3 arkadaş tv izleyip çay içmektedir. tv'de ediz hun ve hülya koçyiğit'in oynadığı bir film vardır. derken arkadaş patlatır bombayı;
+:arkadaş.
-:sp.
+ (yurdundan bahsediyor) ulan bu edizonu ampülün mucidi sanıyolar ya. dilimde tüy bitti öyle olmadığını anlata anlata.
- nasıl yani? ediz hun muymuş ampülün mucidi?
+ evet abi. diğeriyle karıştırıyolar. bu adam da sonradan almıştır bu ismi heralde.
- hımmm, anlaşıldı. çay doldurayım içer misin?
+ olur abi, içerim.
gittiği pidecinin masasına kurulan elemanın cep telefonuyla başka bir pideciye pide siparişi vermesiyle gelişen olayların diyaloğu;
-abi buyur, nası olsun pideniz?
+yok birader sizin pideniz yaramaz?
-niye abi?
+geçen gün yedim, berbattı. ben dışarı sipariş vericem (telefonu çıkartır ve arar) aloo, x pide salonu mu? ha, simdi bana bi peynirli pide gönder.. adres, (pideciye döner) adres nasıldı?? cevap alamayınca kafasını eğip kapıdaki tabeladan okur) ufuk pide salonu, karakolun sokağında. tamam hadi canım
dumur olan pideci yüzünde gülmekle hayret arasındaki ifadeyle baka kalır.
pide siparişi gelir.. müşteri;
+getir kardeş.
servisi getiren pideci; abi hesap?
+ben ödemem kardeşim git kasadan iste
mekan sahibi pideci artık şarlamaya hazır,
-ben ne ödiycem kardeşim senin paranı?
olaylar daha da gerilmeden pideciye kamera şakası olduğu söylenir. pideci dışındaki herkes güler..
+ baba 10 lira var mı ya kızla buluşcam.
- 10 lira ne la banker miyim ben?
+ ya uf ya!
yahu şuna bakar mısınız? hangisine yarılayım bilemedim. kızla buluşmak için 10 lira gibi para bile diyemediğim bi şey istiyor. o bir yana babası bu paraya çok diyor. ay öldüm ya.
- Konuşma, bir havaalanında, bilet kuyruğunda geçer.
Yer Hostesi: Beyefendi lütfen sıraya geçer misiniz?
Yolcu: Sıraya geçmem ben. Sen benim kim olduğumu biliyor musun?
Yer Hostesi: (anons yapar) Dikkat dikkat! Burada kim olduğunu bilmeyen sarışın 1.80 boylarında, yeşil gözlü bir bey var. Yakını varsa hemen buraya gelmesi rica olunur.
Yolcu: Seni si...rim.
Yer Hostesi: Bunun için de sıraya girer misiniz lütfen?
-anne: ocaktakine bakın benim işim var
+abla: ancnss ocaktaki sana emanet
=ancnss: hayır benim işim var
+abla: baba ocaktaki sana emanet
%baba: işim varrr
yer kütahyalilar otobüsü,
olay yanlış bilet kesilen hatunun otobüste olay cıkartmasi; (otobüse binmeden önce sevgilisiyle sevişir)
-hanımefendi bir yanlışlık olmuş 2 kişiye ayni bilet kesilmiş, siz muavin koltuğunda seyir edeceksiniz.
+nasıl olur ya ilk ben aldim bileti, zaten aceleyle gidiyorum,
-anliyorum ama yapabileceğim birşey yok,
+siz nasıl insansiniz ya para kazanmak için ayni koltuğu iki kişiye kesiyorsunuz.
-ben şöförüm yanlış kesenler orada* gidin oraya püskürün
+hepiniz aynisiniz ne biçim firmasiniz siz yaa. zaten alelacele gidiyorum...
gürültüden rahatsiz delikanlinin biri yüzünde pis bir gülüş ağzında salyansı bir sıvı sukunetini bozar,
+buyurun benim yerime oturuverin* nuhaha
-gerek yok
+o zaman sessiz olun lütfeen
-size iki bilet kesmediler tabi, zaten alelacele gidiyorum
+sabahtir kafamizi ziktin acele gidiyorum diye diye o kadar acelen var madem in önden koşarak git biz sana yetişiriz.
-acele gidiyorum tabi biker...
+yarım saatir sevgilinle yiyişirken acelen yoktu ?? tatliydi tabii
-aa delimi ne
+kes sesinide git otur..
Anne ve kız kahvaltı sofrasında oturmaktadırlar.
Anne: Kızım ne bu üstünde ne dökülmüş kırmızı kırmızı?
Kız:Meyvesuyu içmiştim dün gece anne ne var?!?
Anne:Sen bunla mı yattın gece?
Kız:Evet, yattım *
ö: hocam ben work and travel için hangi turizm şirketiyle görüşeyim?
h: senin adın ne?
ö: nazlı...
h: o zaman nazlı turizm'le git... ne anlayım ben turizm den work and travelden gerizekalı...
- iso gelsene lan aşşaaa!
+ yok olum ya annem izin vermiyor.
- gel lan top var bende. in cin top oynuyor.
+ incin kim lan? yeni mi gelmiş mahalleye?
- allahımmm.
+ kız mı?
- gelme tamam.
+ aa canım ne tatlısın sen öyle (annesi yanında ya yağ çekiyor)
- ...
+ hangi takımı tutuyorsun sen bakıyim?
- ahah kendi takımlarımı( çocuk avuçlamıştır dalgayı)
anne: kusura bakmayın babası öğretiyo.
özel halk konservesinin içindeyiz;
şoföre telefon gelir;
-alo abi nassın aaabii.
+...
-iyiyiz çok şükür çalışıyoruz.
+...
-nuhun gemisi gibiyiz abiii...
şu durumda ben zürafayım, gelen pis kokudan anladığım kadarıyla bir çift davar, bir çift eşşek.
kardeşim ilerleyin diyen bir şebek, lan yermi var dürzüüü diye bağıran bir aslan, ay ayağıma bastınız beyfendi diyen bir tavus kuşu, dikkat cepçi var diye bağıran kurnaz tilki ve cepçi şempanze..
böyle gider bu..
bilgisayar dersinde ten renginden muhabbet açılır.
kız: ben araplardan çok hoşlanıyorum
bütün erkekler: azuhaakjdasfşldskajfhadnvdkjshıaflajdfdafjalsfda
ders sonlarına kadar kızla kafa bulunur ama kızcağaz nedenini birtürlü anlayamaz ve sonunda bombayı patlatır.
şaka gibi bir diyalog
k-öyle bir acınacak durumdayım ki hayat arkadaşım bir laptop
e-senin yine iyi benim bir telefon
k-asıl senin iyi. laptop internet olmadıktan sonra içine kapanık arkadaş gibi
e-aslında o da doğru. telefon her zaman yanında anında dert ortağı. bence sen telefonla aranı düzel
k-laptopu görünce bir köşeye atmıştım. düzeleceğini hiç sanmıyorum. hem onunda hataları var. sadece ben mi hatalıyım sanıyorsun.
e-ne? ne gibi?
k-hiç çalmıyor, mesj gelmiyor.
e-ama sende farkındasın ki bu onun suçu değil.
k-evet ya doğru.
bir arkadaşım portekize gider, olay portekizli bir çocuk ve arkadaşım arasında kamera çekiminin fotoğraf çekimi sanılmasıyla başlar:
-why are you posing(portekizli eleman)
-I always do like that.
-wont you please stop doing this.
-no I cant do it without giving.