insanı alıp götürür başka dünyalara. ucuzundan bi tane alıp evde tıngırdatsam mı diyorum da üflemeyi dahi denememişken işin içinden nasıl çıkar bu beden soru işareti.
notalarla oynama aracı. dışardan ne kadar kolay görünse de çalanların bildiği gibi çok sabır isteyen ve çok zorlayan bir müzik aletidir. duvarda saatlerce a4 kağıdına üfleyerek onu duvarda tutma gibi nefes çalışmalarından mı bahsetsem yoksa diyafram kasını kullanmayı öğrenene kadar ne kadar hava yutup sancı çektiğinizden mi bilemedim. üçüncü oktav fa sesinden ikinci oktav do diyez sesine geçmenin zorluğu, ikinci oktav re sesinden ikinci oktav do sesine geçmenin zorluğu gibi zorlukları flüt eğitiminde herkes yaşar. hele bi de bunlar 32lik notalarsa yandınız demektir. nefesinizi ayarlayamazsanız tüm bir dizek boyunca nefessiz çalmanız gereken yerde nefes almak zorunda kalır ve parçayı mahvedersiniz. yok nefes almam kendimi kasarım derseniz bu sefer kıpkırmızı bir yüzünüz olur nefessizlikten.
flüt eğitiminiz bittikten sonra artık özgürsünüzdür ama o da nesi?? nota bulamazsınız!!!
evet. flüt notası hiçbir yerde yoktur. mecburen şarkıları dinleyerek kulaktan çıkarmanız gerekecektir. çaldığım parçaların %90ını bu şekilde çalabiliyorum ben.
10 yıldır yan flüt çalıyorum, daha rahat rahat nota bulabildiğim 1 tek günüm olmadı benim şahsen.
edit:yamaha 371 kullanıyorum arkadaşlar, iyidir hoştur ama 281 daha çok tavsiye ederim. çok param var diyen el yapımı flüt alsın. ilk başlarken jüpiter, maxton gibi markalar alınabilir gerçi bilmiyorum onlar hala kaldı mı ama bizim zamanımızda vardı.
çalabilmek için büyük azim çaba hırs ve sabır gerektiren, insanlığa sunulmuş en asil üflemeli enstrümandır. flütümü büyük bir hevesle elime aldığımda borudan ses üflüyormuşcasına ses çıkarınca çalmak için önümde upuzun bir yol olduğunu farkettim. bu hevesle birlikte öğrenme aşamasında uzun ses üflerken nefessizlikten kasılıp kızardığım, parmaklarımın kollarımın felç geçirdiği, nefes tekniği ve diyaframla kafayı yediğim, flütü bırakmayı düşündüğüm zamanlar oldu. 1. oktav 2. oktav 3. oktav parmak pozisyonu dudak pozisyonu üfleme şekli derken 3 oktavın da seslerini çıkarmayı öğrendim. öğrendiğim her yeni şeyle hevesim daha çok artıyordu ama sadece ses çıkarmak yeterli değildi. ses çıkarmanın yanında flütün o muhteşem büyülü mistik tonu da önemliydi. sonra büyük bir sabır ve emekle bu sıkıntılı evre bitti. tutuş ve üfleyiş pozisyonum, tonum oturmuş, diyaframım gelişmişti. artık sonatlar konçertolar çalabiliyor, çalarken tüylerimin ürperdiğini hissedebiliyor, verdiğim emeğin karşılığını alabiliyordum. her çaldığım eserle flütüm beni kendine daha çok aşık etti ve asla vazgeçemeyeceğim bir parçam oldu. çünkü çalarken üflediğim şeyin sadece diyaframla üflediğim bir nefes olmadığını, o nefesin aslında içimden çıkıp gelen ve flütün içine işleyip bütünleşerek mistik sese dönüşen ruhum olduğunu biliyordum.
hayatım boyunca çalmak istediğim tek enstrümandır kendileri. yeni türkü'nün çember isimli muhteşem şarkısındaki muhteşem yan flüt solosu, her dinlediğimde içimi yakar ve yan flüt öğrenme isteğimi bir kez daha artırır. 3 sene önce edinmiştim bir tane ama bir türlü fırsatım olup da öğrenemedim. bi işe gireyim, bi maaşımı alayım, hemmen kursuna yazılcam ama bakalım artık. *
yeni türkü şarkılarında serdar barçın'ın performansını izlemek (29.01.2010 tarihli şebnem ferah'ın sigara şarkısında sergilediği performansta ayrı bir büyüleyicidir) bile insanın flüt çalma isteğini coşturur.
