yaran ayarlar

entry543 galeri81
    76.
  1. 77.
  2. yer: bi alman kanalında yarışma programı.

    yarışma tamamen görsel zekâ ve şans üzerine kurulu. ekranda beliren görüntülerle yarışmacıların tahmin yapmaları isteniyor. biri bayan olmak üzere iki yarışmacı var. sorulardan birinde ekranda bir video belirir. videoda bir lig maçı gösterilmektedir. saha aşırı derecede karla kaplıdır. soru bu maçın hangi yılda oynanmış olabileceğidir. video biter ve olaylar gelişir.

    s: spiker

    b: bayan yarışmacı:

    e: erkek yarışmacı

    s: evet videomuzu izledik, sizce bu maç hangi yılda oynanmış olabilir?

    aslında dogru cevap 1993'tür. fakan şans eseri iki yarışmacı da 1997 cevabını verir. dolayısıyla kazananı belirlemek için bi soru daha sorulmalıdır. o soru da şudur:

    peki sizce bu maç hangi ay oynanmış olabilir?

    b: ocak.

    e: temmuz.

    erkek yarışmacının "temmuz" cevabı sonucu spikerin suratında yavşak bi sırıtış belirir. der ki:

    s: beyfendi kusura bakmazsanız bir şey sorucam.

    e:buyrun.

    s: videomuzda sahanın karla kaplı oldugu görülüyor. ama siz bize cevap olarak bu macın agustos ayında oynanmış olabileceğini söylediniz. nasıl mümkün olabilir bu? bildiğiniz gibi agustos ayında etraf cayır cayır yanar.

    e: macın oynandıgı ülke ya güney yarımküre'deyse?

    (bkz: coğrafya bilgisiyle ayar vermek)
    15 ...
  3. 78.
  4. 79.
  5. olay atatürk zamanında geçer. savaş yıllarından sonra köşkte bir davet verilir. türk ve yabancı olmak üzere bir sürü konuk gelir bu davete. bu davet te atatürk yabancı bir konuğun kendisine dik dik baktığını görür ve yaverini çağırır: "şu adama bir sor bakalım derdi neymiş" der. yaver gidip gelir ve o kişinin babasının çanakkale de öldüğünü söyler ve bundan dolayı sizi suçluyor olabilir efendim der. bunun üzerine mustafa kemal yaverini tekrar yabancı konuğun yanına göndererek bir soru sormasını ister: "sor bakalım babasının çanakkale de ne işi varmış".
    6 ...
  6. 80.
  7. 81.
  8. 82.
  9. nakliyeci ile yapılan bir msn konuşması;

    nada:yükleyici sizin acentada ilgili kişinin msn adresini istiyor, var mı sizde?
    +:var ama telefon yetmiyo muymuş? demek ki amacı farklı sizin yükleyicinin.
    nada:neden sen benim msnimi isterken farklı bi amacın mı vardı?
    +:...
    5 ...
  10. 83.
  11. başlık: msn iletisine uyuyom yazan mal
    ilk entry:
    "aldığı nefes bile ziyan olan kişi , cok doluyum bu tiplere küfür etmemek için bırakıyorum burda." *
    ayar entry:
    "başlığı "msn iletisine uyuyom yazan insan" şeklinde açtıktan sonra "mal" sıfatını tanım kısmında kullanmayı akıl edemeyen maldan daha mal değildir." *
    yaran ayar:
    "başlığı "msn iletisine uyuyom yazan insan" şeklinde açtıktan sonra "mal" sıfatını tanım kısmında kullanmayı akıl edemeyen mala mal demeyi bi mal olmak sanan maldan daha mal olmayan mal." *
    0 ...
  12. 84.
  13. yıllardır birbirine sokulmus ince ayarlı lafların akılda klamıs halleridir.
    *

