eurovision yarışmasında izlandanın güzel solisti görüldükteen sonra yorumlar yapılamaya başlanır:
* sence de güzel, hatta fazla güzel değil mi?
-evet ya çok hoş.
*haksız rekabet değil mi bea bu, böyle bir varlıkla aynı dünyada olmamız?
- en azından farklı ülkelerdeyiz, idare et artık.
*bu na da şükürrrr.
annem, babam ve ben. hadise'nin eurovision performansında uğur yıldıran'ın müsamerede gökten zembille inen çocuk misali sahneye atlamasının ardından, vücudu üzerine yaptığımız yorumlar ve sonrası:
annem: ayyy allah herkese böyle koca nasip etsin!!!
babam: senden geçmiş artık, kızına kapat sen onu.
ben: sağ ol babam!
babam: sus lan!
"S" kişisi konyada oturmaktadır ve istanbula taşınacaktır, olay şöyle gelişir:
-S: ya şimdi kiraya mı çıkıcam ben ya alışmıştık konyada rahattık
-A: evet üstelik 1 milyar depozito da isterler şimdi!
-S: hadi yaa depozito da vardı değil mi konyada depozito yok..
-A: valla burda böyle hatta 3 ay kira peşin!
-S: "A" sen nerden bilion? hacımısın abi bu ne ya...
-millet: zuhahahaa...
not: "A" nın ev sahibi olması durumunda, mağdur kiracılar...*
en çok şu başlığa yazmayı özledim arkadaş bir aydır..
evde maç izlenmektedir dayı, baba ve kardeş triosuyla beraber.. spiker bir pozisyonda "topun gelişine çok güzel bir vuruş" der.. kardeş bombayı patlatır.
arkadaşlardan birinin evi boş olduğunda 3-5 arkadaş kalmaya gitmişizdir. son ses müzik içkiler falan derken ezanın sesi az da olsa müziğin arkadasından duyulabilmektedir. arkadaşın biri pc başındakine "ezan okunuyor lan galiba?" gibisinden müziği kapatması için sinyal vermiştir. sanki bu hayati bir meseleymiş gibi tam o sırada mutfakta salınan hayattaki yegane amacı head bang yapmak olan bir arkadaş bu lafı duyar ve böğürür:
ailece pikniğe gittik ve piknikte üniversiteden guruplarda yan tarafımızda oyun oynuyorlar,
annem: kalk sen de oynasana,
ben: ya ne oynayayım kimseyi tanımıyorum.
annem: neden ya aynı okulda değil misiniz?
ben: kampüs aynı annecim.
annem: ne fark eder.
ben: !?!?
öğrenci ve öğretmen arasında geçen bir diyalogdur. + kişisi öğrenci, - kişisi öğretmen, * kişisi de altın vuruşu yapan diğer öğrencidir.
+hocam fem dershanesi fettullah'ın diyolar doğru mu?
-oğlum fettullah senin askerlik arkadaşın mı? bari bi hoca efendi de ulan!
*ne hocası ne efendisi ya işte basbaya feto. haha eşeko gibi feto! *
not: bu diyalog aynı zamanda, okullarda cemaatçilik ve fetoculuğun nasıl ilerlemiş bir vaziyette olduğunun göstergesidir, zannımca.
kurban bayramında 5 ortakla birlikte alınan kurban kesilmiştir. sıra gelmiştir paylaşmaya. etler 5'e bölünür. kim hangi payı alacak bunun seçimi yapılacaktır.
ben arkamı döneceğim et paylarını görmiyecek şekilde, biride parmağıyla işaret edip bana sorucak bu kimin diye? bende hangisini işret ettiğini görmeden 5 ortaktan kimin ismini söylediysem o onun payı olacaktır. ben dönerim arkamı ve bana bir kişi sormaya başlar.
- bu kimin?
ben: ahmet abi
- bu kimin?
ben:hakan enişte
-bu kimin?
ben:turan abi?
