Soneler kitabının başlarında karısına deli gibi aşık olan, ama sonra her aşk sonundaki gibi parçalanan bir hemcinstir. Koskoca şair olsa da o da aşk acısı çekebilir...
Kedi korkusundan, endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücü biri fareye acır
ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya
baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği
yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin
korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür..
Ve der ki,
Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var.
O yüzden ben sana yardim edemem.
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda söyle diyor:
insanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.
"aşk denen kör gözlü şaşkın, ne yaptın ki gözlerime
ne kadar baksalar, görmüyorlar gördüklerini;
güzel nedir biliyorlar pekala nerdeyse
ama en kötü sanıyorlar, görseler de en iyiyi."
(bkz: soneler)
"ruhum çağırıyor beni adımla
geceleri ne de gümüşsü bir ses verir sevenlerin dilleri
en yumuşak müziktir dinleyen kulaklara."
(bkz: romeo ve juliet)
"ey kavgacı sevgi! sevilen nefret!
ey ağır hafiflik! ağırbaşlı uçarılık!
biçimli şekillerin biçimsiz hengamesi!
kurşundan tüy! parlayan duman!
ey soğuk ateş! hasta sıhhat!
ve henüz uyanık olan uyku!"
(bkz: romeo ve juliet)
"dış görünüş bazen hiç de yansıtmaz gerçeği
oysa dünya hep gösterişe kanmıştır
adaleti alalım: duruşma sırasında
şöyle zarif sözlerle terbiye edilip sunulsa
gizlenmeyecek kötülük, örtülemeyecek yolsuzluk var mı
dinde her zaman ortaya çıkan yanlış görüşleri
saçmalıkları düşünün
bunların içinde bir tane var mı ki
bilgiç'in biri çıkıp da
kutsal kitapların birinde ona dayanak bulmasın
allı pullu sözlerle akla yakın göstermesin."
(bkz: venedik taciri)
"yaldızlı mezar görünce gözün kamaşır
bilmezsin ki içinde kurtlar kaynaşır."
(bkz: venedik taciri)
"yaş yıpratamaz o kadını
alışkanlık tüketemez sonsuz değişmelerini
başka her kadın uyandırdığı isteği doyurup giderir
o en çok doyurduğu zaman acıktırır insanı."
(bkz: antonius ve kleopatra)
"sevgide ölçü mü aranır
dilencilerin olsun öyle sevgi."
(bkz: antonius ve kleopatra)
"böyle birden yok oluveriyorsa insan, ey dünya
vedalaşmak bile gerekmez seninle."
(bkz: antonius ve kleopatra)
"ama ey tanrılar, insan kalmamız için
biraz kusur katarsınız hep mayamıza."
(bkz: antonius ve kleopatra)
"kendini boşuna harcamış olur insan
dilediğine erer de sevinç duymazsa
yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi
yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa."
(bkz: macbeth)
"tutkunun özü bir rüyanın gölgesidir sadece."
(bkz: hamlet)
"bir şey var sevginin alevleri içinde
kendi kendini yiyen bir fitil, bir kömür var
ilk hızını bir daha bulamıyor sevgi
iyilik bile, bir sıtma ateşi gibi yükselip
kendi aşırılığıyla öldürür kendini."
(bkz: hamlet)
"ne olur tatlı dinlenceler engellenince
ne olacak, çılgınlık ve umutsuz bir melankoli
ardından da haşin ve huzursuz bir umutsuzluk..."