    (bkz: ayar gibisin vermek istiyorum)
    0 ...
  14. 83.
  15. 84.
  16. 85.
  17. yıllar evvel yaşanmış bir diyalogtur, o zaman cep telefonu yeni yeni ceplere girmeye başlamıştır, yani benim cebime henüz girmemiştir, yaştım bir kız arkadaşımın evlenmek üzere olan kıskanç bir nişanlısı vardı, o güne kadar 2 dost gibi birbirimizi arardık, konuşurduk, sırlarımızı paylaşırdık, aramızda normal bir arkadaşlık vardı, taa ki o çocuğa(aslında çocuk dediğime bakmayın 30 yaşına gelmiş, yaşından dolayı azmış(şu andaki benim yaşım, allah korusun ben de mi öyle olucam yahu), gözükara birisi) aşık olana kadar, o çocuk kızı benden kıskandı(zaten çok kıskançtı), kızın tel rehberinden ev telefonumu bulmuş, bereket o gün bizimkiler yoktu, telefonu ben açtım, "efendim" dedim, ses şöyleydi

    kıskanç çocuk: ali ile görüşecektim
    ben: benim buyurun
    kıskanç çocuk: oğlum bak bırakacaksın c....'in peşini, bir daha onu aradığını duyarsam
    ben: eee, ne olacak?
    kıskanç çocuk: bak nişanlısıyım onun evleneceğiz, bak seni uyarıyorum ben arkadaşlık, dostluk mostluk anlamam, uyarıyorum seni bir daha aramayacaaan, sormayacaaaan
    ben: peki, sizin tek konuştuğunu kız c.... mı? başka kız arkadaşlarınız yok mu
    kıskanç çocuk: o benim problemim aslanım, seni ilgilendirmez
    (işte ben burada o lafımı geçirdim o çocuğa)
    ben: sen bu kafayla gidersen daha çok problem yaşarsın.

    dedim ve telefonu yüzüne çarptım, sanıyorum sinir oldu, defalarca telefon çaldı, açmadım, zannediyorum sinirden kudurdu.

    olay soğuyunca 2,3 gün sonra c....'i aradım maalesef ailesi her seferinde "yok dışarda", "yok banyoda, "şu anda müsait değil" diyerek benimle görüştürmedi. o çocuk c....'i ve ailesini korkutmuş, "bir daha onunla görüşürse ben yapacağımı bilirim" demiş(tabi ben bunları sonradan öğrendim).

    cep bizim cebimize girdiği günlerde ne c....'in cep numarasını öğrenebildim, ne düğünlerinin davetiyesi geldi, zaten ev telefonlarını da değiştirmişlerdi.

    bir kızları da olmuş, allah analı babalı büyütsün, ama bir gereksiz kıskançlık uğruna bir dostluk öldü. "o çocuk sana birşey yaptı mı?" diye soracak olursanız, hiçbrşey yapamadı, lafı yediğiyle kaldı diyebilirim...
    2 ...
  18. 86.
  19. hacettepe tıp fakültesini kazanan çobanın aysun kayacı'ya verdiği ayardır.
    2 ...
  20. 87.
  21. 88.
  22. Biyoloji dersinde yapılacak sınav için herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Sınav günü öğrenciler birde bakmışlar, ortada kağıt kalem yok, sadece sıra sıra mikroskoplar.
    Hoca sınavı açıklamış: ''-Bu mikroskoplardaki lamların hepsinde bir böceğin bacağı var, sınavınız: bacağından böceği tanımak.''
    hemen itirazlar, feryatlar. Ama yararı yok, hocanın dediği dedik.
    Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama birşey yapamıyorlar. Sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş ''-Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?''
    Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış: ''- Hadi bilsene kim olduğumu?
    8 ...
  23. 89.
  24. bir grup arkadaş alanya'ya bir otele tatile giderler. deniz, sıcak abazalık başa vurmuştur ama bir turist düşürmek nasip olmamıştır. bunun üzerine eldeki yerli kaynaklara dadanmaya karar verilmiştir. üç kişilik bir kız grubu görülür, muhabbete dalınır,

    a: arkadaş, k: kız

    a : çok sıcak yaw. bu arada nerden geliyorsunuz?
    k : bursa'dan.
    a : aaa biz de bursa'dan.
    k : aman iyi üff.
    a : bursa'nın neresinden? osmangazi? heykel? nilüfer?
    k : sana ne lan. mektup mu yazıcan?
    a : !!?!??
    2 ...
  25. 90.
  26. okula yeni giren elemanlara edilecek bir numaralı laftır. ne de olsa ilk sene çömezlerdir.

