yaran ayarlar

entry543 ↑ galeri81
    91.
  1. yazıldı mı bilmiyorum ama vakti zamanında cem yılmaz'ın bi hacettepe üniversitesi öğrencisine verdiği ayar bunlara örnektir efendim..

    cem yılmaz bi söyleşi için hacettepe üniversitesine gitmiştir.. muzip çocuklardan biri cem yılmaz'ı göt etme ve zorda bırakma amacıyla sorar:

    -sayın yılmaz, karizmanız var mı? varsa kaç santim?

    tüm salon güler.. çocuk bi nevi kahraman olmuştur.. lakiin! cem abinin cevabı gecikmez:

    +yavrucum, karizma insanın içinde olur.. içine alınca anlarsın kaç santim olduğunu..

    az önce gülen salon bu sefer kopar, yarılır, dağılır.. çocuk cem yılmaz'ın söylediğine göre diğer gidişinde kapıda mendil satmaktadır..
    4 ...
  2. 90.
  3. okula yeni giren elemanlara edilecek bir numaralı laftır. ne de olsa ilk sene çömezlerdir.

    (telefon elde tutularak söylenir )
    - sen kaça basınca zıplıyosun bakıyım super mario ?
    4 ...
  4. 89.
  5. bir grup arkadaş alanya'ya bir otele tatile giderler. deniz, sıcak abazalık başa vurmuştur ama bir turist düşürmek nasip olmamıştır. bunun üzerine eldeki yerli kaynaklara dadanmaya karar verilmiştir. üç kişilik bir kız grubu görülür, muhabbete dalınır,

    a: arkadaş, k: kız

    a : çok sıcak yaw. bu arada nerden geliyorsunuz?
    k : bursa'dan.
    a : aaa biz de bursa'dan.
    k : aman iyi üff.
    a : bursa'nın neresinden? osmangazi? heykel? nilüfer?
    k : sana ne lan. mektup mu yazıcan?
    a : !!?!??
    2 ...
  6. 88.
  7. Biyoloji dersinde yapılacak sınav için herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Sınav günü öğrenciler birde bakmışlar, ortada kağıt kalem yok, sadece sıra sıra mikroskoplar.
    Hoca sınavı açıklamış: ''-Bu mikroskoplardaki lamların hepsinde bir böceğin bacağı var, sınavınız: bacağından böceği tanımak.''
    hemen itirazlar, feryatlar. Ama yararı yok, hocanın dediği dedik.
    Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama birşey yapamıyorlar. Sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş ''-Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?''
    Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış: ''- Hadi bilsene kim olduğumu?
    8 ...
  8. 87.
  9. 86.
  10. hacettepe tıp fakültesini kazanan çobanın aysun kayacı'ya verdiği ayardır.
    2 ...
  11. 85.
  12. yıllar evvel yaşanmış bir diyalogtur, o zaman cep telefonu yeni yeni ceplere girmeye başlamıştır, yani benim cebime henüz girmemiştir, yaştım bir kız arkadaşımın evlenmek üzere olan kıskanç bir nişanlısı vardı, o güne kadar 2 dost gibi birbirimizi arardık, konuşurduk, sırlarımızı paylaşırdık, aramızda normal bir arkadaşlık vardı, taa ki o çocuğa(aslında çocuk dediğime bakmayın 30 yaşına gelmiş, yaşından dolayı azmış(şu andaki benim yaşım, allah korusun ben de mi öyle olucam yahu), gözükara birisi) aşık olana kadar, o çocuk kızı benden kıskandı(zaten çok kıskançtı), kızın tel rehberinden ev telefonumu bulmuş, bereket o gün bizimkiler yoktu, telefonu ben açtım, "efendim" dedim, ses şöyleydi

    kıskanç çocuk: ali ile görüşecektim
    ben: benim buyurun
    kıskanç çocuk: oğlum bak bırakacaksın c....'in peşini, bir daha onu aradığını duyarsam
    ben: eee, ne olacak?
    kıskanç çocuk: bak nişanlısıyım onun evleneceğiz, bak seni uyarıyorum ben arkadaşlık, dostluk mostluk anlamam, uyarıyorum seni bir daha aramayacaaan, sormayacaaaan
    ben: peki, sizin tek konuştuğunu kız c.... mı? başka kız arkadaşlarınız yok mu
    kıskanç çocuk: o benim problemim aslanım, seni ilgilendirmez
    (işte ben burada o lafımı geçirdim o çocuğa)
    ben: sen bu kafayla gidersen daha çok problem yaşarsın.