Her oktavda ayrı bir hava yaratan farklı bir enstrüman
kendi başıma öğrenmek isteyip, 6 7 parça çalabildikten sonra sınav için ara verip çalmayı unuttuğum, tekrar başlamak için ilham beklediğim, tek başıma öğrenemeyeceğini bildiğim ve yardıma ihtiyaç duyduğumu bildiğim, kimseyi bulamadığım klasik müzik aletidir.
blok flütle kesinlikle karşılaştırma yapmamak gerekir, yan flütten ses çıkarmak ayrı bir zor ve ses çıkardıktan sonra doğru tonu yakalayıp kulağı ona alıştırmak ayrı bir zor. amma ve lakin sesi de bir o kadar büyüleyici. her ne kadar uğraştırsa da, beş gün çalmadığında bile nankörlük etse de sesine olan aşkım hiç bitmeyecek. secret garden'dan a song from secret garden adlı parçanın yan flütle çalınmış versiyonları ayrıca şiddetle tavsiye edilir.
90'lar türk pop müziğinde irdelersek tarkan'ın dön bebeğim ve aşkın nur yengi'nin bir benim ol şarkılarına hayat, ruh, kekik ve sumak kattığını görmüş oluruz bu muhteşem enstürmanın.
başlarda sadece düzgün tutuş ve üfleme için 1 ay ders aldığım, bir müzisyenin en ince ve coşkulu duygusunu anlatabileceği ve üstadı James Galway olan enstrüman.
tam güzel güzel öttürmeye başlamışken, bir mallık yapıp bıraktığım, şimdi ise çok pişman olduğum müzik aleti. çok yakında kavuşacağım ama o kadar yıllık emek boşa gitti ona yanarım.
şu sıralar çalmak icin bayağı çabaladığım zira cok fazla emek gerektiren, sesinin büyüleyici olduğunu düşündüğüm müzik aleti.gitar ile uyumunun müthişliği yaninda acayip estetik bir görüntüsü vardir.ne mutlu yan flüt çalabilen insana ki bu güzelliğe ulaşabilmiştir.darısı tüm sevdalılarının başınadır.
başlarda çok ilgi isteyen, biraz ara verdiğinde baştan başlaman gereken, orkestranın en asil, en masum, çocuksu, neşeli, bi o kadar hüzünlü, ne hissetmen gerektiğini düşünmene bile fırsat kalmadan hissettiğin, dinlerken içine huzur dolduran, üç parçalı tutkum. ikinci oktavın seslerini çıkarmak ne kadar zor olsa da sevmemek ve çalanları hayranlıkla izlememek mümkün değil sanırım.
sesiyle kulağınızdaki her türlü kir, pas, kalıntı vb. haşereleri temizleyecek yegane müzik aletidir. çalınması zor ancak sesi çok etkileyicidir. kendinizi kaptırmadan önce bir kez daha düşünmeniz gerekir, çünkü bilinmeidir ki bir kez onun ritmine kapılan bir daha kurtulamıyor efendim.
müzikte masalsı bir anlatım yakalamak için birebir kullanılması gereken müzik aletidir. genelde sahnede arka planda olmasına karşın kullanıldığı partisyona göre lead enstrüman olabilir. çok kasvetli ve çalması zor bir alettir.
Hayatin icinde ki yolu gosteren uflemeli asaleti temsil edip milleti kendine asik etmeyi saglayan durusu ve dudaklari gosteren aletlerden biri olmasina karsin en cok sesi ve parmaklara dokunusunda ki yavasli hizlanmali anlar sana anlam katar.