"Vazgeçme" dediler, "pes etme" dediler... Ama bazen en cesur karar vazgeçebilmektir. Çünkü bazen vazgeçmemek kaybetmek anlamına da gelir. işte vazgeçmek üstüne ezber bozan bir yazı...
BAZEN EN CESURCA KARAR, VAZGEÇEBiLMEKTiR...
Bize vazgeçmemeyi öğrettiler. Vazgeçmenin pes etmek olduğunu anlattılar. Vazgeçersek kaybedebileceğimizi söylediler. Vazgeçmezsek kazanacağımızı söylediler. Bu bazen doğru çıktı, bazen yanlış. Yanlış çıktığında mutlu olmadığımız evlilikler yürüttük, sevmediğimiz işleri yaptık, inandıklarımızla yaptıklarımız birbirine karıştı. Ne vazgeçebildik, ne de kazanabildik. Belki de bazen vazgeçmemiz gerekiyordu. Bırakabilmek, dur diyebilmek, tamam diyebilmekti bizi mutlu edecek. Ama yapamadık, korktuk çoğu zaman. Çünkü vazgeçmek, bırakabilmek bir tercih meselesiydi ve bu tercihin sonuçlarına katlanamadık. Bu tercihi kabullenebilecek cesareti gösteremedik. Peki yapabilsek neler kazanıyoruz? Gelin ona bakalım:
1)Vazgeçebilmek, bazen özgürlüktür. Sevmediğiniz bir işi yapmak, insanı bir anlamda mahkum eder, mutsuzluğa. işini sevmez, iş ortamını sevmez ama işini bırakamaz. Niye mi? Çünkü iş sahibi olmanın rahatlığını, her ay maaş almanın güven veren yapısını bırakmak istemez. işi bırakmak, sevdiği işi yapmak ya da bunu yapmak için çaba sarf etmek risktir. Bu riski alabildiğinizde yani, vazgeçebildiğinizde özgürleşiyorsunuz. Çünkü kendiniz için bir şeyler yapmaya başlıyorsunuz. Zihniniz berraklaşıyor. Tazeleniyor. Daha özgür düşünmeye başlıyorsunuz.
2) Tek alternatifte diretmek zaman kaybettirir. Bazen önümüzde bir alternatif vardır. Bunun en doğru olduğunu düşünürüz. Ve sürekli o alternatifi deneriz. Tek hedefimiz odur. Ama o gerçekleşmez, yorar, hayal kırıklığına uğratır. Ya başka alternatifler kazandırıyorsa? Aynısında diretmek kazanç mıdır? Tek gördüğümüz, aslında tek değildir. Sadece bizim görüş alanımızda o vardır. Biraz dışarıya çıkmaya cesaret edince, yeni alternatifler çıkacaktır karşımıza. Çok sevdiğim bir söz var. " Karayı gözden kaybetmeyi göze alamayan, yeni yerler keşfedemez." Tek alternatife takılmamak, yenisi için araştırmalar yapmak, sadece mevcuttan vazgeçmektir. Kaybetmek anlamına gelmez.
Vazgeçmek kötü bir şey değildir. Pes etmek anlamına da gelmez. Sadece doğru zamanda vazgeçmeyi bilmek gerekir. Mevcudun tüm ihtişamına, gücüne, cazipliğine rağmen vazgeçebilmek, cesurluktur. Vazgeçmiyorum diyenler çoğu zaman kaybetmekten korkanlardır. Benim için doğru olan bu yalanına, kendilerini inandırmışlardır. Biraz cesaretle gerçekten istediklerini yapabilecekken, bunu göze almayı cesaret edemezler. Bu yüzden vazgeçmeyi cesur bir karar olarak görüyorum. Herkes vazgeçmeyi beceremiyor.
sevdiği kıza kavuşamadığı için çekip gitmek isteyen gence, bilge adam sorar:
- mecnun leyla'sından vazgeçti mi?
- hayır.
- kerem ateşten kaçtı mı?
- hayır.
- ferhat dağları delmekten korktu mu?
- hayır.
- ya kocadağlı ahmet?
bir süre susup düşündükten sonra genç sorar:
- onu hiç duymadım
bilge cevap verir:
- tabii duymazsın, çünkü: o vazgeçti... unutma,
vazgeçenler değil, mücadele verenler tarihe geçerler...
elinden geleni yaptıysa ve olmuyorsa insan bir yerden sonra vazgeçmeyi bilmelidir.ne kadar canı yanarsa yansın dur demeyi bilmeli insan.yoksa daha büyük yıkımlarla karşılaşabilir.
Her insan bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalır. Maddi ya da manevi.. Hayatımız seçimlerle doludur.. Bazı seçimlerse oldukça zorlu ve acı verici olur. Unutulmaması gereken nokta ise kişinin vazgeçmeden önce "elimden geleni yaptım" diyebilmesidir.
istersem senden kolay kurtulabilirim bunu farkettim.daha az mutsuz olabilirim hatta.telefon rehberinden filan değil,seni sahiden sileribilirim.çizgiyi çok kolay çekebilirm de böyle giderse...sensiz olmak,senle olmaktan daha güzelmiş derim.vazgeçebilirim.
peki ya sen?neyse boşver.
ben yoluma bakarım,rotama bakarım,koyvermem kendimi-hatta bedduaların bile işlemez biliyor musun.
öylece boşverdim ki seni.
ben az önce anladım,senden vazgeçebilirim.
en zor olanı ve en acıtanı kendinden vazgeçmektir.vazgeçilen her şeyin iyi kötü bir alternatifi vardır, yerini dolduramaz ama oyalar insanı.ama kendinden vazgeçince işte onun sonrası var ya.