dogdugum yerdir,memleketimdir.eger bir gun dogu anadolu turuna cıkacaksanız ugramanız gereken sehirlerin başındadır.vanın yerli halkı cok temiz ve mıssafırperverdir.fakat tıpkı van kedisi gibi vanda yasayan yerli halkında nufusu azalmaktadır *.bir aralar birde van spor vardı 1.ligimizde oda maziye karışmıştır van golu canavarıyla birlikte.bakalım ilerleyen senelerde ne canavarlar gelip gecicek.
yüksekovada terörden kaçıp gelmiş insanlara yüksek fiyatla ev sunan insanların bulunduğu şehir.öncellikle söyliyim hakkariliyim ve yüksekovalıları fazla sevmem ama terörden kaçan insanlara bunu yapmak insanlığa sığmaz.
tabii ki bütün van halkını şuçlamak yanlış ama bunları yapanlar adam falan değil.zorunlu göç olayını en çok sizin anlamanız lazım, deprem olalı 5 yıl olmadı daha.
yıllarca yaşadığım, en kötü günlerini de gördüğüm ve şu an kesinlikle istanbul'dan, ankara'dan, izmir'den daha tehlikeli olmayan şehirdir. hele ohal'den sonra şehirde neredeyse normal bir hayat yaşandığı söylenebilir.
bunu iddia edecek akla tüküreyim... her dakika bomba patlamamaktadır, şehir içinde en ufak bir çatışma olmamaktadır. hele çarşıya giremeyecek olmak ancak bir yalandan veya komplocu tedirginlikten kaynaklanabilir.
bir daha açık söylemek gerek belki: orada insanlar yaşıyor, bugün daha önceki yıllardan çok da rahat yaşıyorlar. van şu günlerde daha evvel hiç olmadığı kadar huzurlu ve sakin bir yerdir. memleketin en güzel şehirlerinden biri ve parçasıdır. hakkında yalan yanlış atılıp tutulanlara inanmayın!
Doğudaki batı kavramına kesinlikle uyan van denizine kıyısı olan türkiyenin büyük metropollerinden biri ülkemizde gidip görülmesi gerekilen şehirler listesinde hep en başlarda olan güzide bir vatan köşesi.
hayatimda ilk defa elazigin doğusuna gectim ve bingol, mus, tatvan uzerinden vana gittim. mus ve bingol malesef gelismemis yerler ama van guzel bir sehir. gol sehri guzellestirmis. insanlar da misafirperver ve canayakin. doga yemyeşil, tam hayvancılık yapılacak iklime ve bitki ortusune sahip. halktan konuştuğum bir kisim insan terorden illallah etmis. destekcileri de vardir mutlaka ama ben denk gelmedim. dönüş yolunda bingol elazig karayolunda ilerlerken aractakiler eger pkk yolu keserse sen konusma istanbul Türkçesiyle konuşuyorsun direk memuruz diye kacirirlar bizi dediler. bahsettigim yol doksanlarda 33 erin sehit edildigi yol. yani kisacasi orda sehirler, insanlar ve hayatlar var.
doğma büyüme bursalı olunca, doğal olarak van'da yaşamak, ebemizin bazı uzuvlarını çay tabağında görmemize neden olabiliyor.
dağlar çıplak, tavşan koşsa göreceksin o derece. bir tane mi ağaç olmaz arkadaş! yeşil içinde büyümüş biri olarak dumurun sülalesini yaşatan bir coğrafyası var.
yeşil alan sanırım sadece edremit ve gevaş taraflarında var. bunca çorak arazi yanında cennet gibi geliyor gözünüze edremit.
Van gölü, (van denizi) şehirde göle kimse göl demiyor. göl diyenler de gül diyor...
eski bir belediye başkan adayı, vaadlerinden birinde "ben başkan olursam Van sokaklarını gül suyu ile yıkayacağım" demiş. millette sormus: başkan başkan o kadar gülü nereden bulacaksın?
başkan: eee van gülü...
tertemiz... ancak göle kadınlı erkekli girilmiyor. haremlik selamlık mevcut. kadınların girdiği alanlara perde cekiyorlar...
van'da çarşı yani şehir merkezi olarak geciyor bir tek caddesi var. cumhuriyet caddesi... ben mecburiyet caddesi diyorum. zira başka alternatif yok.
soğuk memleket olduğundan mütevellid, kafe kültürü çok gelişmiş. kapalı mekanlar çay bahcelerine göre daha fazla. üç tane çay bahçesi gördüm sadece.
bahçevan, şelale park, ve kültür sarayı. bunun dışında hep kapalı mekan. bu mekanlarda da 101 oynanıyor. sigara serbest.
kaçak sigara her yerde kolaylıkla satılıyor. "işte kürdün paketi" diye sanat sokağında 2 tl ye prestij satan çocukları görmek mümkün.
balık bendi, muradiye şelalesi, akdamar adası, kale belli başlı görülmeye değer yerleri.
şehir merkezinde iki adet sinema 1 adet tiyatro mevcut.
komşuluk ilişkileri, akşam saatlerinde kapı önünde oturup dedikodu yapmanın ötesine gecemiyor.
kadınları enteresan sekilde saygısız. çocuklu kadına, yada karnı burnunda bir kadına minibüste yer verme yok. yada çocuğunuzu kucağınıza alırsanız bende oturayım dediğinizde sizi suçlu çıkaracak kadar saygısız hemde.
belli başlı aşiretler hakim. gevdanlar (tüm belediyeyi sarmış durumdalar) burukiler (en kavgacı millet) ve kuresinliler belli başlı aşiretleri...
yeni yerleşim birimi olarak (depremden sonra) edremit toki mevcut. 20 bin konut yapılan tokilerde, evleri hasar görenler belli bi kira karşılğı bu evlerde oturuyor. yakıt parası çok yüksek olduğundan boş olan daireler ücretsiz kiraya veriliyor sadece yakıt ı ödesede olur zihniyeti ile.
yeni tokilerde her etapta 1 camii ve 1 okul ve 1 cocuk parkı var.
ağaçlandırma yeni yeni başlamış ama ağacları kökünden söken çocukları görmek mümkün.
erkekleri kadınlar ne kadar saygısız ise o kadar saygılı. bir mekanda garson iki eli karnında "bir emriniz var mı?" diye soruyor. samimiyet ve misafirperverlik güzel.
van kahvaltısı, yaklaşık 25 ceşit kahvaltılık ile servis ediliyor. serpme şeklinde kişi başı fiyat ortamama 10 tl.
yine bursa ile karşılaştırdığımızda hamam kültürü yok.
toplu ulaşımda sadece otobüs var. bilet sistemi yada kart sistemi yok.
ferit melen havaalanı şehir merkezine 10 km uzaklıkta. gün icinde, istanbul, ankara, izmir uçuşları gercekleşiyor.
memur kenti olduğu icin şehir merkezinde kiralar dudak uçuklatan cinsten. örneğin, iti bağlasan durmaz bir daire 600 - 800 tl arası.
doğalgaz henüz sehre yayılmamış.
belediye başkanı hükümet ve bdp arasına sıkışıp kalmış. ne ileri gidebiliyor ne geri adım atabiliyor.
velhasılı kelam, gezmek için 2-3 gün yeterli. ötesi can sıkıntısı.