    dedim ve telefonu yüzüne çarptım, sanıyorum sinir oldu, defalarca telefon çaldı, açmadım, zannediyorum sinirden kudurdu.

    olay soğuyunca 2,3 gün sonra c....'i aradım maalesef ailesi her seferinde "yok dışarda", "yok banyoda, "şu anda müsait değil" diyerek benimle görüştürmedi. o çocuk c....'i ve ailesini korkutmuş, "bir daha onunla görüşürse ben yapacağımı bilirim" demiş(tabi ben bunları sonradan öğrendim).

    cep bizim cebimize girdiği günlerde ne c....'in cep numarasını öğrenebildim, ne düğünlerinin davetiyesi geldi, zaten ev telefonlarını da değiştirmişlerdi.

    bir kızları da olmuş, allah analı babalı büyütsün, ama bir gereksiz kıskançlık uğruna bir dostluk öldü. "o çocuk sana birşey yaptı mı?" diye soracak olursanız, hiçbrşey yapamadı, lafı yediğiyle kaldı diyebilirim...
    2 ...
  13. 84.
  14. 83.
  15. 84.
  16. yıllardır birbirine sokulmus ince ayarlı lafların akılda klamıs halleridir.
    *

    (bkz: ayar gibisin vermek istiyorum)
    0 ...
  17. 83.
  18. başlık: msn iletisine uyuyom yazan mal
    ilk entry:
    "aldığı nefes bile ziyan olan kişi , cok doluyum bu tiplere küfür etmemek için bırakıyorum burda." *
    ayar entry:
    "başlığı "msn iletisine uyuyom yazan insan" şeklinde açtıktan sonra "mal" sıfatını tanım kısmında kullanmayı akıl edemeyen maldan daha mal değildir." *
    yaran ayar:
    "başlığı "msn iletisine uyuyom yazan insan" şeklinde açtıktan sonra "mal" sıfatını tanım kısmında kullanmayı akıl edemeyen mala mal demeyi bi mal olmak sanan maldan daha mal olmayan mal." *
    0 ...
  19. 82.
  20. nakliyeci ile yapılan bir msn konuşması;

    nada:yükleyici sizin acentada ilgili kişinin msn adresini istiyor, var mı sizde?
    +:var ama telefon yetmiyo muymuş? demek ki amacı farklı sizin yükleyicinin.
    nada:neden sen benim msnimi isterken farklı bi amacın mı vardı?
    +:...
    5 ...
  21. 81.
  22. 80.
  23. 79.
  24. olay atatürk zamanında geçer. savaş yıllarından sonra köşkte bir davet verilir. türk ve yabancı olmak üzere bir sürü konuk gelir bu davete. bu davet te atatürk yabancı bir konuğun kendisine dik dik baktığını görür ve yaverini çağırır: "şu adama bir sor bakalım derdi neymiş" der. yaver gidip gelir ve o kişinin babasının çanakkale de öldüğünü söyler ve bundan dolayı sizi suçluyor olabilir efendim der. bunun üzerine mustafa kemal yaverini tekrar yabancı konuğun yanına göndererek bir soru sormasını ister: "sor bakalım babasının çanakkale de ne işi varmış".
    6 ...
  25. 78.
  26. 77.
  27. yer: bi alman kanalında yarışma programı.

    yarışma tamamen görsel zekâ ve şans üzerine kurulu. ekranda beliren görüntülerle yarışmacıların tahmin yapmaları isteniyor. biri bayan olmak üzere iki yarışmacı var. sorulardan birinde ekranda bir video belirir. videoda bir lig maçı gösterilmektedir. saha aşırı derecede karla kaplıdır. soru bu maçın hangi yılda oynanmış olabileceğidir. video biter ve olaylar gelişir.

    s: spiker

    b: bayan yarışmacı:

    e: erkek yarışmacı

    s: evet videomuzu izledik, sizce bu maç hangi yılda oynanmış olabilir?

    aslında dogru cevap 1993'tür. fakan şans eseri iki yarışmacı da 1997 cevabını verir. dolayısıyla kazananı belirlemek için bi soru daha sorulmalıdır. o soru da şudur:

    peki sizce bu maç hangi ay oynanmış olabilir?

    b: ocak.

    e: temmuz.

    erkek yarışmacının "temmuz" cevabı sonucu spikerin suratında yavşak bi sırıtış belirir. der ki:

    s: beyfendi kusura bakmazsanız bir şey sorucam.

    e:buyrun.

    s: videomuzda sahanın karla kaplı oldugu görülüyor. ama siz bize cevap olarak bu macın agustos ayında oynanmış olabileceğini söylediniz. nasıl mümkün olabilir bu? bildiğiniz gibi agustos ayında etraf cayır cayır yanar.

    e: macın oynandıgı ülke ya güney yarımküre'deyse?

