Bir albert camus kitabı. Hiçliğin, boşvermişliğin romanıdır ; anakarakter kendisini tüm toplumdan ve normlardan soyutlamış, kalıpların dışında, her şeye ve herkese, kendisine bile yabancı kalmış bir adam. ve bu bakış açısıyla ölüm, sevgi, yaşam gibi kavramlara yer veriyor ve sorgulanıyor. Aslında insanı insan kılan mutlak, yaşaması gereken konu ve duygularda karakterin hissizleşmesini, durgun ve ruhsuzlaşmasını Çok gerçekçi bulamayıp, eleştirsem de yine de düşündüren, betimlemeleri muazzam, okunmaya değer bir roman.
Bu romanı okuyunca üzülmenin, ağlamanın ve sevmenin saçma olduğu hissine kapıldım.
Duygusuz bir roman ama bir o kadar mantıklı. Bazen kendi kendime sorarım aşkı, üzülmeyi toplum mu bize öğretti. Gerçekte bunlar, Özden gelen şeyler değil mi? Gerçekten insanın varoluşu Özden önce mi gelir?
Toplum ve toplumu oluşturan insana dair ve yine toplumca oluşturulmuş değer yargılarına karşı uyumsuz olan kahramanın topluma yabancılaşmasını, toplumu oluşturan diğer bireylerce ötekileştirilmesini konu alan varoluş felsefesine ve insan algısına dair düşündükçe derinleşen müthiş bir eser. Kitabı okuduktan sonra aldığınız lezzet okurken aldığınızdan daha fazladır.
bir gün. sadece bir gün önce çok anlamlar yüklenilen, onsuz yapamayacığını düşündüğün, herşeyin olan, herşeyi olduğunu sandığın kişi bir gün sonra bir yabancıya dönüşebilir.
bir an. olanlara anlam veremediğin, insanların konuştuklarından ve koşuşturmalarından zerre anlamadığın, bütün dünyanın koca bir saçmalığın ve hiçliğin ortasında olduğunu hissettiğin bir an sen herkese ve herşeye yabancılaşabilirsin.
Adam öldürmekten yargılandığı davada annesini huzurevine bırakması, ölümünden sonra ağlamaması, bir gün sonra sevgilisiyle denize gitmesi, komedi filmi seyretmesi gibi nedenlerle vicdansız olmakla itham edilen Mr. Meursault' nun hikayesinin anlatıldığı toplumun normlarına aykırı hareket edenleri nasıl dışladığını, şeytanlaştırdığını konu edinen müthiş bir Albert Camus romanı.
(bkz: albert camus) (bkz: yabancı)
Albert camus'un yazdığı psikolojik romandır. Romanda topluma uyum sağlayamayan kişinin psikolojisi iyi tahlil edilip yansıtılmıştır. ''adam öldürdüğüm için değil; annemin cenazesinde ağlamadığım için idam ediliyorum.'' Sözlerinin geçtiği okunması gereken albert camus kitaplarından biridir.
Albert camus nün defalarca okuduğum inanılmaz kitabı. Bu kitap sayesinde Fransızca öğrendim desem hayatımı değiştiren kitaplardan biri desem yalan söylemiş sayılmam. Bir diğeri için (bkz: le petit Prince)
Kitabı okuyunca uzun süre mutluluğu sorgulayacaksınız. En azından ben de öyle oldu. Ve bir de insanın diğer insanlara, değerlere, kalıplaşmış düşünce sistemlerine ve kalıp ahlak kurallarına yabancılaşmasına tanık olacaksınız. Mersault gibi abartı bir karakterle Aslında etrafındaki toplumun yargılanmasını izleyeceksiniz. "Annem ölmüş bugün, belki de dün hatırlamıyorum." En etkileyici girişlerden biri olabilir. Öylesine yabancı, öylesine sıradan.
Ama unutamadığım kısımlardan biri ise" yalnız şunu anlamıyordum: herhangi bir kimsedeki erdemler, nasıl oluyordu da bir suçlu aleyhine ezici bir kanıt olabiliyordu."
Adaletin nesnelliği, toplumun farklı Olanı yargılaması ve buna adalet demesi... Okuduktan sonra içimizdeki yabancıyı keşfediyoruz sanırım.
(bkz: başucu kitapları)
bazen bir zamanlar çok yakın olduklarınızın şu anki sıfatıdır.
bugün okulda havadan sudan konuştuğum bir arkadaşımla dört yıl önceki halimiz geldi gözüme. sabaha kadar muhabbet ederdik, ilk kez bülent ortaçgil'i beraber dinlemeye gitmiştik, her derdimizi sırrımızı paylaşır destek olurduk birbirimize. şimdi bakıyorum birbirimizin hayatına öylesine yabancıyız ki konuşurken yabancı kelimesine yaraşır bir şekilde temkinli yaklaşıyoruz birbirimize.
Manuş baba'nın mükemmel coverladığı özge fışkın şarkısı.
--spoiler--
başka bir şehir burası ışıkları yabancı daha önce karşılaşmadık
başka bir sokak burası duvarları yabancı daha önce selamlaşmadık
başka bir yer burası odaları yabancı daha önce hiç sevişmedik!
bir sen yoksun, birde umutlarım
sevgi yoksun, ahhhhh korkuyorum!
--spoiler--
Albert camus'un okunması kolay hazmetmesi zor kitabı..
Bazen dışımdaki olayları nesnelleşip onlara yabancı bakabilsem
Onlara yabancı olup bir parçam haline getirmesem..
Hiçbir anne ölümsüz değil, bu gerçeği yadsımasam , bundan korkmasam..
Bu kadar basit bir hayatı, hikayeleştirip karmaşık hale getirmesem
Hayatın boktanlığını daha da düşündüren bir kitap işte.