yalanı yalanla örtemezsin, çünkü şeffaftır yalan, çıplak bırakır seni... örttükçe yalanları yalanların üzerine, sen kapandığını sanarken, çıkaramayacağın çıplaklığınla bulursun bir gün kendini. üstüne de başka bir şey oturmaz artık...
söylemek zorunda bırakılmaması gereken kötü alışkanlıktır.mesela eleştirmeyin,mesela empati kurup hak vermeye çalışın,mesela anlayış gösterin,mesela onu öyle sevin ki yalan söylemesin size.kendisini farklı sunmasın olduğundan.çoğunlukla söylenen kişinin neden olduğu yanlıştır.
dinlendikçe dinlenesi gelen parça. leyla ile mecnun un en dramatik sahnelerinde çalarak duygulandırır insanı. mecnun yapmış aga, diyyip dinlemek düşer bize deç
insan yalan söylemeyi sonradan öğrenir. Çünkü, özünde yalan yoktur. Ama, en hızlı ve en kolay şekilde öğrenilen birşey olması da, insanların bu işteki başarılarını kolaylayıcı bir etkendir.
durumu kurtarma çabası, çekirgenin 1. yahut 2. sıçrayış hali. o kadar vasattır ki doğruyu öğrenme süresini erteler yalnızca, günü kurtarır.
alışkanlık haline gelmesi kişilik bozukluğudur yahut kişiliği bozuk olan bunu alışkanlık hâline getirir, bilemedim.. yalan, çıktığı ağızdan öyle nefret ettirir ki sonsuza kadar adını duymak istemezsiniz sahibinin. tabii yalana alışmış, kabullenmiş değilseniz..
ve son olarak: gözünüzün içine baka baka söylenileni makbuldür. daha çok güldürüyor emin olun!
yalan soylemek ne büyük bir kandırmacadır , insan yalan söylediğinde ne yapıor sizce kendine de soylemıor mu aynı yalanı. sonsuz guven isteyeen birinden hele duyarsan o an işte can acıtır .