saclar kestirilmektedir,o mahalde bulunan ve babasi yerel bir gazetede yoneticilik yapan bir arkadasla girilen diyalog
gunlerden cumartesidir
x-burdan cikinca isin var mi senin?
gl-nie noldu ki?
x-film alalim,kizlari da cagiralim ya da kalkalim sinemaya gidelim onlarla.
gl-abi olabilir dedigin seyler de bizim evde misafir vardir kesin,sizde izleyelim ya da sinemaya gidelim.sizin ev kalabalik mi?
x-yok lan annem takiliyodur evde.babam da pazartesi gununun gazetesini cikarmaya gitti.
gl-olm bugun cumartesi manyak mi senin baban iki gun evvelden cikariyo gazeteyi,yarin bomba patlasa nolucak?
x-bosver abi bomba patlasa herkesin haberi olur zaten gazeteye ihtiyac yok
gl-sen adam olursun ama ben gorurmuyum bilmiyorum..
plajda sere serpe yayılmış uyuyan bir arkadaş ve 40 derece sıcağın altında sıcaaaak siimiiiiit taazeeeee simiiiit diye bağıra bağıra dolaşan simitçinin arasında geçen diyalog:
(arkadaş simitçinin yüzünden uyanır. sinirlidir)
-simitçi!! hey simitçi! gel buraya.
-buyur abi
-taze mi simitler?
-taze abi. daha yeni aldım fırından.
-hee neyse o zaman. bayat olsaydı alacaktım ama tazeymiş. hadi güle güle.
mnskym ve annesi film izlemektedir televizyonda. Film X-men dir. filmde reklam arası olmuştur. Anne ile film hakkında konuşulur. O sırada anne başka şeyden bahsetmeye başlar. 5-10 saniyelik dumurdan sonra anneye sorulur ... olaylar gelişir:
mnskym: vıdıvıdıdıvı carcarcar bla bla bla*
anne: hedehede hodo hodo blablabla carcarcar*
mnskym: ama anne o film ile alakasız ama.
anne: olsun, zaten o farklı, bu farklı olmasaydı sen dünyaya gelmezdin.
mnskym: ha, hönk... oha oha
tv de hızlıca zapping yapılmaktadır.göze bir program takılır.adamımsı ama bizim kadın sandığımız kişi can havliyle arabesk söylemektedir.bu kişi aynı zamanda notre damme'ın kamburunu anımsatır.anne kişiye sorulur:
*ya bunun gözü niye kurbağa gibi dört dönüyo beh
anne kişisi yanıtlar:
-işte biri kalk gidelim,diğeri bok yeme lan otur diyo.
*bu da güzel bi bakış açısıymış.hheheh
+alo kuzen napıyosun?
-hiç napayım oturuyorum, sen?
+ben de oturuyorum. oldu o zaman hadi görüşürüz. telefon kapatılır, idrak yolları tıkanmış yazar 5 dakika sonra arar, kahkahalar içerisinde.
daha önce hic yeni türkü dinlememiş ulas kişisi ve ben...
-ulas hic kimsenin yağmurun bile böyle kücük elleri yoktur
+yağmur kim
-yağmur gökten düşen su anlamında orda
+yağmurda zaten el olmaz a.k
-işte o kısım biraz sacma evet...
izmir'de sıradan bir temmuz sabahıdır, sıcaklık 40 dereceyi aşmıştır. insomniac kişisi, kan ter içinde uyanmış ve anlamlandıramadığı bazı soruları canından çok sevdiği annesine yöneltmektedir;
insomniac : ya anne, geberdim sıcaktan ya, halime bak, kim kapattı benim odamdaki pencereyi?
anne : ben kapattım oğlum, dışarıdan ses gelmesin diye.
insomniac : vantilatörü kim kapattı peki?
anne : onu da ben kapattım.
insomniac : neden anne?
anne : terlemiştin oğlum, üşütüp de her yerin tutulurdu sonra.
insomniac : peki anne, son bir soru daha. tamam camı, vantilatörü kapattın da, bir de üstüne odanın kapısı da kapalı sımsıkı. hava yok içerde resmen ya.
anne : ben kapattım onu da. ses geliyordu içerden diye.
insomniac : e anne, oldu olacak eşiğin altından verseydin zyklon b'yi de tam gaz odasına çevirseydin.
anne : ne biçim konuşuyorsun sen öyle? *
insomniac : ?!!?
kardeş mnskym elinde oyuncak* keleşe* benzeyen silahla oynamaktadır.mnskym'de o sırada televizyon izlemektedir. kardeş mnskym silahı patlatır ve olanlar olur...
m*- amınaaa hassiktrrrr.* lan puşt silahı bırak lann. arrhggg
km*-ne var ne baarıyonn. ha!* siktir lan kaçıyom ben.
