Muhtemelen dünya görüşlerimiz birbirinden çok farklı olsa da iki ortak noktada buluşabildiğimiz yazar. Sezarın hakkı sezara. Bazen edebiyat başlıklarında denk geliyoruz ve ne anlatmak istediğimi tam olarak anlayabiliyor. Diğeri de israil meselesi.
Kendisini küfür veya hakaret etmeden ifade edebiliyor olsa keşke.
--spoiler--
kendisini küfür veya hakaret etmeden ifade edebiliyor olsa keşke.
--spoiler--
eyvallah.
ama şu cümleyi muhtemelen art niyet taşımadan veya çok da düşünmeden kurduğunuzu düşünüyorum.
iyi niyetli bir eleştiri olarak alıyorum. ve elbet ki gocunmuyorum.
kimi durumlarda karşı tarafın hakaretten başka bir söze ihtiyacı olmadığı kanısına varıyorum.
lakin, bilinçli art niyeti çözebilmek için süper zeka olmak gerekmez bence.
2 şairin söz ile cevap vermek isterim.
"Yerinde edilen küfür, şiir gibidir.''
“bu memleketin jeopolitik konumu, küfürsüz yaşamaya uygun değil.”
üslup konusunda sevgili enayi'yle aynı fikirde olmakla beraber çizgisinden sapmamak konusundaki net tavrı ve sistemin istediği uslu badem bıyıklı müslüman çocuk kompozisyonuna gösterdiği kuvvetli dirençle takdirlik yazardır.
Kesinlikle iyi niyetli bir eleştiriydi. Doğru anlamışsınız.
Tartışmada sizinle benzer fikirleri savunanlar ile sizin aranızdaki farklılığı da vurgulamak isterim aynı zamanda. Okuduğunu algılama ve yorumlama konusunda birkaç adım öndesiniz çünkü.
Küfür bazı durumları açıklarken gerekli olabilir. Ben etmeyi tercih etmem, o ayrı. Ancak kendi fikirlerimizi karşı tarafa aktarırken küfür ettiğimizde acziyet hissi yaratıyor. Belli durumlarda elbette ki küfür şiir gibi görünebilir, kendi fikrimizi aktarırken değil.
Naçizane fikrimi ifade ettim. Anlayışınız için teşekkür ediyorum ayrıca.