bu "yalan"lı şarkılarda bi şey var. bi şekilde kendini dinletiyor. candan erçetin yalan, duman yalan, athena yalan, mehmet erdem yalan, kurban yalan.. hepsi dinlettiriyor kendisini.
athena ve dumanınkini bi ayrı tutalım tabi.
--spoiler--
Ansızın tarifsiz gelir ya
O zamanlar sormaya cürettin kalmaz olanından
Feri soluk, niyeti kayıp, dardayım
Aşk nefrete ne yakınsın
Kin kırdı her okşamak istediğimde seni
Elimi gözlerimi gömdüm tebessüme
Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Yalan söyleme bana
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Zaten yoktur nedeni
Uzak düşmüşüm kendimden, aklım fikrimden
Çaresiz sürükleniyorum
Bilerek peşinden
Yalnız kendine inkarın
Sadece senden kaçarsın
Halin ele verir anlamazsın
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Yalan söyleme bana
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Zaten yoktur nedeni
Yok, halin saf değil
Niyetin başka başka güzel
Yok, halin saf değil
Niyetin başka başka güzel
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
Yalan söyleme bana
Yalan söyleme bana
Gözlerin anlatıyor herşeyi
--spoiler--
basit ve önemli sonuçlar doğurmayacak olanlarını günlük yaşamımızda hepimiz söylüyoruz. " söylemem!" diyendir asıl yalan söyleyen, kaldı ki kimi zaman iki arada bir derede kalındığı durumlarda gerekli de olabilir.
ancak, yanıltmak için söylenmelidir yalan, kandırmak için değil. kandırmak için söylenirse eğer, yatsıya kadar yandığı rivayet olunur; söyleyenin mumunun. sönünce, sahte ışığının gizlediği tüm gerçekler ortaya çıkar. kandırılan kişiyi incitir, yaralar elbet ama asıl önemlisi; güven kaybettirir, itibar kaybettirir söyleyene dair. hele ki kandıran, kandırılan için çok değerli ise karlar yağar güvenilen dağlara, tipi olur, boran olur, ayaz olur; yürek dondurur.