*koşuşturmalar*
derken kuzende elinde m4'e benzer silahla koltuğun ardından mnskym'e ateş açar. kardeş de yanına pusar ve mnskym'e yaylım ateşi açar. mnskym kaç kere vurulmuştur... gider bakkaldan oda m16ya benzeyen tüfek alır. eve gelir. çatışma başlar... *
didim'de bir barın kapısında aynen şunlar yazmaktadır..
- bir arkadaşa bakılmaz
- bir bira içip çıkılmaz
- şöyle bir içeri bakılmaz
- ısrar da edilmez.
bunu gören bizlere de oradan uzaklaşmak kalır..
-necati ayrılmak istiyorum
-tamam
-hemen herşeyi kabul ediyosun!
-ayrılmayalım o zaman
-hayır bu ilişki böyle yürümez her şeye tamam diyosun
-tamam demem bir daha
-bak yine tamam dedin ühü ühü hüü
beyoğlu belediyesinin taksimde düzenlediği bir etkinlikde, sahnenin hemen arkasındaki pankartta etkinliğin ismi ve belediye başkanı dr.mimar kadir topbaş'ın imzası yeralmakdadır.hemen arkamda saf tutmuş iki tikky kızımız arasında geçen diyalog;
-aaaaaaaa mimarında doktoru oluyormuymuş?
-salak mimar onun adı.
edit:cevap veren mal hatun espiri amacı gütmemişdir.
evil sabahın köründe aşti'ye inmiş, gece yolculuğunun verdiği yüksek mallık etkisinden kurtulmaya çalışırken sabahın o saatinde bir güzel yarılıp uyanmasına neden olan diyalog.
efenim her durakta düzenli aralıklarla pepsi makineleri bulunur. işte bunların üstünde de şu aralar uyuz grup hepsi'nin reklamı var. biri insan görünümlü iki canlı bu makinenin önünde biraz durur ve yanlarından geçen evil'da muhabbetlerine kulak misafiri oluverir.
- kim la bu karılar ?
- la hepsi diye bir şey var ya, onlar işte
- hepsi mi ?
- hee
- hepsini birden sikerim lan ben bunların
- nihahahahahah
- hahahahahah
bugün itibariyle okulda tikky bir hatunla yaşadığım dialog;
-aa dün oldboy'u izledim süperdi.
siyahbeyazkizil;evet süper bir film,intikam,geçmiş ve hipnoz üzerine kurulu,sıradışı..
-''koş forrest koş''dan sonra en sevdiğim film..
siyazbeyazkizil:koş forrest koş??
-ya hani ''da vincinin şifresindeki adam'' varya o oyunuyor..
siyahbeyazkizil:tom hanks,bajsettiğin filmde ''forrest gump'' olmasın..
-efet ya efet oooooooooooo
Kız tikkylerin Allahıdır,üniversite okumaktadır, aynı şekilde hikayemizin kahramanı da aynı üniversitede * okumaktadır. Son derece casanova tipli ama bi o kadar da bu tikky'e aşık olan çocuk günlerdir bu kızla muhabbet kurma yolları üzerine düşünmektedir. Tesadüfen sınav sonrası koridorda karşılaşan ikili arasında şu konuşma geçer:
-eeeee.... ıııı... şeyyy,kem küm yaw, ** bişey söylüycem sana ben ya...
-(Kız çocuğu iplememektedir)evet,ne vardı?
-(Bütün ahali romantik bir laf beklemektedir)Yaaa o sorunun cevabı 15 miydi?
