çalgı adını verdikleri geleneksel alet imiş. ne çalgısı anasını satayım. zevkine tüküreyim. boktan bir şey. geleneksel olabilir ama kardeşim müzik evrenseldi hani.. bu ne lan? ayıptır ya. bir iki kere çalın tamam. rüyamda bile duyuyorum artık sesini.
Ne zaman şöyle adam akıllı bir maç izleyecek olsam, vız vız vız uykumu getiren hede. Arkadaş, bunun yüzünden maçların sonuna kadar duramıyorum, ekran başında uyuyup kalıyorum. Heralde sürekli TV'nin sesini kısıyor olmaktan ileri geliyor.
2010 dünya kupasının yapıldığı G.Afrika da tüm müsabakalarda çalınan stadyum çalgısı. dünya kupası ülkemizde yapılsın görsünler vuvuzela neymiş, öyle bir davul zurna çalarız ki dünya ağzı açık izler.
bugün alışveriş yaptığım marketten hediye olarak aldığım alet. dinlemesi büyük eziyet, ama çalması çok zevkli. dediğim gibi dinleyen için bildiğin osuruk sesi.
gün itibariyle eminönü ve tahtakale esnafının yüzünü güldürmektedir. yarım saat önce tahtakale vuvuzela sesleriyle inliyordu. esnaf gülüyordü ama... bilemiyorum, sevinsek mi üzülsek mi?
coca cola şişesindeki vuvuzela kampanyasını gören küçük kardeşimin keşke bundan kazansaydık dediği borucuk.
- keşke vuvuzelaçıksaydı bize.
+ vuvuzela ne biliyor musun?
- evet şöyle düdük gibi birşey. çok kötü ses çıkarıyor, insanın kafasını si*iyor.
+ (1. şok) ne dedin sen ?!
- ya sokaktaki yaşlı dedeler öyle diyodu ama.
+ (2. şok) dedeler mi ?!
çevresine rahatsızlık verdiği için sevilmeyen alet.
o kadar çok eleştirildi ki zaten berbat olan karmamı daha berbat hale getirmeyeyim deyip konuyu zorlamadım. fakat illa düşüncemi ifade edeceğim, duramıyorum.
uzun zaman ayrı kaldığım eşimi havaalanından aldım. uzunca kucaklaştık. öpüştük. etraftan garip garip bakışmalar fısıldamalar olsa da benim için önemsiz kaldı. sonra oğlum ben ve eşim başka bir şehre gitmek için şehirlerarası otobüse bindik. kavuşmaların verdiği heyecanla konuştuk, sohbet ettik, gülüştük, kucaklaştık. etraftan garip bakışmalar oluyordu. sonra biri gelip gürültü yaptığımızı ve rahatsız olduğunu söyledi. etraftan bir kaç kişi de destekledi. önce ses çıkarmadım ama yine doğruları söylemeden duramadım. kalkıp bizim mutluluğumuz başka kimi rahatsız ediyor dedim. ses yapıyorsunuz dedi bazıları. burası kütüphane mi yoksa saygı duruşunda hazırolda mı bekleyecektik dedim.
insanların mutluluğu, bir şekilde eğlenmesi bazılarını rahatsız ediyor. kendileri o coşkuyu yaşayacak kişilik yapısı veya ortama sahip olmadıklarından başkalarının eğlencesi batıyor.
kime ne? canının istediği gibi vuvuzela çalsın. stad da olsan da hadi beynin sikiliyor desek. tv başında vuvuzelayı eleştiriyorsun...
sokak ortasinda kocaman bir bok kütlesinin üzerinde ucusan, anormal büyüklükteki kara sineklerin toplu halde ucustugu zamanki sese benzeyen mide bulandirici, kafa ütüleyen sinir bozan alet. afrikalilarin kültürüdür lakin cok boktan be haci abi.
bay tahmin isimli eğlence programında fikret engin' e sürekli gereksiz şeyler anlatan abimiz bunun da hikayesini anlatmıştır:
'eskiden afrikalıların gözünde antilop çok değerliymiş ondan ötürü antilopların boynuzlarını boru niyetine kullanırlarmış sonra gel zaman git zaman bu vuvuzela denilen baş ağrısı çıkmış.'