-bu kimin?
ben:hasan amca
-bu kimin?
ben:bizim diye
cevaplayıp arkamı döner dönmez kendisininkinin hangisi olduğunu kaçıran hasan amcam bana sorar ''benimki hangisiydi?''
''nerden biliyim be a benim hasan amcam ben görmedim zaten kim işaret ettiyse ona sor''
televizyonda beyaz show izleniyor, konuk ajda pekkan.
h: hala
s: ben
h: bu kadın da maykıl ceksın a benzemiş iyice estetik yaptıra yaptıra. maykıl ceksın da kanser olmuş.
s: cilt kanseridir allah bilir.
h: hee cilt kanseri olmuş. bütün konserlerini iptal ettirmiş. sabah aradı söyledi, iyi sen bilirsin gari, dedim.*
arkadaslarla bir araya gelmisiz. bir de bi arkdasin babasi aramizda. ama bizden daha serseri bi adam. bizim elemanlardan biri:
-necdet amca bu kizlardan hayir yok, ben artik rahip hayati yasiycam.
-manyak misin oglum onlar birbini sikiyolar icerde.
dershane zamanlarından tanıdığım, fakat hiç merhabalaşmadığımız, aynı lisede okuyor olduğumuzun da oldukça geç farkına vardığım bir arkadaş liseler arası kısa film yarışması için çekeceği filmine kadın oyuncu arar. birkaç hoca beni önerir, bu arkadaş da sabahın köründe yanıma gelir ve olaylar gelişir:
arkadaş: selam özge, dün aradım niye açmadın? *** other: beni mi aradın, niye ki? hem numaramı nerden biliyosun ya şaşırdım.
arkadaş: ya hocalardan aldım. bi kısa film çekicez kadın oyuncuya ihtiyacım var dedim. elif hoca da numaranı verdi. other: aa kısa film mi, ne güzel! konu ne?
arkadaş: ya psikolojik sorunları olan bi kadının, kocasının dramını anlatcaz. yani adama yoğunlaşcaz kadının fazla işi yok. bugün prova alcaz gelir misin? other: gelirim ya niye gelmiyim. nerde çalışıyosunuz?
arkadaş: bizim evde. benim odayı ayarladık işte, 5-6 kişiyiz orda yapıyoruz. * other: hıı, öyle mi..
arkadaş: ya sana fazla bi iş düşmicek zaten yatıcaksın kalkıcaksın o kadar, gerisini biz halledicez. ** other: eheh, neyse, hoca geliyo şimdi, biz sizi ararız.
sonuç: reddetmek zorunda kaldım tabi. ben yatacakmışım kalkacakmışım gerisini halledecekmiş hatta beş altı kişi halledeceklermiş. tey allaam ya. *
olayın tamamı doğu ekspresinde geçmektedir.
(üniversite öğrencisi : ö)
(yaşlı amca : y)
y : evladım bak benim çantam da köy peyniri, lavaş ekmek, soğan var hadi Allah ne verdiyse yiyelim.
ö : sağol amca benim tansiyonum var.
y : dert etme evladım ilk önce benimkileri bitirelim sonta tansiyonu da yeriz !
ö : ekmeği uzatır mısın?
sabah kalkılır ve baba ile dayı kararıyla bakkala gitmesi için iki kardeşten biri kurban seçilir, o kişi bendenizdir fakat bakkala gitmeye hiç niyetim yoktur. türlü bahanelerle gitmemek için direnmişimdir fakat kurtuluş yok gibi görünmektedir.
ben: yahu yollayın işte kardeşi ben niye gidiyorum daha kendime gelemedim..
dayı: lan hadi al şu parayı git ekmek al gel..
ben: yaa dayı dur daha yüzümü bile yıkamadım, yüz yıkanmadan paraya dokunulmaz bereketi kaçar.