Millet döner ve söyler ''yuh artık lebron james....'' *
kız misafirliğe geldiği evde evin üniversiteli oğluna yılışmaktadır. Gecenin 4' ünde dekolte manyağı bir pijama bozuntusuyla çocuğun odasına giren kızla bizim balta adam arasında şu konuşma geçer:
olay yeri : zibil büfe (ayrıca gazete bayii abimiz)
müşteri bayan : beyefendi bana bir sabah bir de akşam verir misiniz ?
büfeci göbekli amcam :(kadını şöyle bir süzerek) sana bi posta yeter...
Allah iş raslığı versin.
(değişik versiyonları da piyasada mevcut olan bir diyalogtur.)
-simgecaann!?
+...
-simgecaaannn!?
+...
-lan kime diyorum orospu!?
+heeaa,efendim diycem sen de bana bi siktir git diycen di mi!?
-afferin bak leb demeden leblebiyi anladın maşşallah maşşallah
mekan: Efe Tur
Kalkış: izmit
Hedef: Bursa
Saat: Sabaha karşı 6:30
Mod: uyumak istiyoruuuuuuuuuuuum!
bir insanın uykuya dalış süreci: güneş aralanırken azami 4dk
Adam:a Öğrenci:ö
a: sen öğrenci misin?
ö: Evet*
a: (2dk sonra) sen sormadın, ben çalışıyorum.
o: hmm*
a: sen nerelisin?
o: Gölcüklüyüm*
a: (~3dk sonra) Sen sormadın, ben Mustafakemalpaşa lıyım.
o: anlıyorum(!)*
a: bilir misin bizim oraları gerçi siz öğrenciler pek bilmezsiniz bizim oraları ne işiniz var ki, biz de öyle disco bar yok.
o: yok aksine bilirim, geçen gün bir teyze oturdu yanıma o kadar çok konuşuyodu ki durağımı kaçırtmıştı bana.*
a: öyledir ya bizim ordakiler çok konuşurlar çok sallarlar bi de. Ama oranın yerlileri genelde öyledir yoksa yeni jenarasyon iyidir bak bi görsen.
o: güzel*
a: şimdi bizim orada bi köfteci abimiz var, ... Abi görsen eleman bir gün .............(ben uykuya dalmıştım bu sıralar)....... a sen uyuyosun (diyerekten bir dürtü ama insanlıktan çıkmış bir hareket resmen, hayvan dürtüsü).. uyan uyan bizim orda otobüste uyumak kuşu öttürmez derler, neyse sonra ablam geldi işte dedi bu arada benim ablam ... bankasının yön. kurulu başkanı, haaa sonra................ (dürtü)....... uyuma uyuma bak dinle, uyumak bizim orda kötü şansmış, kaza olurmuş, öldürcen mi len bizi....................
bu muhabbet bi 45-50 dakka kadar bu şekilde adamın benim uykumu tam dalmak üzereyken hayvan dürtüsüyle kesmesiyle ve hep "onun orada" hareket halinde uyumanın kanserden bile zararlı olduğunu ispatlayacak kadar çok şehir efsanesinin varlığından bahsetmekle geçti ve bu sırada benim uyku artık iyice piç oldu.
a: sonra bizim orda bi de tatlı vardır günde 5 tane yerim, bak konuşmuyosun ama sen hiç ya çok sıkıcısın ya*, bizim orda konuşmayanının ağzına tatlı sokarlar*....
o: (dayanamayan chemsuk sonunda) abi kusura bakma ama bizim orda da çok konuşanın ağzına ya..ak sokarlar, kusura bakma, biz farklı dünyaların insanlarıyız.
Deminden o güleç surat birden ağır çekimde poker face e dönüştü ve sanki adam hakkaten o dediğim şeyi bekler gibi bi kaç saniye öyle bekledi, ben de bu sırada baya ağır gittiğimi düşünerek üzüntümden bi kusura bakma diyiverdim ve kafamı çevirip indirdim göz kapaklarını. Ne bileyim o kadar üzeceğini adamı uyadnığımda terminaldeydik. adamı da ileri doğru düşünceli düşünceli bakarken yakaladım, nedir acaba inandı da, benim susmadan önce neler yaşadığıma mı üzüldü nedir bilmem ama terbiyesizliğimin utancından adam gidene kadar otobüste bekeldim.
Ama demeyin ya siz hiç 10 defa dürtüldünüz mü uykunuzda...*