water), Eöörtthh (earth),... neydi baba yaa??
+Fire, Water, Earth ve Wood işte..
- heeh "wood" ya unutmuşum.
Bütün ev ahalisi 2-3 saniye sessizliğe bürünmüştür ve ardından kahkahalar
(bkz: ateş su toprak tahta)
ulu dagci ve sınıfı lise turnuvasında 2 senedir ilk maçta elenmiştir. 3. senede ilk maçı kaybedip elenir. soyunma odasında herkes sinirli ve şaşkındır. olaylar gelişir:
+beyler ne biçim oynuyoruz biz ya off...
-beyler birde iyi tarafından bakın. nagalip ünvanımızı koruyoruz.
kantinde yemek sırasında bir arkadaşla geçen konuşma sonucu kız reflü olduğundan yakınmış, bu nedenle her şeyi yiyemediği, hatta midesi bulandığı ve reflü olduğundan beri çok zayıfladığını anlatmıştır. bunu öğrenen arkadaş ** ve annesi arasında geçen diyalog:
kız: ya anne, keşke bende reflü olsaydı.
ben: manyak mısın ya?
annesi: cidden kızım, nerden çıkardın? allah korusun..
kız: ama anne öyle deme yaa.. ben şimdi reflü olsaydım daha az yerdim hemde diyet yapmadan kendi isteğimle.. sonra zayıflardım. hem reflü kalıcı olduğuna göre hep zayıf kalırdım. süper bişi. allahım banada reflü ver nolurr!
annesi: allahım önce kızıma akıl ver!
ben: yok artık !^+%&