    (bkz: coğrafya bilgisiyle ayar vermek)
    15 ...
  28. 76.
  29. 75.
  30. g: benim doğum günüm ne zamandı?
    s: ahhaa şimdi yandık! ya bi tanem hakikatten ne zamandı?
    g: öğrenipte ne yapıcan? öğrenmesende olur. zaten bu gidişle kasımın 23'ünü benimle göremicen.
    s: ???
    6 ...
  31. 74.
  32. gazeteci : efendim suçunuz nedir neden götürülüyorsunuz?
    sinan aygün : suçum atatürk'ü sevmek..
    bir polis memuru : ama kasanızdan çıkan 3 milyon euronun hiçbirinde atatürk yoktu!!

    hem tutuklan hem de memurdan ayarı ye, olacak iş değil.
    11 ...
  33. 73.
  34. Deniz Som:
    Böyle boş konuşmalar yapmayalım. Metiner, bak daha önce de seninle konuştuk bunları. Birileri birileri değil, açık söyle yaaa... Fethullah Gülen'e sümüklü dediğime mi sinirlendin? Bunu söyle mesela...

    Mehmet Metiner:
    Şimdi Fethullah Hocaya...

    Deniz Som:
    Eeeee. Ne hocası efendisi. ilkokul mezunuyla beni muhatap etme ya...
    12 ...
  35. 72.
  36. ayar budur, böyle verilir baabında bir arkadaşımın başka bir arkadaşıma vermiş olduğu bir ayar vardır.

    arkadaşımız grup içinde ehliyet + araba kombinasyonunu ilk sağlayan olduğundan bir yaz günü grup olarak araba ile gezilmektedir. diyalog şu şekildedir.

    - beşir, bu arabaların klimalıları vardı. keşke onlardan alsaydın.
    beşir: bu arkadaşların benzin dolduranı vardı keşke onlardan alsaydım.
    8 ...
  37. 71.
  38. günlerden 23 haziran pazartesi hafta başında gerçekleşen ve yerlere yatıran muhteşem ayardır.

    hadisenin 3 kahramanı vardır ve şöyle gelişmiştir:
    daha önceden kendime donmeye artik cok gec mahlasıyla sözlükte yazar olan zatı muhterem sözlükten uçurulup silik durumuna geldikten sonra mahlasını kendine donmeye artik cok gec yapıp yeniden sözlük karasularında gözükmeye başlamıştır. ancak carmadon nickli yazar moderasyona bir mesaj mahiyetinde nick altına harf değişikliği ile yeniden yazar olmuş, silik demek olmaması gereken demek kontrol edin gibisinden şeyler yazmıştır. ve eğer bir şey yapılmazsa kendine uçurulduktan sonra carmadon2 carmadon3 gibi nickler ile sözlüğe yeniden yazar olacağını beyan etmiştir. (bkz: #3549488)
    işte bu yazıyı gören kendine donmeye artik cok gec nick altına böyle bir şey yazıldığını görünce hemen karşı atağa geçmiş ve carmadon un nick altına: uçurulan yazarlar arkasından dedikodu yapan boş meydan yazarıdır yazmıştır. (bkz: #3548018)

    işte tam bu noktadan sonra dikkatli yazar kişisi spike ortaya çıkmış ve yaran ayarı on ikiden yine kendine donmeye artik cok gec in nick altından yapmıştır. zira carmadon için denen uçurulan yazar arkasından dedikodu yapılması hadisesinin aynısını bugun kendine donmeye artik cok gec yapmış ve bu spike in gözünden kaçmamıştır. (bkz: #3571810)

    son olarak ayarın kapak konusu olarak spike vecizesi: hoca verir talkını, yendi utar salkımı.
    4 ...
  39. 70.
  40. 69.
© 2026 uludağ sözlük