(bkz: yanılgılar komedyası)
bu sene gördüğüm shakespeare dersinin ilk bölümünde william shakespeare hakkında ögrendiğim şeyler beni aşırı şaşırttı açıkcası o zamanlarda bu şekilde dili harika kullanıp müthiş oyunlar ortaya çıkarması bu adamın dahi olduğunun kanıtıdır sanırım. benim gözümde ingiliz tarihini ve dünya edebiyatini değiştiren insandır kendisi.
hakkın da bi bok bilmeyen insanların salladığı kişi , sonelerini adadığı kişi zamanın southampton earli henry wriothesleydir aynı zamanda onun finansal destekçisidir oyunlarında kullandığı bütçesi burdan gelir. dili çok özel bir şekilde kullanan bi insandir shakespeare. ingiliz dili ve edebiyatınına en büyük katkı yapan insandır , sayısızca kelimeyi ingilizceye kazandırmıştır. kara vebadan sonra kapanan tiyatro salonlarini tekrar canlandırmış , tarihi oyunlarıyla tüm ingiltereye milliyetçilik kazandirmiş bir insan. bugun bile okumayı bilmeyen insanlar tarafindan ' yazmayı bilmiyor denmesi ' ne kadar acı.
ben johnsonun dediği gibi ' o sadece bi dönemin değil , bütün dönemlerin insanıdır
hakkında muallakta kalan pek çok şey olduğu bir gerçektir ancak dönemimde parlamasının en büyük sebebi kraliçe I. elizabeth'in dönemine denk gelmesi ve kraliçenin de şansına sanata olan düşkünlüğüdür. yani en çok shakespeare öne çıktı evet ama bu dönem yalnızca shakespeare'in değil, christopher marlowe'un ve benzeri isimlerin de parlamasına sebep oldu.
gözlerim ressam oldu senin güzelliğine,
kalbimin levhasına nakşetti görüntünü
bedenim de çerçeve oldu senin resmine
derinlikle güçlendi sanatın en üstünü.
göreceksin, ressamın ustalığı nasılmış:
gerçek yüzünü çizmek, olur ancak bu kadar.
işte resmin kalbimde başköşeye asılmış,
sergimde pencereler göz nurunla ışıldar.
gözler, başka gözlere ne iyilik etti, bak:
benim gözlerim çizdi senin güzelliğini;
seninkiler gönlüme pencereler açarak
güneşi soktu - çoşsun, gözlesin diye seni.
ama kurnaz gözlerin sanat yeteneği az:
sırf gördüğünü çizer, yüreği tanıyamaz.
çoğu tiyatro oyunu anlaşılmadan , amatör tiyatro grupları tarafından oynanan yazar-şair'dir. bunun sebebi oyunlarındaki zengin anlatımdan kaynaklıdır. her kişide farklı yorumlamalara sebep olmasından dolayı herkes anladığı gibi oynamaktadır.
Venedik Taciri,Onikinci Gece oyunlarında enerjik bir yoruma rastlanırken , kuru gürültüdeki kelime oyunları harikadır.
Benim günahım aşktır, senin erdemin nefret:
Sevgi günahtır diye günahımdan nefret bu.
Gel, kendi durumunu benimkine kıyas et,
Görürsün siteminin ne haksız olduğunu.
Haklıysa da, o sözler kızıl süsünü bozan
Ve benimkiler kadar bol sahte aşk senedi
Düzüp başkalarının yataklarını talan
Eden dudaklarından işitilmemeliydi.
Seni sevmem yasaldır; bak, seviyorsun sen de:
Gözüm sırf sana düşkün, senin gözün onlara;
Merhamet yüreğinde kök salıp boy versin de
Acımanla hak kazan sana acınanlara.
Aramaya kalkarsan kendi gizlediğini
Senin kendi örneğin yoksun bırakır seni.
2014 öabt ingilizce öğretmenliği testinde eserleri hakkında tek bir soru dahi çıkmamış şahıstır. Halbuki shakespeare li soruya garanti olarak bakıyordum, sorulara bakınca 'o ne lan' bakışları attım. O'nsuz bir ingiliz edebiyatı nasıl var olur, neyin kafasını yaşıyorsunuz siz? *
shakespeare, kimliği halen çeşitli rivayetlere konu olan usta bir edebiyatçıydı. tiyatro kökenli olduğu rivayet edilmektedir. eserleri tiyatronun erken dönem balkon katlarında seyirci ağırlanan dönemlerden gelmektedir. christopher marlowe' nin çağdaşıdır.