    (telefon elde tutularak söylenir )
    - sen kaça basınca zıplıyosun bakıyım super mario ?
    4 ...
  27. 91.
  28. yazıldı mı bilmiyorum ama vakti zamanında cem yılmaz'ın bi hacettepe üniversitesi öğrencisine verdiği ayar bunlara örnektir efendim..

    cem yılmaz bi söyleşi için hacettepe üniversitesine gitmiştir.. muzip çocuklardan biri cem yılmaz'ı göt etme ve zorda bırakma amacıyla sorar:

    -sayın yılmaz, karizmanız var mı? varsa kaç santim?

    tüm salon güler.. çocuk bi nevi kahraman olmuştur.. lakiin! cem abinin cevabı gecikmez:

    +yavrucum, karizma insanın içinde olur.. içine alınca anlarsın kaç santim olduğunu..

    az önce gülen salon bu sefer kopar, yarılır, dağılır.. çocuk cem yılmaz'ın söylediğine göre diğer gidişinde kapıda mendil satmaktadır..
    4 ...
  29. 92.
  30. can yücel ile hakim arasında gecen konusmadır.

    hakim sorar: sen bu adama neden hakaret ettin
    can yücel cevap verir: hakim bey göte götten baska ne denir? *

    edit: bizim memlekette göte göt derler.
    7 ...
  31. 93.
  32. klasikleşmiş olan polemiklerinin birinde necip fazıl nazım hikmet e o kalemini alıp musait bi yere soksun der.
    olay mahkemeye intikal eder, hakim sorar bu lafı ettiniz mi?

    evet der hakim bey ettim, benim icin kalemi sokacak en musait yer gömlegimin cebidir, ama beyefendi daha musait bi yer biliyorsa oraya soksun..

    biri anlatmıştı ordan aktarıyorum. yanlışlık varsa affola..
    6 ...
  33. 94.
  34. nazım hikmet'le üstâd necip fazıl arabada giderlerken; nazım espri yapmak ister.bu sırada necip fazıl oruç tutmakta, nazımsa tutmamaktadır.yolda gördükleri sıska bir ineğe istinâden;

    nazım: şu ineğe bak, oruç tutmaktan ne hâle gelmiş.*
    necip fazıl: nazım sen bilmiyor musun, hayvanlar oruç tutmaz.*
    19 ...
  35. 95.
  36. A:Hanım senin de göğüslerin sarkmaya başlamıs. Sütyen falan taksan fena olmaz yani
    Kadın: Hadi benim sarkan organımı dikleştirmeye yarayan birşey var. Senin sarkan organını dikleştirmek için henüz bir don icat edilmedi.
    7 ...
  37. 96.
  38. sürekli hocanın dediğini tekrarlayan, bütün sorularına sazan gibi atlayan enerjik bir arkadaşa, kırk yılda bir konuşan bir diğer arkadaştan verilen ayardır.

    -adem, sana maaş da veriyolar mı?
    29 ...
  39. 97.
  40. Kişiler(Hepsi Erkek)
    Yakın Arkadaşım:1
    Yakın Arkdaşımın Arkadaşı:2
    1:Hocam bu soruyu yapan...
    2:Senin gibi mi olsun 1 ?
    1:Bu yaştan sonra erkek mi olcaksın 2 ?...
    3 ...
  41. 98.
© 2026 uludağ sözlük