reklam aralarında yayınlanan dizi. günümüzün tipik popüler kültürünün sıçımtırık dizisi. amaç reklamlardan para götürmek, arada da iki komik olay koy tamam.
Kanal D'nin dizisi.
Gülse Birsel adını duyunca Avrupa Yakası kalitesinde birşeyler bekledik,lakin itici tiplemeler,bayğı şakalarla sıkıcı olmaktan öteye gidememiştir.Bir sonraki sezonu göremeyeceği kesindir.
bu diziye biraz da eleştirel bakmak lazım aslında. gülse birsel de bazı şeylerin farkına varmalı, ben yaptıysam olur; herkes kabul eder mantığından kurtulmalı. gülse birsel bir markadır diye düşünmemeli.
dizideki konu o kadar sıkışık, o kadar dar ki anlatmak bile istemiyorum. kısır konu içinde karakterlerlerin esprilerini bekler oldu izleyiciler. zaten karakterlerin de esprileri sürekli birbirini tekrarlıyor. misal orçun. sürekli öpüşelim mi, sevişelim mi lafları ve gaffur-2 çizgisinde hareketleri. keza selahattin'in karısıyla oynadığı 12 bölümlük köşekapmaca oyunu ve bunun durağanlığı. bir taraftan dizi çekimleri ve setteki klişe muhabbetler. sürekli dizi oyuncularının saçma takıntıları ve beklentileri işleniyor 12 bölümdür. tamam işlenmesin demiyorum ama işlendi bitti gitti olsun. başka bir platforma geçiş yapılabilir, farklı bir aksiyona.
beyaz'ın nişanlılık süreci de ayrı bir durağanlık. sürekli bir otopark muahbbetine bağlı zorunlu haller. nurhayat ve beyaz'ın 2 ileri 1 geri ilişkileri de kısırlığın üst seviyesine yaklaştı.
özetle bir değişim lazım dizide, hızlıca olması bile bir şekilde yapılmalı. aksi takdirde tatlı olan dizimiz hafif ekşileşecek.
retingler ölçülmeye tekrar başladığında iyi bir netice almayacak dizi.
çünkü bel altı esprileri total grubu kaçıracak derecede abartılı. karısını aldatan adam durumu komedi dizisi için çok ekstrem bir durum, drama da her türlü yer ama komedi de asla. bu da total grubu kaçırır.
ab grubunu kaçıracak yegane etmen ise orçun. çok itici bir tip ve karakter. dizide gerçek hayatta karşılaşılabilecek karakterlerin azlığı da ab grubunu kaçıracak bir diğer etmen.
Gürse Birsel'in senaristliğini üstlendiği ve ayrıca dizide Deniz karakterini canlandırdığı dizi. izlediğim en güzel dizilerden birisi. Dizideki her karakter birbirinden komik ve yaratıcı. dizideki replikler ise insanların dilinden düşmüyor.
Gülse Birsel'in Avrupa Yakası'ndan sonra resmen çuvallaması. Kendisi normalde komikti, burada itici bir tipe dönmüş. Karakterler sempatik değil, güldüreceğiz derken tavırlarıyla, tonlamalarıyla korkunç itici oluyorlar. Espriler bayat. iki bölüm izledim ve bıraktım.
Tek şaşırtıcı yönü Beyaz'ın oyunculuğu oldu. Bu kadar doğal ve sempatik olabileceğini aklıma getirmezdim.
bitip tekrar başlayan dizi. ne oluyor lan? diğer bölümün başını izleyemediğimden şimdi eski bölüm mü oynuyor az önceki bölüm mü oynuyor kararsızım. ilginç.
avrupa yakası kadar iyi olmayan dizidir. yalan dünya ile avrupa yakasını karşılaştırmayın diyenler oluyor ama ikisi de gülse birsel'in kaleminden çıkan yapımlar haliyle beklenti oldukça yüksek. bu dizinin her bölüm üstüne bir şeyler katarak ilerlemesini umuyordum fakat senaryo olarak avrupa yakasını andıran çok fazla öge var. sonra karşılaştırınca da olay oluyor ama bu böyle. oyunculuk konusunda da sıkıntılar var. bazı karakterler aşırı yapmacık bu da onları itici kılıyor. yani dizi izlenebilir fakat bir avrupa yakası değil...
avrupa yakası kadar iyi olmasa da, yine de türkiye'de seyirci kitlesinin izlemek istediği şaklabanlıkları mükemmel şekilde yerine getirerek reyting rekorlarını egale eden, gülse birsel dizisi.
gülse birselin pek de yaratıcı olmadığını anlamamıza sebebiyet veren dizidir. avrupa yakasıyla aşırı derecede benzerdirler. orçun karakteriyle de türk milletinin mizah anlayışında, önemli bir yere sahip, mahallenin delisine gülme geleneğini devam ettirmektedir. ayrıca orçun nasıl pis, bakımsız, iğrenç bir tiplemedir öyle. bu karakter, yemek yiyorsanız eğer mideyi ağıza getirir.