mahalle aralarında çocukluk günlerine geri dönülmektedir. maç tek kaledir. kaleci leqend'dır.
b: leqend abi oyuna gireyim mi? emre abi kızmaz dimi?
leqend: gir olm nolacak. emre adam mı yiyor?
oyuna girilir. 10 saniye sonra top ayağa değer. emre sinirlenir...
emre: olm ben sana bi daha oyuna girmiceksin demedim mi mına koyiim.
balkon temizleyen teyzeler: heeyy! düzgün konuşun biraz!
emre: duymayın siz de napalım (!)
Fotokopi çektirmek için fotokopi dükkanına gidilir. Çekilmesini beklerken aynı anda bir adam içeri girer elinde telefonla. Eh tabi fotokopici aynı zamanda kırtasiye malzemeleri de satar.
telefonla giren : tamam abi alcam ne demiştin? girdim içeri ben. . . Evet 60 yaprak defter, boya kalemi, çubuk (öğrenci anlaşılan 1. sınıf öğrencisi bunu burda anlamıştık biz ) birde fasulye. . . Ne fasulye mi? haaa oyuncak olacakmış!!!
mekan eskişehir.
sıcağı sıcağına.
(kız yolda yürümektedir ve eleman kıza laf atmıştır)
eleman-bizim gelin nereye gidiyorsun?
kız-kaynanamı sikmişler. hastaneye gidiyorum.
olay ntv'de yayınladan 90 dakika adlı programda geçmiştir.
haşmet- peki fenerbahçe'nin bu yıl yapacağı ve ilk defa deneyeceği aykut kocaman-daum sistemi hakkında ne düşünüyorsun?
mehmet yılmaz-ne düşüneyim anca hoşaf olur.bide aziz yıldırım var 3 meyveli hoşaf olur.
-kızım göster bakıyım arkadaşlarını.
-bak işte baba bu volkan, şu serhat..
-şimdi bu ne oluo f book mu?
- hayır baba daha f ye gelmedik, henüz a dayız..
bir konuşma sırasında şöyle bir konuşma geçmiştir.
+ abi duydunuz mu ya bilmiyorum. bugün haberlerde okudum. adam bi ata tecavüz etmiş.sonra da öldürmüş ya.
- at mı hayvan, bu herif mi hayvan. nasıl bişey bu ya?
+ valla bilmiyorum.öldürmüşler ya bi de.
- belki atın konuşmasından korkmuşlardır.
+ vfdşklfifdghk.
ablaya türkiye iş bankası'nın çocukların kitap okuması temalı reklamından heyecanlı heyecanlı bahsedilir.
o: ben a: abla
o: gördün mü türkiye iş bankası'nın reklamını çok hoş olmuş.
a: yok görmedim nasıl bişey?
o: * ... işte sonunda da "siz yeter ki okuyun çocuklar biz gerekirse susarız" gibi bişey diyo.
a: ne susucam be, gitsin başka yerde okusun.. *
o: hayvansın rıza!
zatı alim üniversite öğrencilerinin ingilizce derslerine girmekteyim. speaking dersini keyifli hale getirsin maksadıyla danalara ödev verilmiş ingilizce şarkı ezberleyecekler ve sınıfta karaoke günü yapıcaz. herkes şarkı listesini vermiş biri hariç.
-ilker hadi sıra sende
+bi dakka hocam ses açayım
-uzun hava mı okucaksın haydi ama
+başlıyorum
(ses açmaya devam eder ve aniden başlar)
hey sexy lady
eğdi yar boynun eğdi
allah kerimsin dedi
Hayatımızda yaptığımız ilk doğaçlama felsefe mübarek olsun.
-B:Sen benciliyet denizinin içindeki yosunların tutunduğu kaya oldun mu hiç ?! ya da buldun mu ?! Ama nerden bileceksinki sen gökteki martısın. Uçsuz denizi masmavi bi yem olarak gören ..
-D:peki sen ey uçsuz bucaksız denizdeki sonsuz yeşillikteki yosun... bilir misin martılar için hayat nedir bedenine büyük gelen gökyüzünde sonunu bilmediğin bir yol izleyip hep hayran olduğun masmavi denizlerde yemek yemek, dinlenmek... bilir misin gideceğin yeri bilmeden göklere kanat açmayı ?
-B:Sen ! bilir misin kardeşlik nedir? Kanla değil ama yürekten bağlı olan ? Şirine için balık nedir farkında mısın ? Sen kardeşinle felsefe yapmanın ne demek olduğunu,kahkaha atarken bir yanının buruk olduğunu bilir misin ?
-D:peki sen şirinelerin en şirinesi bilir misin balık olmak ne demektir bir gözü büyük bir gözü küçük resmini yaparlar... felsefe yaparsın şirineyle ama bu anlamlı konuşmayı halka açamamanın verdiği hüznü bilir misin ? ya da özetle tek bir soru lan bilir miyiz ?
-B-D:Silkenelim ve kendimize gelelim lan !
- baba, sana kitap ismi verirsem kitapcıya ugrayıp donerken alır mısın?
+ tamam olur.. sen soyle.
- Friedrich Wilhelm Nietzsche....
+ bu üçü mü?
- !!!!??
bir kac saniye suren sessizliğin ardından baba da ne yaptıgını anlar. ailecek gulunur.
Jale hoca:
-Kızım, gerizekalı kızım, sen bunları dinleme evde annen sana anlatsın emi salak kızım. Testte çözmeyin siz öss de anneniz çözsün onları !
B:
-Hocam ben çözüyorum ya bizim ev -dolu bankası-. (Bu gafa herkes gülmekteyken...)
Jale hoca:
-Bak gelmiyim oraya evladım !
B:
-Geeell geeel... *
ulu dagci össden 2 gün önce ailesiyle akşam bir cafeye gitmiştir. bahçe oturmaktadırlar. bahçedeki bütün masalarda açık şemsiyeler vardır. bir tek bizim oturduğumuz masada yoktur. ulu dagcinin küçük kardeşi karanlık havada sinirli bir şekilde:
-anne kalkalım bu masadan şemsiye yok.
üniversiteye kayıt için gidilmiştir. heyecanlı,mutlu ve 2 saattir ordan oraya koşuşturmaktan yorgunsunuzdur. orda "abi" ler size yardım etmeye yol göstermeye çalışmaktadırlar.
abi:bölüm neydi?
-sayısal..
abi:....