olayı uzaktan izlemekte olan baba bombayı patlatır,
arkadaşlarla yapılan porno partisinden sonra * iki arkadaşın diyalogu ;
a1- anlamıyorum muha koyım böyle güzel karısın git zengin birini bul evlen ne diye orospuoluyosun ( filmdeki karıya söylüyor)
a2-olm burdan bok gibi para kaldırıyor bunlar haberin yok senin.
a1-olsun abi 1-2 milyar az al ama evinin kadını kocanın orospusu ol muha koyim ...
diğer arkadaşlar(yarılma anı) - puahuamauhaa sıc sıcauahumuha ..
son zamanlarda yurttaki arkadaşlarla sürekli olarak counter stike isimli efsane oyunu oynuyoruz. birkaç kişi counter-teröristlerden olurken diğer kişiler de teröristlerden olmaktaydı. oynadığımız haritadaki * isimlere göre birbirimize yer tarif etmekte, düşmanı gördüğümüz yeri anlatmaktayız. oyunda bomba kurulan 2 alan var bombsite-A ve bomsite-B. bir round sırasında ölmüş ve sigara yakmış olan arkadaş ile kendini oyuna kaptırmış olan bir diğer arkadaş arasında şöyle bir diyalog geçer.
arkadaş: serhat küllük nerde?
diğer arkadaş: hepsi B deler.
komik gelir mi bilmiyorum ama o an odaca yarılmıştık.
a: ya ji min, biliyor musun, artık evlenmem lazım. yahu, herkes ev bark sahibi oldu. ben hala şu küçüvük dükkandayım. görüyorsun halimi. evlenmem şart. gece eve gidince yatağına girdiğim bir karım olsa, çok mu yani? insan eşsiz olamıyor. benim evlenmem lazım.
j: sen bi 31 çek gel istersen
a: şey, nasıl yani?
j: merak etme, ben dükkana bakarım.
dısarda arkadaslarla eglenilmektedir. saat gece yarısı (artık sabah ta diyebilirsiniz) 05.00 olmus. anne arar.
-oğlum nerdesin sen
-anne dısardayım işte arkadaslarla
-iyi tamam geç kalma! *
kahramanı olduğum yaran diyalogları "ben komiğim eheh" edasıyla paylaşmaktan nefret ediyorum fakat gerçekten iyi güldük.
matematik dersi, herkesin canı sıkkın, küme düşmesi* kesinleşmiş arkadaşlar olarak eğlence arıyoruz. hoca sınavda nerelerden soracağını söylüyor.
hoca: 3 eşitsizlik 3 köklü sayılar 3 üslü sayılar 1 rasyonel sayılar, böyle düşündüm
ben: 4-4-2'den şaşmayın hocam, 3-3-3-1 çalışmaz
batuhan: bence en iyisi 4-3-3, kanatlarda da messi falan oldu mu tamam
hoca: gevezelik etmeyin. soruyu çözelim. bunu buraya alırsak ne olur?
ben: gol olur hocam
hoca: git kantinden bana su al
can sıkıntısından arkadaş aranır fabrikya gelsin diye..
arkadaşta uzun zamandir belediye'ye işçi olarak girme çabasındadır
texas: alo iyi günler.. hasan beyle görüşçektim
hasan: eeee iii pardon. buyrun benim
t: nilüfer belediyesinden ariyorum
h: aaa aa evet buyrun musaitim
t: ben size musait olup olmadığınızı sormadım
h: pardon. buyrun sizi dinliyorum.
t: simdi siz bize basvuruda bulunmussun.
h:evet
t: biz onu değerlendirdik sizi işe almaya kadar verdik.
h:ohh beeee. geleyim mi hemen abi.
t:yok ilk olarak arkadaşınızın yanına gidin canı çok sıkılıyormuş
h: pardon anlayamadım..
t:hasan
h:efendim
t: girsin göte florasan
h:senin allah belanı versin
t: kes lan yanıma gel.