football manager 2011 oynamaktan arta kalan zamanlarda ders çalışılır(tabii kalırsa). her sene olduğu gibi bu senede vize dönemi çıkmış, ortalığı sikertmiştir.
fena halde mallanan, uykuların da malladığı jetlag olunan haftadır. tabi çalışmaya alışık olmayan bünye yeni aforizmalar üretir. espriler deseniz ardı ardınadır, mantıklı cümle kurulduğu görülmez.
iktisat sınavına çalıştığımız gece arkadaşımın saçına yumurta fırçasını sürüp çalışmaya devam ettim. tepkisi gayet sakin
" kendimi milföy gibi hissediyorum" oldu. üstüne çalışmaktan şişip kabarınca hakkını verdik.*
vizeye çalışmak hariç uyduruk her işin yapıldığı, facebook manyağı olunduğu portallara takılınıldığı, örgü örülüp şehrin keşfedilmemiş mekanlarına gidildiği paso uyunduğu zamandır. sonrası ise malum okulum uzamaz inşallah ya.
bölümümde olmayan haftadır. her hafta bir sınav yapılarak, öğrencilerin dayanma gücü test edilir ve devamlı stres altına girmesi sağlanır. sonra niye sosyal hayat yok. birinden birini seçmek gerek maalesef.
Güzel sanatlarda okuyorsanız genelde 1 hafta da bitecek sınavlardır.Önce dosya teslimleri yapılır sonra ödev konuları verilir.tasarlayın tasarlayabildiğiniz kadar.
iklim ile birleşerek yüce rabbimin öğrenci kuluna yaptığı en derin sınavlardan birisidir. ve muhtemelen gidiş yoluna puan vermemiştir ki işkenceye dönüşmüştür.
şöyle ki;
ankara'ya öğrenci olarak ilk kez adımımı attığım günlerdeki caprisel, tshirtsel hava, çok kısa bir süre içinde yerine toto donduran cinsinden bir ayaza bırakınca anlamıştım önümdeki 4 senenin nasıl geçeceğini. ve büyük oranda yanılmadımda. küçük hata payım da tamamen tanrı'nın imtihanı...
kış ortasında çiçek açtıran cinsten ılık rüzgarlar eser, güneş altın gibi parlar, bulutlar kaybolur ve gökyüzü windows xp görev çubuğu mavisi kadar net ve derin bir mavi olur, insanlar elinde pusetiyle, köpeğiyle sokaklara çıkar, mağazalar dolar taşar, cafelerin bahçe kısımlarında oturulacak yer bulunmaz...
tüm bunlar öğrenci kulun daha da azap çekmesini sağlayan bir tür imtihandır. dışarıda sadece onun vize haftasında süreceğini bildiği bir hava varken o, ses gelmesin diye camları bile açamayacak durumdadır. hocaların, sanki sadece kendi derslerinin sınavı varmışçasına son dakika golü olarak kitlediği 500 sayfalık kitapların okunması yanında, dönemin başından beri tutulan notların eksiklerinin tamamlanması, ve büyük çoğunlukla tutulmayan notların temini gibi mühim işlerle meşgul olan öğrenci, daha sınavlardan 1 hafta öncesinden alttan alttan tutuşmaya başlar. ve tahminim odur ki, havaların sadece sınav dönemlerinde bu denli ısınması, tutuşan totolar sayesindedir. mezun oldum olacağım, daha bir kere şaştığına tanık olmadım!
genelde 5-6 günde 8-9 tane sınav yapılan haftadır. öğrenci denen zavallı yaratıkların o haftaiçinde genelde söyledikleri laf ta şudur ; yatırıp skse daha iyiydi be. adam geçen sene yaptığı gibi bu sene de çakmış kazığı. ve sonunda da ; bekle bizi yaz okulu sana geliyoruz ile biten haftadır.
üniversite öğrencisi için en makbul sınav yöntemidir. okul açıldıktan 1 ay sonra başlayan ve iki vize bir final sisteminde her hafta 1-2 sınavın stresi yaşanılabilecek gibi değildir. en iyisi 1 haftada vizelerden kurtulmak ve diğer vizelere finallere kadar derslere devam etmektir.